Jump to content
‎Faruk Güven‎

Sıcaktan uyuyamamanın nedeni nedir?

Konuyu değerlendir

Önerilen İletiler

‎Faruk Güven‎

Sıcaktan uyuyamamanın nedeni nedir?

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Ilhan Arslan

Uyku hormonu olan melatonin hormonu düşük sıcaklıkta salgılanır!! Donmaya yakın uyku hali bu yüzdendir!!

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Serkan Yol

Hemostasis yani denge lazim gerek biyolojik gerek psokolij dengesi bozulunca insan uyuyamaz yani genellikle boyle olur bazilari vardirki her turlu uyur:)

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Önder Atar

Direk alakalı mı bilmiyorum ama kıtalararası yolculuk yapan insanların yaşadığı uyku problemleriyle ilgili bir belgeselde uyumak için melatonin üretilmesi gerektiğinden, gürültü, ışık, aşırı sıcaklık gibi faktörlerin melatonin üretimini sekteye uğrattığından bahsediliyordu. Tabii kastedilen olağan uyku saati mi, yoksa gün içi mi, bilmiyorum.

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Bilgehan Karaca

İnsan bedeninin bir biyolojik saati ve günlük ritmi vardır. Tipik olarak öğle saatlerinden itibaren vücut ısısı yavaş yavaş düşmeye başlar, metabolizma hızı azalır. Uyku ortasında en düşük sıcaklığa iner. Şimdi bu birinci veri olarak elimizde bulunsun.

Diğer yandan tüm hayvanlarda sinir sisteminin çok çok temel iki fonksiyonu vardır: Panik yanıt ve Dinlenme yanıtı. Panik yanıt vücudun homeostasis'i (yani vücut sıvıları içeriğinin orantısal sabitliği) tehlike altına girdiğinde devrededir. İdrar kontrolünden avcılardan kaçma durumuna kadar birçok dolaylı ya da dolaysız sinir sistemi işlevi bu kapsamdadır. Dinlenme yanıtı ise homeostasis'in tehlikede olmadığı durumlarda vücudun kendini yenileme sürecine girdiği dönemdir. Panik döneminde dokuların aldığı yaralar Dinlenme döneminde sarılır. 

Uyku dinlenme döneminin önemli bir parçasıdır. Bildiğimiz kadarıyla bütün hayvanlar -omurgasızlar bile- az ya da çok uyur. Homeostatik evrimin çok eski bir adaptasyon mekanizmalarından birinin uyku olduğu açıktır. Bu yazdıklarım da ikinci veri olsun. 

Birinci veriden yola çıkarsak uyku döneminde insan bedeni metabolik olarak görece daha yavaş çalışıyor ve sıcaklığını düşürüyor olmalıydı. Eğer ortam ve beden sıcaklığı yüksekse homeostatik denge tehlike altına girmiş demektir. Sinir sisteminiz Dinlenme yanıtı oluşturamaz. En temel hâliyle Panik yanıt hâlen devrede kalmak zorundadır. 

Bu yüzden sıcakta, soğukta, gürültüde, rahatsız bir yatakta, alışık olmadığımız bir evde uyuyamayız. Yahut arabada, otobüste, açık havada kolay kolay uyuyamayız. Sinir sistemimizin Dinlenme yanıtı oluşturmasına engel olan tüm koşullarla birlikte ortam sıcaklığı da uykumuzu etkiler.

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Ufuk Cemil Güner

Uykuya dalmak için ortamın sıcaklığı 14-20 derecede olmasi gerekir .Sıcak ortamlar uykuya dalmayi zorlaştırır ve uyku kalitesini (yani rem uykusunu,) düşürür .Uyumaya başlamakla birlikte vücut ısısı düşer (ortam sıcaksa vücut ısısını düşürmekte zorlanır)Beynimize bu düşüş sinyalleri melatonin hormonu mu serbest bırakır.Buda bu vücudumuza uyku saatimizin geldiğini söyler..

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Hüseyin Aça

Aşırı sıcakta uyuyamama sebebi ile aşırı sıcakta yüksek kalorili besin almama isteğinin sebebi aynı olabilir.

C6H12O6 + 6O2 ---> 6CO2 + 6H2O + 38ATP
Oksijenli solunumda ortaya çıkan enerjinin(38 ATP) bir kısmı vücut sıcaklığını 36 derecede tutmak için kullanılır. Ekzotermik tepkimelerde ortama ısı verilir. Ekzotermik tepkimenin gerçekleştiği ortama dışarıdan ısı verilirse tepkime yavaşlama eğilimine girer. Bunun pratik karşılığı glikoz girişinin yavaşlaması/iştahın kesilmesidir. Sinir sistemi neden sonuç ilişkilerini sıcaklık parametresi üzerinden okuyorsa, yaz sıcağında ağır yağlı yiyecekler yerine düşük kalorili domates, peynir, karpuza yönelmemizi sağlayacaktır.

Aynı şekilde sinir sistemi sıcaklık parametresi üzerinden sebep sonuç ilişkisi kurduğunda, "Yüksek vücut sıcaklığı ancak uyanık ve hareketli olduğumuz yüksek glikoz yakımı sırasında gerçekleşir. Öyleyse uyanık olmalıyım." değerlendirmesi yapar. Aslında sinir sistemi sonuçtan sebep çıkarır. Eğer varsaydığım gibi bir işleyiş mevcutsa, sinir siteminin sadece sıcaklık parametresi üzerinden değerlendirme yapması sistemin eksikliğidir. Sıcaklık dışında diğer parametreleri kullanıp sağlıklı sonuca ulaşması gerekirdi.

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Muhammed Yusuf
Hüseyin Aça, Şimdi yazdı:

Aşırı sıcakta uyuyamama sebebi ile aşırı sıcakta yüksek kalorili besin almama isteğinin sebebi aynı olabilir.

C6H12O6 + 6O2 ---> 6CO2 + 6H2O + 38ATP
Oksijenli solunumda ortaya çıkan enerjinin(38 ATP) bir kısmı vücut sıcaklığını 36 derecede tutmak için kullanılır. Ekzotermik tepkimelerde ortama ısı verilir. Ekzotermik tepkimenin gerçekleştiği ortama dışarıdan ısı verilirse tepkime yavaşlama eğilimine girer. Bunun pratik karşılığı glikoz girişinin yavaşlaması/iştahın kesilmesidir. Sinir sistemi neden sonuç ilişkilerini sıcaklık parametresi üzerinden okuyorsa, yaz sıcağında ağır yağlı yiyecekler yerine düşük kalorili domates, peynir, karpuza yönelmemizi sağlayacaktır.

Aynı şekilde sinir sistemi sıcaklık parametresi üzerinden sebep sonuç ilişkisi kurduğunda, "Yüksek vücut sıcaklığı ancak uyanık ve hareketli olduğumuz yüksek glikoz yakımı sırasında gerçekleşir. Öyleyse uyanık olmalıyım." değerlendirmesi yapar. Aslında sinir sistemi sonuçtan sebep çıkarır. Eğer varsaydığım gibi bir işleyiş mevcutsa, sinir siteminin sadece sıcaklık parametresi üzerinden değerlendirme yapması sistemin eksikliğidir. Sıcaklık dışında diğer parametreleri kullanıp sağlıklı sonuca ulaşması gerekirdi.

Kimyasal açıdan ekzotermik tepkimede neden ortam ısısı tepkimeyi azaltsın ki? Tepkime için sıcaklık artışı olursa başka bir tepkime sıcaklığına gelmedikçe sıcaklığın artması tepkime hızını sabit veya artan hale getirmez mi? Benim bildiğim Vücut sıcaklığını sabit tutmak ve aşırı ısınmayı engellemek için tepkime azalıyor. Yani odayı 35 derecede tutmak için zorlanarak çalışan bir termostatlı klima varsa odada ısı üreten ek aletlerin çalışmasını azaltırız ki ortam 35 derece kalabilsin şeklinde değil mi? Yani amacın aşırı ısınmayı engellemek olması gerekmiyor mu?

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Hüseyin Aça
Muhammed Yusuf, Şimdi yazdı:

Kimyasal açıdan ekzotermik tepkimede neden ortam ısısı tepkimeyi azaltsın ki? Tepkime için sıcaklık artışı olursa başka bir tepkime sıcaklığına gelmedikçe sıcaklığın artması tepkime hızını sabit veya artan hale getirmez mi? Benim bildiğim Vücut sıcaklığını sabit tutmak ve aşırı ısınmayı engellemek için tepkime azalıyor. Yani odayı 35 derecede tutmak için zorlanarak çalışan bir termostatlı klima varsa odada ısı üreten ek aletlerin çalışmasını azaltırız ki ortam 35 derece kalabilsin şeklinde değil mi? Yani amacın aşırı ısınmayı engellemek olması gerekmiyor mu?

Varsayımım ideal kapalı kaplarda gerçekleşen tersinir tepkimeler için geçerli. Tabi oksijenli solunum tepkimesi ne tam olarak kapalı kapta gerçekleşiyor ne de tam olarak tersinir. Söyledikleriniz sonuç olarak aynı kapıya çıkıyor, fakat sizin yorumunuz daha makul görünüyor.

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı

Yorum yazmak için hesap oluşturmalı veya giriş yapmalısın.

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap

Hakkımızda

Biyoloji Günlüğü ülkemizdeki biyoloji öğrencileri, mezunları ve çalışanları adına kar gütmeyen bir proje olarak 9 senedir faaliyetlerine yılmadan devam etmeye çalışan masum bir projedir. Lütfen art niyetinizi forumdan uzak tutunuz. Bize iletişim formu aracılığıyla ulaşabilirsiniz.

Dilerseniz biyolojigunlugu@gmail.com veya admin@biyolojigunlugu.com adresine mail de gönderebilirsiniz. Bizimle arşivinizi paylaşmak isterseniz wetransfer.com üzerinden biyolojigunlugu.com adresine dosya transferi olarak iletmeniz yeterlidir, sizin adınıza paylaşılacaktır.

Sitemiz bir "Günlük" olarak derleme yayın, yorum, diyalog ve yazılara vermektedir. Güncel biyoloji haberleri ve gelişmelere ek olarak özellikle sosyal medyada gözden kaçan, değerli gördüğümüz tüm içeriğe kaynak ve atıflar dahilinde sitemizde yer vermekteyiz. Bu sitede verilen bilgilerin kullanım sorumluluğu tümüyle kullanıcıya aittir. Sayfalarımızda yer alan her türlü bilgi, görsel ve doküman sadece bilgilendirmek amacıyla verilmiştir.

Biyoloji Günlüğü internet sitesi 5651 Sayılı Kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasının m) bendi ile aynı kanunun 5. maddesi kapsamında Yer Sağlayıcı olarak faaliyet göstermektedir. İçerikler, ön onay olmaksızın tamamen kullanıcılar tarafından oluşturulmaktadır. Yer Sağlayıcı olarak, kullanıcılar tarafından oluşturulan içeriği ya da hukuka aykırı paylaşımı kontrol etmekle ya da araştırmakla yükümlü değildir.

Yer Sağladığı içeriğin 5651 Sayılı Kanun’un 8 ila 9. maddelerine aykırı şekilde; kişilik haklarınızı ihlal ettiğini ya da hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsanız mail adreslerimizden iletişime geçerek bildirebilirsiniz. 

Bildirimleriniz dikkatle ve özenle incelenmekte olup kişilik haklarınızın ihlali ya da hukuka aykırılığın tespiti halinde mevzuat kapsamında en kısa sürede işlem yaparak bilgi vereceğiz.

×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgilendirme

Kullanım Şartları, Gizlilik Politikası, Forum Kuralları sayfalarına göz atınız.