Jump to content

Su Kirlenmesinin Tanımı ve Sınıflandırılması


Önerilen İletiler

Su Kirlenmesinin Tanımı ve Sınıflandırılması

Su Kirliliği: Sularda insan etkisi sonucu ortaya çıkan, kullanımlarını kısıtlayan veya tamamen engelleyen ve ekolojik dengeyi bozan kalite, şeklinde tanımlanır. Bu olay, evsel ve endüstriyel atıkların arıtılmaksızın su ortamına boşaltılmaları, tarımda gübre ve ilaçların kullanımı sonucu bunların su ortamına taşınmaları sonucu oluşur.

Atık: Her türlü üretim ve tüketim faaliyetleri sonucu oluşan fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleriyle karıştıkları su ortamının doğal bileşimi ve özelliklerinin değişimlerine yol açan su ortamına doğrudan veya dolaylı zarar verebilen maddelere atık denir. Atıklar katı, sıvı ve gaz olarak üçe ayrılır.

Kirletici Kaynaklar: Deniz ortamında gözlenen kirlenme olayının nedenlerini saptayabilmek ve özellikle de kirlenmeye karşı etkili önemler alabilmek için kirlenmeyi yaratan kaynağın kesinlikle bilinmesi zorunludur. Kirletici kaynaklar genelde evsel atıklardan, endüstrilerden, tarımsal aktivitelerden, taşımacılıktan ve nükleer santrallerden kaynaklanmaktadır.

1.Sabit Nokta Kaynakları

Bu tip kaynaklarda deşarjlar (boşaltımlar) daima aynı noktada yapılır. Örneğin; kentsel atıkların bırakıldığı kanalizasyon çıkış noktaları, endüstri koşullarının, soğutma sularının ve atıklarının atıldığı kanallar gibi. Bu noktalardan deşarjların sürekli veya devamlı olması söz konusu olabilir. Bu deşarj noktalarına varan atıklar tek bir endüstriden kaynaklanıyorsa yapılacak analizler, o endüstrinin hammadde girdileri, proses özellikleri, üretimin nitelik ve niceliğine dayanılarak bazı yöntemlerle gerçekleştirilebilir.

Buna karşın İstanbul gibi büyük yerleşim bölgelerinin kanalizasyon şebekelerinde uygulandığı şekilde evsel atıkların yanı sıra çeşitliliği bölgeden bölgeye değişiklik gösteren, bazen birbirini nötralize eden; ancak genellikle karşılıklı etkileşimler sonucunda zararlılıkları artabilen endüstriyel atıklar, deniz ortamına birlikte verilmektedir. Evsel atıkların niteliği, atığın kaynaklandığı yörenin kişi başına düşen geliri, gelişmişlik düzeyiyle ve tüketim alışkanlıklarına göre farklılıklar göstermektedir.

Deniz ortamına arıtılmaksızın bırakılan evsel atıkların beş önemli özelliği söz konusudur:
*Bu atıkların bakteriyel içeriği yüksektir. Parazitler ve virüslerin bulunması da olasıdır. Midye, istiridye, gibi yumuşakçalar da kirlenmeye neden olurlar. Denizlerdeki süspansiyon ve eriyik haldeki maddeleri sudan süzerek beslenme veya solunum amacıyla canlıların dokusunda biriken hastalık etkenlerinin besin zinciri yoluyla insana kadar taşınmasına neden olur.
*Atıklar içinde bulunan eriyik haldeki organik ve süspansiyon halindeki bileşikler yüksek biyolojik oksijen ihtiyacı (BOI) yaratır. Bu ise deniz ortamında yaşayan canlı türlerinin yaşamını etkiler.
*Çökelen organik ve inorganik maddeler deniz dibinde yarattığı yığışımlar ile oksijenin azalmasına yol açar.
*Atıkların içerisindeki fosfor ve azot gibi besleyici tuz konsantrasyonu su ortamının besince zenginleşmesine, bu ise ötrofikasyona yol açar. Bu etki deniz ortamında çözünmüş oksijenin azalmasına, organik madde birikimine ve kütlesel alg üremesine neden olmaktadır.
*Yüzer organik ve inorganik atık bileşikleri yüzeyde veya su kütlesinin içerisinde süspansiyon halinde birikim yapar. Bunun sonucu olarak da bulanıklık, oksijen kaybı gibi etkilerle suyun primer üretkenliğini ve denizin kendi kendini artıma (doğal arıtma) yeteneğini ciddi boyutlarda engeller.

2.Değişken Nokta Kaynakları

Bu tip deşarj kaynakları sürekli veya sürekliye yakın bir düzene sahipseler aynen sabit nokta kaynakları gibi ele alınabilirler. Bunların farklılığı zaman içerisinde coğrafi konumlarının değişebilmesidir. Bu durum, özellikle tarım alanları veya yağmurlardan sonra yüzey sıvılarının zaman zaman ve değişik noktalardan denize ulaşmasında söz konusu olabilir. Değişken nokta kaynakları için en belirgin örnekler gemilerden ve hava taşıt araçlarından yapılan deşarjlar, gemi trafiğinin yaptığı kirlenme, deniz dibinde yapılan araştırma, üretim amaçlı etkinlikler ve askeri etkinlikler sonucu ortaya çıkan kirlenme olaylarıdır.

3.Dağınık Nokta Kaynakları

Karalardan denizlere akan sular ile taşınan veya atmosferi çökelekler (yağmur, kar gibi), denize ulaşan kirleticiler bu grupta yer almaktadır. Doğal olarak bu dağınık kaynak diplerinde yapılacak araştırmalar ve bunlara ilişkin örnekleme yöntemleri de birbirinden farklı olmaktadır. Sabit kaynaklarda sürekli bir gözleme (monitoring) programı uygulanabilmesine karşın dağınık nokta kaynaklarından gelecek kirleticilerin nicelik ve nitelikleri çok değişik olduğundan bunların içerisinde çevreye en fazla zarar verebilecek belirli parametreler seçilerek bir izleme programı uygulanabilir. Bu çerçevede ilk ele alınan analizler BOI ve KOI analizleri olmaktadır. Bunu, toksik değeri bilinen belirli elementlerin analizi izler. Ancak bütün bu çabalara karşın etkin madde veya maddeleri saptamak mümkün olmayabilir. Bu durumda başvurulacak yöntemlerden en uygunu atıktan alınacak sularda bio-deneyler (bio-assay) uygulaması olabilir. Bio-deneyler, atık suyun seçilen bir veya birkaç deney organizmasında yapacağı etkilerin ölçülmesi esasına dayanır. Organizmalar değişik kirlenme türlerine farklı tepkiler gösterdiklerinden kirlenmenin tümünü veya etki özelliklerini saptayabilmek için yapılacak bio-deneylere en uygun türlere indikatör tür adı verilir. Bu indikatör türlerin değişik yaşam ortamlarından seçilmesine dikkat edilir. Bu organizmalar arasında sudaki ağır metalleri veya diğer toksik maddeleri filtre ederek dokularında biriktiren midyeler dünya çapında sürdürülen izleme programlarında önemli bir yer işgal ederler. Midyelerin dışında diğer indikatör türler karides, yengeç, barbunya balığı, orkinos gibi türlerdir.

Yorum bağlantısı

Yorum yazmak için hesap oluşturmalı veya giriş yapmalısın.

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap

Hakkımızda

Biyoloji Günlüğü ülkemizdeki biyoloji öğrencileri, mezunları ve çalışanları adına kar gütmeyen bir proje olarak 9 senedir faaliyetlerine yılmadan devam etmeye çalışan masum bir projedir. Lütfen art niyetinizi forumdan uzak tutunuz. Bize iletişim formu aracılığıyla ulaşabilirsiniz.

Dilerseniz biyolojigunlugu@gmail.com veya admin@biyolojigunlugu.com adresine mail de gönderebilirsiniz. Bizimle arşivinizi paylaşmak isterseniz wetransfer.com üzerinden biyolojigunlugu.com adresine dosya transferi olarak iletmeniz yeterlidir, sizin adınıza paylaşılacaktır.

Sitemiz bir "Günlük" olarak derleme yayın, yorum, diyalog ve yazılara vermektedir. Güncel biyoloji haberleri ve gelişmelere ek olarak özellikle sosyal medyada gözden kaçan, değerli gördüğümüz tüm içeriğe kaynak ve atıflar dahilinde sitemizde yer vermekteyiz. Bu sitede verilen bilgilerin kullanım sorumluluğu tümüyle kullanıcıya aittir. Sayfalarımızda yer alan her türlü bilgi, görsel ve doküman sadece bilgilendirmek amacıyla verilmiştir.

Biyoloji Günlüğü internet sitesi 5651 Sayılı Kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasının m) bendi ile aynı kanunun 5. maddesi kapsamında Yer Sağlayıcı olarak faaliyet göstermektedir. İçerikler, ön onay olmaksızın tamamen kullanıcılar tarafından oluşturulmaktadır. Yer Sağlayıcı olarak, kullanıcılar tarafından oluşturulan içeriği ya da hukuka aykırı paylaşımı kontrol etmekle ya da araştırmakla yükümlü değildir.

Yer Sağladığı içeriğin 5651 Sayılı Kanun’un 8 ila 9. maddelerine aykırı şekilde; kişilik haklarınızı ihlal ettiğini ya da hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsanız mail adreslerimizden iletişime geçerek bildirebilirsiniz. 

Bildirimleriniz dikkatle ve özenle incelenmekte olup kişilik haklarınızın ihlali ya da hukuka aykırılığın tespiti halinde mevzuat kapsamında en kısa sürede işlem yaparak bilgi vereceğiz.

×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgilendirme

Kullanım Şartları, Gizlilik Politikası, Forum Kuralları sayfalarına göz atınız.