Jump to content

9. Sınıf

9. Sınıf Biyoloji ders notları


Bu forumda 26 konu oluşturuldu

    • 0 yanıt
    • 1,7k okunma
  1. LYS, ATP Konu Anlatımı

    • 0 yanıt
    • 1,2k okunma
    • 0 yanıt
    • 1,4k okunma
  2. LYS, Hücre Konu Anlatımı

    • 0 yanıt
    • 1,3k okunma
    • 0 yanıt
    • 1,8k okunma
    • 0 yanıt
    • 1,2k okunma
    • 0 yanıt
    • 1,4k okunma
  3. Azot Döngüsü nedir, nasıl oluşur?

    • 0 yanıt
    • 2,7k okunma
  4. Ototrof Canlılar ve Özellikleri

    • 0 yanıt
    • 1,1k okunma
  5. Hayvan ve Bitkilerde, Adaptasyon ve Rekabet

    • 0 yanıt
    • 1,2k okunma
  6. LYS, Canlıların Temel Bileşenleri Konu Anlatımı

    • 0 yanıt
    • 1k okunma
  7. LYS, Karbonhidratlar Konu Anlatımı

    • 0 yanıt
    • 1,7k okunma
  8. LYS, Proteinler Konu Anlatımı

    • 0 yanıt
    • 1,1k okunma
  9. LYS, Enzimler Konu Anlatımı

    • 0 yanıt
    • 1,5k okunma
  10. LYS, Nükleik Asit Konu Anlatımı

    • 0 yanıt
    • 1,4k okunma
  11. LYS, Çekirdek Konu Anlatımı

    • 0 yanıt
    • 1,2k okunma
  12. LYS, Bitkiler Alemi Konu Anlatımı

    • 0 yanıt
    • 969 okunma
  13. LYS, Madde Döngüsü Konu Anlatımı

    • 0 yanıt
    • 975 okunma
  14. Canlıların ortak özellikleri nelerdir?

    • 0 yanıt
    • 1k okunma
  15. LYS, Canlıların Sınıflandırılması Konu Anlatımı

    • 0 yanıt
    • 1,9k okunma
  16. LYS, Hayatın Başlangıcı, Evrim Teorileri

    • 0 yanıt
    • 999 okunma
  17. LYS, Hayvanlar Alemi Konu Anlatımı

    • 0 yanıt
    • 1k okunma
  18. LYS, Bitkiler Alemi Konu Anlatımı

    • 0 yanıt
    • 971 okunma
  19. LYS, Protista Alemi Konu Anlatımı

    • 0 yanıt
    • 1k okunma
  20. LYS, Bilim ve Biyolojinin Alt Bilim Dalları

    • 0 yanıt
    • 1,1k okunma
  • Site Genel İstatistikleri

    2,6k
    Cevap
    2,3k
    Konu
    92
    Dosya
    2,6k
    Resim
    1k
    Üye
    34
    Atılan Üye
    1,1k
    Çevrimiçi Rekoru
    asetilc0a
    En Yeni Üye
    asetilc0a
    Üyelik:


  • Konular

  • Mesaj

    • Teoridir, teori olmasına ama teori nedir? Bu konuda hem fikir miyiz? Kütle çekimi veya atom teorileri de “sadece bir teori”dir. Teori( veya Türkçesi ile kuram) bilimdeki en yüksek düzeyde geçerliliği olan bilgi üretimidir, yani teori demek “benim fikrim geldi” diyen birilerinin “zeki” çıkışları veya inanışları değildir. Gerçeklere ve gerçeklere dayalı diğer teorilere dayanarak kurulurlar. Kuramlar bilimsel olguları, hiçbiri ile çelişmeden açıklamak zorundadır. Bilimsel olgular gözlemlerden, deneylerden elde edilen bilgilerdir. Bu bilginin kıyasa dayalı, ölçülebilir olması gerekir. Kısacası bilimsel bilgi ne, nerede, ne zaman sorularının cevabını vermektedir. Bir örnekle açıklayalım kütle çekimi bir olgudur, kütlesi olan iki varlık birbirlerini çekerler. Ancak elinizden bıraktığınız bir derginin yere düşmesi ise olaydır, olgular bu tek tek olayların genellemesi ve soyutlanması ile ortaya çıkarlar. Bu olguların neden ve nasıl olduklarını ise kuramlar açıklar. Kuramlar önce hipotez olarak kurulur, zaman için de diğer olgu ve kuramlarla çelişen yönleri olup olmadığı test edilir, çelişebilecek yönler özellikle sorgulanır. Ardından kuram alanında yetkin bir bilim camiası tarafından kabul edildikten sonra kuram olarak isimlendirilmeye başlar. Biyolojik (veya organik) Evrim Teorisi bu gerekleri yerine getiren bir kuramdır. S. J. Gould’un deyişi ile Evrim Kuramı biyolojinin periyodik tablosudur. Kimyadaki periyodik tablo kimyasal elementlerin özelliklerini ve ilişkisini gösterirken, evrim kuramı da canlıların aralarındaki ilişkiyi ve ortak kökene, kalıtıma dayalı özelliklerini bütünlük ve tarihsellik içinde açıklar. Dünya üzerinde büyük bir canlı çeşitliliği olduğu ve filogenetik sayesinde canlıların kalıtımlarından dolayı ortak kökenden gelmiş olduğu bilimsel gerçeklerdir. Bunun nasıl olduğunu ise bir üst kuram olan evrim kuramı açıklamaktadır. Üst kuram nedir? Evrim teorisi doğal seçilim, cinsel seçilim, akraba seçilimi, genetik sürüklenme gibi pek çok kuramın toplamı bunların ortak açıklamasıdır. Bu mekanizmaların hangilerinin ağır bastığı farklı bilim ekolleri tarafından farklı şekilde yorumlanmaktadır. Ancak tüm tartışmalara karşın tek bir evrim kuramının varlığından söz edilebilir. Not: Bu görseli paylaşmamızın ardından yer çekimi veya kütle çekiminin teori değil kanun olduğu yönünde uyarılar geldi. Bu konuya açıklık getirmemiz gerekiyor. Kütle çekiminin ilk defa Newton tarafından ortaya attığı “kanunun” yanında kütle çekiminin nasıl gerçekleştiğini açıklamaya çalışan teoriler de vardır. Biyolojik evrim için de aynısı geçerlidir. Evrim bir yandan olgusal bir gerçektir, yani canlılar ortak bir atadan değişerek türemişlerdir. Diğer yandan bunun “nasıl” gerçekleştiğini, “mekanizmalarını” açıklayan evrim teorisi vardır, bu teori değişmez değildir, aksine güncel veriler ve bilim insanlarının görüş ayrılıkları bakımından tartışılan ve her gün gelişen bir yapıdadır. Kütle çekimi kuramlarına göre çok daha fazla olgusal ve deneysel zemine oturan, “sağlam” bir teoridir.
    • Bu soru akıllı tasarım savının bayağı bir dışa vurumu ve kuramın eksik bilinmesinin bir sonucu olarak sıklıkla karşımıza çıkıyor. Şimdilik kısa bir yanıt verelim. Bu soruyu soran bir insan, evrim kuramını canlılığı oluşturan moleküllerin bir kapta çalkalanması ile tek tek canlıların oluştuğunu ya da bir kurbağadan tavşan doğabileceğini iddia eden bir kuram olduğunu düşünüyor olabilirler, ama değil. Canlı popülasyonlarının (belirli bir bölgede yaşayan tek bir türe ait canlı topluluğu) zaman içinde nasıl değiştiğini de açıklayan evrim kuramının en çok çarpıtılan yönlerinden birisinin rastgelelik olduğunu görüyoruz. Benzer soru ve argümanların karmaşıklık tespiti genellikle doğrudur, bugün en basit canlıların dahi pek çok makro(büyük) molekül ve bunların etkileşimini barındırır. Bu moleküllerden en önemlisi diğer moleküllerin nasıl üretileceği, taşınacağı gibi bilgileri taşıyan DNA molekülüdür. Tüm canlılarda dört adet nükleotidin sıralanışı ile bu bilgiler kodlanırlar, üreme sırasında kopyalanır ve aktarılırlar. (Bir köpekten başka bir canlı değil de yine bir köpek doğmasını beklemek bu kalıtımın sonucudur.) Ancak bu moleküller kopyalanırken ve kopyalanmadan önce üzerlerinde pek çok değişiklik meydana gelebilir, bunlar mutasyon olarak isimlendirdiğimiz önceden tahmin edemediğimiz için rastgele olduğunu söylediğimiz değişiklerdir. Bu değişiklikler çarpıtıldığı gibi bir radyasyon ışının (X veya UV gibi)  çarpmasıyla değişen tek bir nükleotidin değişiminden ibaret değildir. Bir dış etki de şart değildir, DNA tamir mekanizması hatalarından kromozomda parça eklenmesi, çıkması, ikilemesine kadar pek çok mekanizma tanımlanmıştır. Ayrıca eşeyli üreme bu çeşitliliği daha da arttıran bir etkiye sahiptir. Bu değişimlerin çoğu yaygın olarak yanlış bilindiği üzere zararlı değil etkisizdir, bazen zararlı olabileceği gibi yararlı da olabilir. Bu düşük olasılığı gözlemek 3.8 milyar yıllık canlılık tarihindeki 70 yıllık yaşamımızda çok zordur, yine de başarılmıştır. Örneğin 1988’de başlatılan Lenski deneyi E. coli adı verilen hızlı üreyen basit bir bakteriyi yıllar boyunca glikoz ve sitrat bulunan 12 tüpte 12 özdeş popülasyon çoğaltmıştır. Öncesinde sadece glikoz tüketebilen bakteriler 20.000 nesil sonunda 2002 yılında sitratta tüketilebilir duruma gelmiştir. Bu açık biçimde DNA’ya yeni bilgiler eklendiğini gösteren bir deneydir. Rastgelelikler canlı popülasyonlarının değişimi için yeterli değildir, mutasyonlarla ortaya çıkan yeni karaktere sahip popülasyon üyelerinin egemen olması gerekir. Bu doğal seçilim, cinsel seçilim gibi özelliği seçen mekanizmalarla olabileceği gibi genetik sürüklenme ile de olabilir. Sonuç olarak canlıların evrimsel değişimi “rastgeleliğin takip ettiği zorunluluğun” eseridir.
    • Ara geçiş türlerine ait fosil bulunamamış mıdır? Öncelikle belirtmek gerekir ki biyolojik evrim devam eden bir dönüşüm sürecini devam ettiği ve genellikle çok küçük basamaklarla yavaş işleyen bir süreç olduğu için “ara geçiş türü” ya da “ara form” kavramlarının kendilerine hatalıdır. Aslında doğru tespit yaşamış ve yaşayan tüm canlı türlerinin “ara geçiş türü” olduğudur. Ancak yaratılışçı, bilim dışı kaynaklar tarafından açılan bu tartışmanın kökeninde bugünkü canlıların ortak atalarına dair veri olmadığın iddiası yatmaktadır. Genellikle tartışılan ise fosil bulgulardır. Evrim olgusunu destekleyen daha güçlü pek çok olgu olmasına karşın fosiller hem en eski bulgularından hem de en çok tartışılan başlıklardan birisidir. Fosiller geçmişte yaşamış canlıların izlerini bugüne taşımaktalar. Bugün soyunu sürdürmeyen dinozorlar, triploitler veya insansılara ait kalıntılar hem yaşamın kusursuz olduğu algısını yıkmış hem de canlıların evrim ağacına ışık tutmuştur. Fosilleşme süreçleri oldukça zordur ve canlılar nadiren fosilleşebilirler. Fosillerin göl, bataklık, buzullar gibi kısıtlı alanlarda oluşabilirler, ya da amber içinde donan böcekler gibi özel durumlar da olabilir. Ayrıca, canlının kısa sürede çürümemesi de gereklidir. Yine de pek çok ara geçiş türüne ait fosil bulunmuştur. En popülerlerinden bazıları dinozorlardan kuşlara geçişte Archaepteryx, hayvan soyunda sudan karaya geçişin bir aşaması olan Tiktaalik roseae veya balina soyunun karadan suya geçişinde Ambulocetus olabilir. Sayısız başkaları da vardır ancak ortak yönleri, iki farklı canlı gurubunun özelliklerini karışık olarak üzerlerinde barındırmalarıdır. Fosillerin gösterdiği bir başka gerçekse canlıların farklı tarihlerde fosil bırakmaya başladığıdır. Örneğin, 7 milyon yıldan daha eski insansı fosili, 85 milyon yıldan daha eski primat fosili veya 280 milyon yıldan daha eski memeli fosilleri bulamayız. Bu tüm canlı soylarında geçerlidir ve değişik canlı guruplarının farklı tarihlerde ortaya çıktığını yani evrimi göstermektedir.
    • Daha önce Richard Dawkins'in bir kitabında da benzer bir bilgi okumuştum fakat kafasını kaybetmesi sonrası performansının artmasının sebebini anlayamadım. Daha yüksek canlılarda beyin, cinsel ilişkiyi daha fazla zevk alabilmek adına uzatıyor olabilir fakat böcekler için benzer bir durum olduğunu düşünmüyorum. Acaba neden kafasını kaybettikten sonra performansı artıyor olabilir? Teşekkürler  
  • Forum İstatistikleri

    • Toplam Konu
      2,3k
    • Toplam İleti
      2,6k
  • Galeri Istatistikleri

    • Resim Sayısı
      2,6k
    • Albüm
      10

  • Dosya Istatistikleri

    • Dosyalar
      92
    • İncelemeler
      1

    Son Eklenen
    likenolog

    0    0

Hakkımızda

Biyoloji Günlüğü ülkemizdeki biyoloji öğrencileri, mezunları ve çalışanları adına kar gütmeyen bir proje olarak 9 senedir faaliyetlerine yılmadan devam etmeye çalışan masum bir projedir. Lütfen art niyetinizi forumdan uzak tutunuz. Bize iletişim formu aracılığıyla ulaşabilirsiniz.

Dilerseniz biyolojigunlugu@gmail.com veya admin@biyolojigunlugu.com adresine mail de gönderebilirsiniz. Bizimle arşivinizi paylaşmak isterseniz wetransfer.com üzerinden biyolojigunlugu.com adresine dosya transferi olarak iletmeniz yeterlidir, sizin adınıza paylaşılacaktır.

Sitemiz bir "Günlük" olarak derleme yayın, yorum, diyalog ve yazılara vermektedir. Güncel biyoloji haberleri ve gelişmelere ek olarak özellikle sosyal medyada gözden kaçan, değerli gördüğümüz tüm içeriğe kaynak ve atıflar dahilinde sitemizde yer vermekteyiz. Bu sitede verilen bilgilerin kullanım sorumluluğu tümüyle kullanıcıya aittir. Sayfalarımızda yer alan her türlü bilgi, görsel ve doküman sadece bilgilendirmek amacıyla verilmiştir.

Biyoloji Günlüğü internet sitesi 5651 Sayılı Kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasının m) bendi ile aynı kanunun 5. maddesi kapsamında Yer Sağlayıcı olarak faaliyet göstermektedir. İçerikler, ön onay olmaksızın tamamen kullanıcılar tarafından oluşturulmaktadır. Yer Sağlayıcı olarak, kullanıcılar tarafından oluşturulan içeriği ya da hukuka aykırı paylaşımı kontrol etmekle ya da araştırmakla yükümlü değildir.

Yer Sağladığı içeriğin 5651 Sayılı Kanun’un 8 ila 9. maddelerine aykırı şekilde; kişilik haklarınızı ihlal ettiğini ya da hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsanız mail adreslerimizden iletişime geçerek bildirebilirsiniz. 

Bildirimleriniz dikkatle ve özenle incelenmekte olup kişilik haklarınızın ihlali ya da hukuka aykırılığın tespiti halinde mevzuat kapsamında en kısa sürede işlem yaparak bilgi vereceğiz.

×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgilendirme

Kullanım Şartları, Gizlilik Politikası, Forum Kuralları sayfalarına göz atınız.