Jump to content
‎Faruk Güven‎

Sanatçılarda intihar sıkça görülüyor, bilim insanlarında bu oran nedir?

Konuyu değerlendir

Önerilen İletiler

‎Faruk Güven‎

Sanatçılarda intihar sıkça görülüyor, bilim insanlarında bu oran nedir? Böyle bir araştırma var mıdır?
- Medyaya yansıyanlara bakarak, sanatçılarda bu oran bilim insanlarından çok daha yüksek gibi görüyorum, eğer bu doğruysa bunun nedeni ne olabilir?
- Eğer bu tespit doğruysa kendi adıma öğrenmek, insana diğer her şeyden daha fazla keyif veriyor ve merak insana olabilecek en büyük yaşam amacını veriyor diye düşünüyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Tuygur Can Seçkin
‎Faruk Güven‎, Şimdi yazdı:

Sanatçılarda intihar sıkça görülüyor, bilim insanlarında bu oran nedir? Böyle bir araştırma var mıdır?
- Medyaya yansıyanlara bakarak, sanatçılarda bu oran bilim insanlarından çok daha yüksek gibi görüyorum, eğer bu doğruysa bunun nedeni ne olabilir?
- Eğer bu tespit doğruysa kendi adıma öğrenmek, insana diğer her şeyden daha fazla keyif veriyor ve merak insana olabilecek en büyük yaşam amacını veriyor diye düşünüyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?

Bilim insanlarında intihar oranlarını araştıran bir araştırma aşağıdadır.

https://www.the-scientist.com/.../famous-researchers...

Araştırma sonuçlarına göre bir bilim insanının intihar eşiğine gelmesi 60’lı yaşları bulmaktadır. Normalde bu kadar ileri bir yaş intihar için geç gözükse de, bir bilim insanının “bilim insanı” vasfını elde edebilmesi için en uç psikolojilere girdiği dönem olan 30’lu yaşların ortalarına kadar tahsilinin sürdüğü düşünülürse çok da mantıksız gelmiyor. Tahsil sürecinde de şaşırmaktan intihar düşüncesine pek vakit kalmıyordur sanırım.☺️

Sanatçılarla kıyaslanırsa sanatçıların daha genç yaşta intihara meyilli olması, duygu dünyalarının çoğunlukla uçlarda olmasından kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Bir sanatçının üretkenliğini pekiştiren ilham kaynağı çoğunlukla gerçeklik algısının sınırlarından arınılan dönemlerde ortaya çıkıyor. Bir bilim insanı ise teorisyen değilse, daima gerçeklik algısının sınırlarının baskısıyla yüzleşmek mecburiyetinde olduğu için bu bilim insanlarında depresif bir etki yaratmayacak kadar benimsenmiş bir alışkanlık haline geliyor. Bilim insanı doğal sınırları esnetmeye çalışmıyor, doğal sınırları benimseyip, onlara uyarak alternatif çözümler üretmeye çalışıyor.

Bir sanatçı 30’lu yaşlarında yaşı gereği, hormonları gereği, hayatın sınırları ile yüzleşmeue başladığında daha kolay depresif olabiliyor, depresyona girip kendini çıkmazda ve çözümsüz bir hayat uğraşı içerisinde bulabiliyor. Özellikle sanatçıların evlendikten sonra üretkenliklerinin azalması, çoğunun artık söz ve müzik yazarlığından prodüktörlüğe ya da aranjörlüğe geçmesinin asli sebebi de bu. Tabii bu geçişi yapabilenler de yine hayatın sınırlarını benimseyerek, mevcut koşullara uyarak çözüm üretmeye çalışan öz disiplinli, öz telkin-teskin yapabilen bir kısmı.

Medyada özellikle sanatçıları görmenizin sebebi de, onların bilim insanlarından çok daha medyatik ve toplumun daha büyük bir çoğunluğunun bildiği, takip ettiği insanlardan olmasından. Yetenekliyseniz Michael Jackson gibi 6 yaşında dahi sanatçı olabilirsiniz. 6 yaşından 30 yaşına kadar bin türlü konser, aranjman baskısı, medyatik yönlendirmeler vs. altında bir de büyüme çağında olan birinin inişli çıkışlı, melankolik, yer yer de kaostan beslenen ruh hali ile pes etme ihtimali, 30 yaşına kadar bilim insanı olmak yolunda dirsek çürüten ve bunu da tahsilinin en baştan beri analitik düşünce altyapısının üzerine inşaa eden birinden daha yüksek olması normaldir.

Bir de eğitimi boyunca “pes etmenin bir zaafiyet olduğunu ve bir bilim insanının başarısını çoğunlukla azmine borçlu olduğu” devamlı öğütleniyorsa ki öğütleniyor, bilim insanlarında intihar oranının sanatçılardan daha düşük olması gayet normal bence.

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı

Yorum yazmak için hesap oluşturmalı veya giriş yapmalısın.

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap

Hakkımızda

Biyoloji Günlüğü ülkemizdeki biyoloji öğrencileri, mezunları ve çalışanları adına kar gütmeyen bir proje olarak 9 senedir faaliyetlerine yılmadan devam etmeye çalışan masum bir projedir. Lütfen art niyetinizi forumdan uzak tutunuz. Bize iletişim formu aracılığıyla ulaşabilirsiniz.

Dilerseniz biyolojigunlugu@gmail.com veya admin@biyolojigunlugu.com adresine mail de gönderebilirsiniz. Bizimle arşivinizi paylaşmak isterseniz wetransfer.com üzerinden biyolojigunlugu.com adresine dosya transferi olarak iletmeniz yeterlidir, sizin adınıza paylaşılacaktır.

Sitemiz bir "Günlük" olarak derleme yayın, yorum, diyalog ve yazılara vermektedir. Güncel biyoloji haberleri ve gelişmelere ek olarak özellikle sosyal medyada gözden kaçan, değerli gördüğümüz tüm içeriğe kaynak ve atıflar dahilinde sitemizde yer vermekteyiz. Bu sitede verilen bilgilerin kullanım sorumluluğu tümüyle kullanıcıya aittir. Sayfalarımızda yer alan her türlü bilgi, görsel ve doküman sadece bilgilendirmek amacıyla verilmiştir.

Biyoloji Günlüğü internet sitesi 5651 Sayılı Kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasının m) bendi ile aynı kanunun 5. maddesi kapsamında Yer Sağlayıcı olarak faaliyet göstermektedir. İçerikler, ön onay olmaksızın tamamen kullanıcılar tarafından oluşturulmaktadır. Yer Sağlayıcı olarak, kullanıcılar tarafından oluşturulan içeriği ya da hukuka aykırı paylaşımı kontrol etmekle ya da araştırmakla yükümlü değildir.

Yer Sağladığı içeriğin 5651 Sayılı Kanun’un 8 ila 9. maddelerine aykırı şekilde; kişilik haklarınızı ihlal ettiğini ya da hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsanız mail adreslerimizden iletişime geçerek bildirebilirsiniz. 

Bildirimleriniz dikkatle ve özenle incelenmekte olup kişilik haklarınızın ihlali ya da hukuka aykırılığın tespiti halinde mevzuat kapsamında en kısa sürede işlem yaparak bilgi vereceğiz.

×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgilendirme

Kullanım Şartları, Gizlilik Politikası, Forum Kuralları sayfalarına göz atınız.