<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0"><channel><title>9. S&#x131;n&#x131;f Yeni Konu</title><link>https://www.biyolojigunlugu.com/forum/68/</link><description>9. S&#x131;n&#x131;f Yeni Konu</description><language>tr</language><item><title>Canl&#x131;lar&#x131;n ortak &#xF6;zellikleri nelerdir?</title><link>https://www.biyolojigunlugu.com/topic/1150/</link><description><![CDATA[<p style="background-color:#ffffff; color:#515151; font-size:13px; padding:0px; text-align:justify; vertical-align:bottom">
	<span style="font-size:14px;"><strong style="padding:0px; vertical-align:bottom">CANLILARIN ORTAK</strong><strong style="padding:0px; vertical-align:bottom"> </strong><strong style="padding:0px; vertical-align:bottom">ÖZELLİKLERİ</strong></span>
</p>

<ol style="background-color:#ffffff; color:#515151; font-size:13px; padding:0px; text-align:justify; vertical-align:bottom">
	<li>
		<ol style="padding:0px; vertical-align:bottom">
			<li style="padding:0px; text-align:justify; vertical-align:bottom">
				<span style="font-size:14px;"><strong style="padding:0px; vertical-align:bottom">Hücresel yapı:</strong> Tüm canlılar yapısal ve işlev­sel bakımdan en küçük birim olan hücre veya hücre­lerden meydana gelir. Amip, öglena, bakteri gibi bazı canlılar bir hücreden oluşur ve bunlar bütün canlılık özelliklerini gösterirler. Yüksek yapılı canlıların vücutları ise hücrelerden olu­şan dokular, dokulardan oluşan organlar ve organlar­dan oluşan organ sistemleri şeklinde düzenlenmiştir. Canlılar hücresel organizasyonlarına göre prokaryot ve ökaryot olmak üzere ikiye ayrılır. Bakteriler ve mavi yeşil algler prokaryot hücre yapı­sındadır. Prokaryot hücrelerde çekirdek, mitokondri ve golgi gibi zarla çevrili organeller bulunmaz, sadece ribozom bulunur.<br style="padding:0px; vertical-align:bottom">
				Bakteri ve mavi yeşil algler dışındaki tüm canlılar ökaryot hücre yapısındadır. Ökaryot hücrelerde çekir­dek ve zarlı organeller bulunur.</span><br style="padding:0px; vertical-align:bottom">
				 
			</li>
			<li style="padding:0px; text-align:justify; vertical-align:bottom">
				<span style="font-size:14px;"><strong style="padding:0px; vertical-align:bottom">Özel bir kimyasal dizilime sahip olma :</strong><strong style="padding:0px; vertical-align:bottom"> </strong>Canlılar, cansızlardan farklı olarak kimyasal bağla­rının dizilimini özel bir şekilde düzenlerler. Tüm canlı­lar nükleik asit (DNA ve RNA) içerir.</span>
			</li>
			<li style="padding:0px; text-align:justify; vertical-align:bottom">
				<span style="font-size:14px;"><strong style="padding:0px; vertical-align:bottom">Belli bir organizasyona sahip </strong><strong style="padding:0px; vertical-align:bottom">olma</strong>: Her canlı türü, iç ve dış yapı bakımından kendine özgü bir şekil ve görünüme sahiptir. Canlıların çeşitli vücut kı­sımlarının belirli kurallar içinde canlılık etkinliğini de­vam ettirmelerine organizasyon denir. Tek hücreliler­de organizasyon, hücrenin farklı kısımlarının farklı görevleri üstlenmesiyle gerçekleşir.</span>
			</li>
			<li style="padding:0px; text-align:justify; vertical-align:bottom">
				<span style="font-size:14px;"><strong style="padding:0px; vertical-align:bottom">İrkilme (uyarılma): </strong>Canlıların iç ve dış ortam­da meydana gelen tüm fiziksel ve kimyasal değişiklik­lere tepki göstermesine uyarılma denir. Uyarıların alınması ve gerekli tepkinin gösterilmesi, canlıların kendileri için en uygun ortamda yaşamasını sağlama­ya yaramaktadır.</span>
			</li>
			<li style="padding:0px; text-align:justify; vertical-align:bottom">
				<span style="font-size:14px;"><strong style="padding:0px; vertical-align:bottom">Hareket: </strong>Süngerler, mercanlar ve bazı parazitler belirgin bir yer değiştirme hareketi yapmaz. Ancak bunların çoğu mikroskobik sil veya kamçılarıyla çev­relerini hareket ettirerek besin ve diğer gerekli mad­deleri sağlar. Bir canlının hareketi kas kasılması, sil veya kamçıla­rın hareketi ya da sitoplazmanın yavaşça akmasıyla sağlanır. Ayrıca bitkilerdeki ışığa yönelim (fototropizm), yer çekimine yönelim (geotropizm) de hareket kavramı içinde değerlendirilir.</span><br style="padding:0px; vertical-align:bottom">
				 
			</li>
			<li style="padding:0px; text-align:justify; vertical-align:bottom">
				<span style="font-size:14px;"><strong style="padding:0px; vertical-align:bottom">Metabolizma:</strong> Canlı organizmanın hücreleri içinde oluşan ve enzimlerle kontrol edilen kimyasal reaksiyonların tümüdür.<br style="padding:0px; vertical-align:bottom">
				<strong style="padding:0px; vertical-align:bottom">Metabolizma</strong>; anabolizma (özümleme) ve katabolizma (yadımlama) olmak üzere ikiye ayrılır.<br style="padding:0px; vertical-align:bottom">
				Anabolizma. Organizmanın çevresinde bulunan hammaddeleri kendine özgü moleküller haline getir­mesidir. Fotosentez, protein sentezi, yağ sentezi, ni­şasta sentezi anabolik tepkimelerdir.<br style="padding:0px; vertical-align:bottom">
				<strong style="padding:0px; vertical-align:bottom">Katabolizma:</strong> Organizmada enerji elde etmek için büyük moleküllerin küçük moleküllere parçalanmasıdır. Sindirim, oksijenli solunum, oksijensiz solu­num reaksiyonları katabolik tepkimelerdir. Sindirim; besinlerin hücre zarından geçebilmesi için yapı birimlerine (monomerlerine) dönüştürülmesidir. Bu olay sırasında ATP elde edilmez. Solunum; besinlerin ATP sentezleme (fosforilasyon) amacı ile parçalanmasıdır. Canlıların çoğu solunum sırasında oksijen kullanılır. Buna oksijenli solunum denir.</span>
			</li>
			<li style="padding:0px; text-align:justify; vertical-align:bottom">
				<span style="font-size:14px;"><strong style="padding:0px; vertical-align:bottom">Üreme: </strong>Canlıların soylarını devam ettirebilmek için yeni bireyler oluşturmasıdır. Bazı canlı gruplarında gen değişimi olmaksızın üre­me (eşeysiz üreme) görülmesine karşılık, eşeyli üre­me daha yaygındır. Eşeyli üreme sonucu yeni gen kombinasyonları ortaya çıkarak çeşitlilik artar. Bu olay da evrim açısından önemlidir.</span>
			</li>
			<li style="padding:0px; text-align:justify; vertical-align:bottom">
				<span style="font-size:14px;"><strong style="padding:0px; vertical-align:bottom">Büyüme:</strong> Tek hücreli canlılarda büyüme sitoplazma hacminin, çok hücreli canlılarda ise hücre sayı- sının artması ile olur. Kural olarak, bitkilerde meristem (sürgen) dokunun varlığı nedeni ile hayvanlardan farklı olarak sınırsız büyüme görülür. Çok hücreli organizmaların gençlik evresinde anabo­lizma, katabolizmadan büyüktür ve canlıda büyüme gerçekleşir. Olgunluk evresinde anabolizma katabolizmaya eşitken, yaşlılık evresinde anabolizma kata­bolizmadan daha küçüktür. Olgunluk ve yaşlılık evre­lerinde büyüme gerçekleşmez</span>
			</li>
			<li style="padding:0px; text-align:justify; vertical-align:bottom">
				<span style="font-size:14px;"><strong style="padding:0px; vertical-align:bottom">Çevreye uyum (Adaptasyon) :</strong> canlının belirli bir çevrede yaşama ve üreme şansını artıran kalıtsal özelliklerinin tümüdür. Örneğin, dış döllenme yapan balıkların suya çok fazla sayıda yumurta bırak­ması döllenme olasılığını artıran bir adaptasyondur. Yine bukalemunun bulunduğu ortama göre renk değiştirmesi bir adaptasyon örneğidir.<br style="padding:0px; vertical-align:bottom">
				Canlı, çevresine uyum yapabildiği oranda hayatta ka­labilir. Uyum yeteneğinin alt ve üst sınırlarını ise kalıt­sal yapısı belirler. Canlı bu sınırlar dışına ancak kalıt­sal yapısındaki bir değişiklik ile çıkabilir. Bu olaya mutasyon denir.<br style="padding:0px; vertical-align:bottom">
				Çevre koşullarının etkisi ile oluşan ve kalıtsal olma­yan değişikliklere modifikasyon denir. Spor yaparak kas geliştirme modifikasyon örneğidir.</span>
			</li>
			<li style="padding:0px; text-align:justify; vertical-align:bottom">
				<span style="font-size:14px;"><strong style="padding:0px; vertical-align:bottom">Beslenme:</strong> Canlılar enerji ihtiyaçlarını besin­lerden karşılarlar. Ototrof canlılar (üreticiler) inorganik maddeleri organik maddelere dönüştürerek kendi be­sinlerini sentezler. Heterotrof canlılar (tüketiciler) ise inorganik maddeleri organik maddelere dönüştüremezler ve besinlerini dışarıdan hazır alırlar.</span>
			</li>
			<li style="padding:0px; text-align:justify; vertical-align:bottom">
				<span style="font-size:14px;"><strong style="padding:0px; vertical-align:bottom">Enzim kullanımı: </strong>Enzimler canlılardaki biyo­kimyasal reaksiyonların gerçekleşmesini sağlayan bi­yolojik katalizörlerdir. Canlıların tümünde enzim kulla­nabilme özelliği bulunur. Enzimler protein yapılıdır. Protein sentezi tüm canlılarda ortak olarak gerçekleşir. Canlılarda görülen bu özellikleri tek hücreli bir orga­nizma olan Paramesyum üzerinde inceleyelim. Tatlı su birikintilerinde ve havuzlarda yaşayan terlik biçiminde bir canlıdır. Canlıların yapısal ve işlevsel bakımdan en küçük biri­mi olan hücre, paramesyumun vücudunu oluşturur. Yani paramesyum tek hücreden oluşan mikroskobik bir organizmadır. Paramesyumda, biri beslenme gibi metabolik faaliyet­lerden, diğeri üremeden sorumlu iki çekirdek vardır. Ayrıca mitokondri, golgi aygıtı, lizozom gibi zarla çev­rili organellere sahiptir. Bu nedenle paramesyum ökaryot hücre yapısındadır.</span> <br>
				k<span style="font-size:14px;">aynak: https://goo.gl/DqY1Ln by Naci Karhan</span>
			</li>
		</ol>
	</li>
</ol>
]]></description><guid isPermaLink="false">1150</guid><pubDate>Wed, 14 Mar 2018 13:48:50 +0000</pubDate></item><item><title>LYS, ATP Konu Anlat&#x131;m&#x131;</title><link>https://www.biyolojigunlugu.com/topic/1149/</link><description><![CDATA[<p>
	Adenozin Trifosfat (ATP)
</p>

<p>
	Canlılarda hayatsal olaylar için gerekli olan enerji ATP enerjisidir. ATP yapısında bir adenin bazı 1 riboz şekeri, 3 fosfat molekülü ve 2 tane yüksek enerji kimyasal bağ vardır.
</p>

<p>
	Şekil: ATP’nin Yapısı
</p>

<p>
	Canlı hücreye enerji gerektiğinde ATP + Su –&gt;  ADP + P + enerji, açığa çıkan enerji canlılardan tarafındankullanılır. ATP küçük bir molekül olmasına rağmen canlının enerji ihtiyaç karşılar. Oksijenli solunum, oksijensiz solunum , kemosentez ve fotosentez olayları ile üretilir. Hücre bölünmesi, enzim, protein, RNA sentezi, aktif taşıma, sinirsel iletim kasların kasılması, büyüme, gelişme, hareket gibi olaylarda ATP harcanır.
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">1149</guid><pubDate>Wed, 14 Mar 2018 13:44:53 +0000</pubDate></item><item><title>LYS, Canl&#x131;lar&#x131;n Ortak &#xD6;zellikleri Konu Anlat&#x131;m&#x131;</title><link>https://www.biyolojigunlugu.com/topic/1148/</link><description><![CDATA[<p>
	Canlıların Ortak Özellikleri 
</p>

<p>
	1-) Hücresel Yapı : Tüm canlılar yapısal ve işlevsel bakımdan en küçük yapı birimi olan hücreden oluşur.
</p>

<ul>
	<li>
		Bazı canlılar sadece bir hücreden oluşur. Bunlara ; “Bir hücreli canlılar” denir.
	</li>
</ul>

<p>
	Örnek : Öglena, Amip, Paramesyum
</p>

<ul>
	<li>
		Bazı canlılar ise çok sayıda hücrenin belirli bir organizasyon ile bir araya gelmesi sonucu oluşmuştur. Bunlara da ; “Çok hücreli canlılar” denir
	</li>
</ul>

<p>
	Örnek : İnsan, Hayvan, Bitki
</p>

<p>
	2-) Beslenme : Canlıların hayatlarını sürdürebilmesi için beslenmeleri gerekir. Canlılarda değişik beslenme şekilleri görülür. Bunlar ; Otorotof ve Heterotrof beslenmedir.
</p>

<ul>
	<li>
		Otorotof beslenme ; Canlıların kendi besinini kendisi üretmesidir. Bu beslenme şekli fotosentetik bitkiler (ışık enerjisi ile besin üretme) ve kemo sentetik canlılarda (bakterilerde) görülür. Bu canlılara üreticiler de denir.
	</li>
	<li>
		Heterotrof Beslenme ; Canlılar ihtiyacı olan besini dışarıdan hazır olarak alırlar. Bu canlılara Tüketicilerde denir. Bu beslenme şekli İnsan, hayvan, mantar ve daha bir sürü canlıda görülür.
	</li>
</ul>

<p>
	3-) Enerji Üretimi (Solunum) : Canlıların büyümesi, iş yapabilmesi, üremesi, bütün hayatsal Fonksiyonlarını gerçekleştirebilmesi için enerjiye ihtiyaç vardır.
</p>

<ul>
	<li>
		Canlıların kullandığı enerjinin temeli Güneş tir.
	</li>
	<li>
		Güneş enerjisinin tüketici canlılar (heteratrof) tarafından kullanılabilmesi için fotosentezle bitkiler tarafından kimyasal bağ enerjisine (besinlere) dönüştürülebilmesi gerekir.
	</li>
	<li>
		Fotosentez organik besinlerin kimyasal bağlarında depolanan bu enerji hücre solunumu ile serbest hale geçer ve hücrede kullanılır. Hücrede Oksijenli ve Oksijensiz olmak üzere iki çeşit solunumgerçekleşir.
	</li>
	<li>
		Oksijenli Solunum ; Hücrede oksijen kullanarak besinlerdeki kimyasal bağ enerjisinin açığa çıkarılabilmesidir. Örnek ; Hayvan , bitkiler
	</li>
	<li>
		Oksijensiz Solunum ; Hücrede oksijen kullanmadan besinlerdeki kimyasal bağ enerjisinin açığa çıkarılması olayıdır. Örnek ; Bazı bakteriler
	</li>
</ul>

<p>
	4-) Büyüme : Canlıların yapısını oluşturan hücrelerin sayıca ve hacim olarak artmasına büyüme denir.<br>
	Büyüme olayı besinlerle ve solunum ile gerçekleşir. Dışardan alınan besinlerin hücrede kullanılması ve enerji oluşturulmasını içeren olayların tümüne Metabolizma denir.
</p>

<p>
	Metabolizma : Anabolizma (Yapım olayları) ve Katabolizma (Yıkım olayları) olarak 2 ye ayrılır.<br>
	Anabolik ve katabolik olaylar hücrenin hayatı boyunca devam eder.<br>
	Anabolik olaylar &gt; Katabolik olaylar –&gt; Canlı büyür.<br>
	Anabolik olaylar = Katabolik olaylar –&gt; Büyüme durur.(Yetişkinlik)<br>
	Anabolik olaylar &lt; Katabolik olaylar –&gt; Yaşlanma
</p>

<p>
	Hayvanlarda büyümenin üst sınırı vardır. Bitkilerde ise gövde ve kök uçlarında bulunan sürekli bölünebilen doku nedeniyle büyüme sınırsızdır.
</p>

<p>
	5-) Haraket : Canlılar yaşadıkları ortama göre çeşitli hareket yeteneklerine sahiptir.<br>
	Örnek : Tek hücrelilerde Paremesyum = Siller ile (Titrek Tüy) , Öglena = Kamçı ile , Amip = Yalancı ayak (Sitoplazma uzantısı) ile çok hücrelilerde bacak, kanat, yüzgeç gibi yapılarla hareket sağlanır. Bitkilerde ise yönelme hareketi vardır. Işığa Yönelme gibi..
</p>

<p>
	6-) Boşaltım : Bir hücreli yada çok hücreli canlılarda metabolizma sonucunda oluşan atık maddelerin canlıdan uzaklaştırılmasına boşaltım denir.
</p>

<p>
	Tek hücrelilerde Boşaltım ; kontraktil kokularla yapılır.<br>
	Bitkilerde fazla su yapraktan terleme yoluyla yapılır.<br>
	Katı atıklar yaprak dökümü ile uzaklaştırılır.<br>
	Hayvanlarda katı sindirim atıkları sindirim sistemiyle solunum gazları (CO2) su ve suda çözünmüş zehirli atıklar boşaltım sistemiyle canlıdan uzaklaştırılır.
</p>

<p>
	7-) Üreme : Her canlının belli bir büyüme döneminden sonra neslini devam ettirebilmesi için kendine benzer bireyler meydana getirmesine üreme denir.
</p>

<p>
	Eşeysiz Üreme (Mitoz Bölünme) ; Mitoz hücre bölünmesi ile oluşur. Kalıtsal açıdan hem birbirine hemde ana canlıya tamamen benzer yavrular oluşur. Kalıtsal çeşitlilik yoktur. Tek bir ata vardır.<br>
	Eşeyli Üreme (Mayoz Bölünme) ; Üreme hücreleri mayoz bölünmeyle oluşturulur. Enek ve dişi üreme hücreleri vardır. (Yumurta ve Sperm, iki canlı var.) Oluşan yavrular hem birbirinden hemde ana babadan tamamen farklıdır. Kalıtsal çeşitlilik var, bu nedenle farklı yaşam şartlarına kolay uyum sağlarlar. Eşeysiz üremeye göre bu nedenle avantajlı.
</p>

<p>
	8 -) Uyarılma Çevresel Uyarılara Tepki : Canlılar iç ve dış ortamlardan gelen fiziksel ve kimyasal uyarılara tepki gösterirler. Bu duyarlılıkları sayesinde çevrelerinde meydana gelen bu tepkimelere karşı kendilerini koruyabilirler. Örnek : Bitkilerin suya yönelirken kireç vb. maddelerden uzaklaşması, göz bebeklerinin az ışıkta genişlemesi, fazla ışıkta daralması<br>
	Çevresel uyarılara tepki sinir sistemi ve duyu organlarının birlikte çalışmasıyla gerçekleşir.
</p>

<p>
	9-) Organizma, Organizasyon : Çok hücrelilerde organizasyon en küçük yapı birimi hücredir. Hücre &lt; Doku &lt; Organ &lt; Sistem &lt; Canlı
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">1148</guid><pubDate>Wed, 14 Mar 2018 13:44:35 +0000</pubDate></item><item><title>LYS, H&#xFC;cre Konu Anlat&#x131;m&#x131;</title><link>https://www.biyolojigunlugu.com/topic/1147/</link><description><![CDATA[<p>
	Bu ders notumuzda Hücre nedir?, Hücre teorisi, Hücre zarının görevleri ve yapısı, hücre zarını oluşturan yapılar, hücre zarında madde geçişi (Difüzyon, Osmoz, Kolaylaştırılmış Difüzyon, Aktif Taşıma, Endositos, Ekzositoz),Hücre Çeperi Bitkisel ve hayvansal hücrelerin karşılaştırılması, Prokaryot,Ökaryot Hücre konu ile ilgili daha fazla bilgiyi ders notumuzda bulabilirsiniz.
</p>

<p>
	Canlıların  canlılık özelliği gösteren en küçük yapı birimidir.( Virüsler hariç)
</p>

<p>
	Şekil: Bir hayvan Hücresinin Yapısı
</p>

<p>
	Hücre Teorisi:
</p>

<ul>
	<li>
		Canlılar hücre veya hücrelerden meydana gelir.
	</li>
	<li>
		Var olan hücreler eski hücrelerin bölünmesi ile oluşur.
	</li>
	<li>
		Kalıtım materyali (DNA) hücrede bulunur.
	</li>
	<li>
		Hücrenin kimyasal bileşeninde karbonhidrat, yağ , protein, enzim, vitamin, nükleik asit, baz, tuz, su ve mineraller bulunur.
	</li>
	<li>
		Hücreler tek başına yaşayabildikleri gibi başka hücrelerle de ilişki kurabilir.
	</li>
</ul>

<p>
	Hücre Zarı:
</p>

<p>
	Hücrenin etrafını çevreleyen seçici, geçişken, esnek ve canlı bir yapıdır.Çift katlı yağ tabakası içine gömülmüş, protein moleküleri ve porlardan meydana gelir. Protein üzerinde hücrelerin birbirini tanımasını sağlayan ve hücre içinde girerek maddeleri tanıyan glikoprotein denilen yapılar bulunur.
</p>

<p>
	Hücre Zarının Özellikleri:
</p>

<ul>
	<li>
		Seçici geçiş kendir.
	</li>
	<li>
		Hareket etme özelliğine sahiptir.
	</li>
	<li>
		Girintili ve çıkıntılı bir yüzeye sahiptir.
	</li>
	<li>
		Yırtılırsa kendini tamir eder.
	</li>
	<li>
		Hücre zarları birbirine yapışık değildir.
	</li>
</ul>

<p>
	Hücre Zarının Görevleri:
</p>

<ul>
	<li>
		Hücreyi dış etkilerden korur.
	</li>
	<li>
		Hücreyi bir arada tutar.
	</li>
	<li>
		Madde alışverişini düzenler.
	</li>
	<li>
		Ozmatik basıncı ayarlar (Su almayı isteme)
	</li>
	<li>
		Yabancı proteinleri tanır.
	</li>
</ul>

<p>
	Hücre Zarından Oluşan Yapılar:
</p>

<ul>
	<li>
		1:Mikrovillus:Hücre zarının dışarıya doğru uzattığı küçük uzantılardır. İnce bağırsaklarda besinlerin emilmesini soluk borusunda solunan hava içindeki tozlar tutulmasını sağlar.
	</li>
	<li>
		2:Sil: Bir hücreli canlılarda hareketi sağlayan küçük uzantılarda.
	</li>
	<li>
		3:Kamçı: Öglenada hareketi sağlayan uzun uzantıdır.
	</li>
</ul>

<p>
	 
</p>

<p>
	Hücre Zarından Madde Geçişi:
</p>

<ul>
	<li>
		Hücre zarından büyük molekülleri (Karbonhidrat, yağ, protein) geçemez, küçük moleküller (Glikoz, aminoasit, yağ asidi, gliserol, vitamin) geçer.
	</li>
	<li>
		Nötr moleküller iyonlara göre daha kolay geçer.
	</li>
	<li>
		Negatif iyonlar pozitif iyonlardan daha kolay geçer.
	</li>
	<li>
		Yağda çözünenler suda çözünenlerden daha kolay hücre zarından geçer.
	</li>
	<li>
		Yağda çözünen maddeler hücre zarından en kolay geçen maddelerdir.
	</li>
</ul>

<p>
	Hücre Çeperi:
</p>

<ul>
	<li>
		Bakteri, mantar ve bitkilerde bulunur.
	</li>
	<li>
		Yapısı selülozdan oluşur.
	</li>
	<li>
		Hücreye destek ve şekil verir.
	</li>
	<li>
		Hücre çeperi cansızdır.
	</li>
	<li>
		Hücre zarları gibi geçiş kendir.
	</li>
	<li>
		Golgi tarafından üretilir.
	</li>
</ul>

<p>
	Bitkisel Hücreler ve Hayvansal Hücreler Arasındaki Fark:
</p>

<table border="1" cellpadding="0" cellspacing="0">
	<tbody>
		<tr>
			<td>
				Bitkisel Hücreler:
				<p>
					 
				</p>

				<ul>
					<li>
						Sentrozom bulunmaz
					</li>
					<li>
						Hücre çeperi vardır.
					</li>
					<li>
						Koful büyük ve az sayıdadır.
					</li>
					<li>
						Plastitler vardır.
					</li>
					<li>
						Lizozomu yoktur.
					</li>
					<li>
						Köşeli yapıdadır.
					</li>
					<li>
						Bulunmaz
					</li>
					<li>
						Ara lamel bölünür.
					</li>
					<li>
						Fotosentez yapar.
					</li>
					<li>
						Nişasta ve selüloz yaparlar
					</li>
				</ul>
			</td>
			<td>
				Hayvansal Hücreler
				<p>
					 
				</p>

				<ul>
					<li>
						Sentrozom bulunur.
					</li>
					<li>
						Hücre çeperi yoktur
					</li>
					<li>
						Küçük ve çok sayıda bulunurlar
					</li>
					<li>
						Plastitler  yoktur.
					</li>
					<li>
						Lziozom bulunur.
					</li>
					<li>
						Yuvarlaktır.
					</li>
					<li>
						Kamçı, sil, yalancı ayak bulunur.
					</li>
					<li>
						Boğumlanarak bölünür. (Dıştan içe)
					</li>
					<li>
						Fotosentez yapmazlar
					</li>
					<li>
						Glikojen yaparlar
					</li>
				</ul>

				<p>
					 
				</p>
			</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<p>
	Prokaryot Hücre:
</p>

<ul>
	<li>
		Sitoplazma, zar, ribozom, DNA, RNA bulunur. Çekirdekleri yoktur. Ribozom dışında organelleri yoktur. Ör: mavi-yeşil algler.
	</li>
</ul>

<p>
	Ökaryot Hücre:
</p>

<ul>
	<li>
		Zar, çekirdek, sitoplazma ve bütün organelleri bulunan hücrelerdir. Ör: Mavi-yeşil algler dışında bütün canlılarda bulunurlar.
	</li>
</ul>

<p>
	Hücre Zarından Madde Alışverişi:
</p>

<p>
	1:Difüzyon: Maddelerin çok oldukları yerden az oldukları yere geçmesidir. Enerji harcanmaz. Canlı cansız ortamlarda gerçekleşir. İki ortam arasında denge sağlanıncaya kadar devam eder. Yoğunluk farkının fazla olması; sıcaklık, basınç ve difüzyon hızını artırır.
</p>

<p>
	2: Osmoz: Suyun hücre zarından difüzyonuna osmoz denir. Su molekülleri çok oldukları yerden az oldukları yere geçerler.
</p>

<p>
	Hücreler bulundukları çözelti çeşidine göre su kaydedilir veya alabilir.
</p>

<p>
	Çözelti Çeşitler:
</p>

<p>
	a)     İzotonik Çözelti: Hücreyle aynı yoğunluktaki çözeltilerdir. Bu çözeltilerde madde ve su alışverişi olmaz.
</p>

<p>
	b)     Hipotonik (az yoğun) Çözelti: Hücreye göre yoğunluğu az olan çözeltilerdir. Bu tür çözeltilerde hücre su alarak şişer.
</p>

<p>
	c)     Hipertonik (Çok yoğun) Çözelti: Hücreye göre yoğunluğu fazla olan çözeltilerdir. Bu tür çözeltilerde hücre su vererek büzüşür.
</p>

<ul>
	<li>
		Osmatik Basınç:
	</li>
	<li>
		Hücrelerin su alma isteğine denir Ozmatik basınç ile Turgor basıncı birebirine terstir
	</li>
</ul>

<p>
	Emme Kuvveti= Osmatik Basınç- Turgor Basıncı
</p>

<ul>
	<li>
		Turgor Basıncı : Bitkisel hücrelerde su alıp şiştikçe hücre zarı, çeperi dışarıya doğru iter. Hücre çeperini de hücre zarını içeri doğru iter bu Karşılıklı itişme kuvvetine turgor basıncı denir.
	</li>
</ul>

<p>
	Osmoz sonucunda  2 olay meydana gelir
</p>

<ol>
	<li>
		Plazmoliz : Hipertonik çözelti içine konan hücrelerin, su kaybederek büzüşmesine Plazmoliz denir.
	</li>
	<li>
		Deplazmoliz: Plazmalize uğramış bir hücre saf su içine konursa su alarak şişer ve eski haline almasına deplazmoliz denir. Hayvansal hücreler deplazmoliz durumunda bırakılırsa su almaya devam eder ve patlar bu olaya Hemoliz denir. Bitkisel hücrelerde Hemoliz görülmez çünkü hücre çeperleri vardır.
	</li>
</ol>

<p>
	3:Kolaylaştırılırmış Difüzyon: Hücre zarının yapısındaki taşıyıcı proteinler yardımı ile maddelerin hücre içine alınmasıdır.Bu yolla glikoz ve aminoasitler hücre içine taşınır.
</p>

<p>
	4: Aktif Taşıma: maddelerin az olduğu yerden çok oldukları yere enerji harcayarak geçmesidir. Bu olayda ATP harcanır. Canlı hücrelerde gerçekleşir ve enzim kullanılır.
</p>

<p>
	5:Endositoz: Hücre zarından geçemeyecek maddelerin zarda çöküntü oluşturarak hücre içine alınmalarıdır. Hücre içine alınan bu maddeler. Besin kofulu haline gelir daha sonra Lizozom tarafından sindirilir. Bu olayda ATP harcanır.
</p>

<p>
	a)     Fagositoz: Endositozla hücre içine katı maddeler alınıyorsa bu olaya Fagositoz denir.
</p>

<p>
	b)     Pinositoz: Endositozla hücre içine sıvı maddeler alınıyorsa bu olaya pinositoz denir.
</p>

<p>
	6: Ekzositoz: Hücrede oluşan artık maddeleri hücre dışına atılmasıdır. Bu olayda ATP harcanır.
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">1147</guid><pubDate>Wed, 14 Mar 2018 13:44:15 +0000</pubDate></item><item><title>LYS, Sitoplazma ve Organeller Konu Anlat&#x131;m&#x131;</title><link>https://www.biyolojigunlugu.com/topic/1146/</link><description><![CDATA[<p>
	Bu ders notumuzda Sitoplazmanın tanımı, görevleri ve içinde görece yapan organnellerin (Ribozom,Lizozom, Golgi,E.R (Endoplazmik Retikulum), Sentrozom, Koful, Mitokondri, Plastitler) genel yapısı, görevleri, biribirinden farkı ve ortak özellikleri gibi bir çok konuyu ders notumuzda bulabilirsiniz.
</p>

<p>
	SİTOPLAZMA VE ORGANELLER:
</p>

<p>
	Sitoplazma hücre zarıyla çekirdek arasını dolduran peltemsi bir sıvıdır. İçresinde değişik görevler yapan organeller bulunur.
</p>

<p>
	1:Ribozom:
</p>

<ul>
	<li>
		Virüsler hariç bütün canlılarda bulunur.
	</li>
	<li>
		Etrafında zar yoktur.
	</li>
	<li>
		Protein ve ribozomal RNA ‘dan oluşur.
	</li>
	<li>
		Tek başına E.R’nin zarlarında, çekirdek zarlarında , kloraplast ve mitokondride bulunur.
	</li>
	<li>
		Aminoasitlerden protein sentezinin gerçekleştiği yerlerdir.
	</li>
	<li>
		Hücrede ribozom faaliyeti artığında a.a ve ATP miktarı azalır, su ve protein miktarı artar.
	</li>
</ul>

<p>
	2:Lizozom:
</p>

<ul>
	<li>
		Ökaryot canlılarda bulunur.
	</li>
	<li>
		Golgi tarafından üretilir.
	</li>
	<li>
		Bitkilerde sayısı çok azdır.
	</li>
	<li>
		Protein, yağ, karbonhidrat, nükleikasit, mikroplar ve yaşlanmış hücreleri parçalarlar.
	</li>
	<li>
		Canlı öldüğünde lizozom zarları parçalanır ve içinde bulunduğu hücreyi sindirir. Bu olaya OTOLİZ denir.
	</li>
</ul>

<p>
	3: Golgi:
</p>

<ul>
	<li>
		Ökaryot canlılarda bulunur.
	</li>
	<li>
		Üst üste dizilmiş keseciklerden oluşur.
	</li>
	<li>
		Salgı yapan hücrelerde sayısı çoktur.
	</li>
	<li>
		Maddeleri depolar, paketler ve salgılar.
	</li>
	<li>
		Yağ, glikoprotein, lipoprotein, selüloz sentezi yapar.Ayrıca Ribozom ve koful oluşumunda görev alır.
	</li>
</ul>

<p>
	4:E.R (Endoplazmik Retikulum)
</p>

<ul>
	<li>
		Ökaryotlarda bulunur.
	</li>
	<li>
		Hücrelerde uzanan borucuk ve kanalcıklar sistemidir.
	</li>
	<li>
		Madde iletimini ve taşınmasını sağlar.
	</li>
	<li>
		Lizozom, Golgi, Koful, Hücre ve Çekirdek Zarlarının oluşmasında görev alır.
	</li>
	<li>
		Üzerinde ribozom varsa Granürlü E.R adını alır. Bu E.R ; proteinleri depolar ve golgiye iletilir.
	</li>
	<li>
		Granürsüz E.R ise yağ ve karbonhidratlar depolar golgiye iletir.
	</li>
</ul>

<p>
	5: Sentrozom:
</p>

<ul>
	<li>
		Hayvansal hücrelerde bulunur. Fakat dolgun sinir kas hücrelerinde bulunmaz. Ayrıca insanlardaki yumurta ve sperm hücrelerinde bulunmaz.
	</li>
	<li>
		Bitkilerde hücrelerde yoktur.
	</li>
	<li>
		Yapısında DNA bulunur.
	</li>
	<li>
		Birbirine dik şekilde iki sentriyolden oluşur.
	</li>
	<li>
		Hücre bölünmesinde iğ ipliklerini oluşturur.
	</li>
	<li>
		İğ iplikleri ise kromozomları birbirinden ayrılır.
	</li>
</ul>

<p>
	6: Koful:
</p>

<ul>
	<li>
		Ökaryolarda bulunur.
	</li>
	<li>
		Çekirdek zarı ve hücre zarından oluşabilir.
	</li>
	<li>
		İçerisinde su, mineral, artık maddeler ve besin maddeleri bulunur.
	</li>
	<li>
		Bitkilerde büyük ve az sayıda, hayvansal hücrelerde ise küçük ve çok sayıdadır.
	</li>
	<li>
		Bir hücreli canlılarda boşaltım kofulu bulunur.
	</li>
	<li>
		Tatlı canlılarda yaşayan bir hücreli canlıların içlerine giren fazla su besin kofulunda toplanır.Aktif taşıma ile dışarı atılır.
	</li>
</ul>

<p>
	7: Mitokondri:
</p>

<ul>
	<li>
		Hücrede oksijenli solunumun gerçekleştiği organeldir.
	</li>
	<li>
		Ökaryotlarda bulunur.
	</li>
	<li>
		Kas, karaciğer, böbrek ve beyin hücrelerinde sayısı çoktur.
	</li>
	<li>
		Çift katlı zardan oluşur.
	</li>
	<li>
		Kendine ait DNA, RNA ve Ribozomu vardır.
	</li>
	<li>
		Protein sentezleyebilir.
	</li>
	<li>
		Kendi kendine bölünerek çoğalabilir.
	</li>
	<li>
		İç zarının kıvrımlarına Krista, içini dolduran sıvıya ise Matriks denir.
	</li>
	<li>
		Mitokondri faaliyeti artığı zaman oksijen ve glikoz miktarı azalır. ATP, su ve CO2 miktarı artar.
	</li>
</ul>

<p>
	8: Plastitler:
</p>

<ul>
	<li>
		Bitkilerde bulunur, hayvansal hücrelerde bulunmaz.
	</li>
	<li>
		3 çeşitirler;
	</li>
</ul>

<p>
	1.      Lökoplast:
</p>

<ul>
	<li>
		Renksizlerdirler. Bitkinin toprak altı kısımlarında ve depo organlarında bulunurlar.
	</li>
	<li>
		Protein, yağ ve nişasta depo ederler.
	</li>
	<li>
		Diğer bütün plastitler , Lökoplastların değişmesi ile oluşur.
	</li>
	<li>
		Güneş görürlerse kloroplasta dönüşürler. <a href="http://www.pornouze.com/" rel="external" title="mobil porno">mobil porno</a>
	</li>
</ul>

<p>
	2.      Kromoplast:
</p>

<p>
	Bitkiye yeşil ışındaki renkleri verir
</p>

<ul>
	<li>
		Likopin- kırmızı (Çilek)
	</li>
	<li>
		Karoten- Turuncu (Portakal)
	</li>
	<li>
		Ksantofil- Sarı (Limon)
	</li>
</ul>

<p>
	3.      Kloroplast:
</p>

<ul>
	<li>
		Bitkilerde ve öglena da bulunur.
	</li>
	<li>
		Bitkiye yeşil renk verir.
	</li>
	<li>
		Fotosentez burada gerçekleşir.
	</li>
	<li>
		Kendi kendine bölünüp çoğalabilir.
	</li>
	<li>
		Protein sentezleyebilir.
	</li>
	<li>
		Çift katlı zarı vardır.
	</li>
	<li>
		Kendine ait DNA, RNA, Ribozomu ve ETS de bulunur.
	</li>
	<li>
		İçerisinde para gibi üst üste dizilmiş grana bulunur.
	</li>
	<li>
		Grana içersinde klorofil ve ETS bulunur.
	</li>
	<li>
		Bitkide klorofil faaliyeti artığında CO2 ve su miktarı azalır. Oksijen ve glikoz miktarı artar.
	</li>
</ul>

<p>
	Kloroplast ve Mitokondrinin Ortak Özellikleri:
</p>

<ul>
	<li>
		İkisinde çift katlı zardan oluşur.
	</li>
	<li>
		İkisinde de DNA, RNA, Ribozom ve ETS bulunur.
	</li>
	<li>
		Protein sentezi yapar.
	</li>
	<li>
		İkisi de kendini eşleyip çoğalabilir.
	</li>
</ul>

<p>
	 Kloroplast ve Mitokondrinin Farkları:
</p>

<ul>
	<li>
		Kloroplasta klorofil bulunur. Mitokondride bulunmaz
	</li>
	<li>
		Kloroplastın iç zarı düz mitokondrinin kıvrımlıdır.
	</li>
	<li>
		Mitokondri 24 saat çalışır. Kloroplast sadece gündüzleri çalışır.
	</li>
	<li>
		Kloroplasta fotosentez, mitokondride O2 solunumu geçekleşir.
	</li>
	<li>
		Kloroplast CO2 ve su harcarken , Mitokondride ise O2 ve glikoz harcanır.
	</li>
	<li>
		Kloroplast O2ve glikoz üretilirken mitokondri su ve ATP üretir.
	</li>
</ul>
]]></description><guid isPermaLink="false">1146</guid><pubDate>Wed, 14 Mar 2018 13:43:17 +0000</pubDate></item><item><title>LYS, Metabolizma Konu Anlat&#x131;m&#x131;</title><link>https://www.biyolojigunlugu.com/topic/1145/</link><description><![CDATA[<p>
	Canlılarda hücresel düzeyde gerçekleşen hücre bölünmesi, protein sentezi, enzim sentezi, solunum, madde alışverişi, besinlerin dolaşımı ve hücre bölünmesi gibi olayların tümüne metabolizma denir.
</p>

<p>
	A: Anabolizma (Yapım-Özümleme)
</p>

<ul>
	<li>
		Küçük moleküllerin birleşerek büyük moleküleri meydana getirmesidir. Protein,enzim sentezi,fotosentez, ATP sentezi, ölen hücrelerin yerine yenilerin yapılması örnektir.
	</li>
</ul>

<p>
	B: Katabolizma (Yıkım)
</p>

<ul>
	<li>
		Büyük molekülerin su yardımıyla daha küçük maddelere parçalanmasıdır. Sindirim, solunum, otoliz ve ATP hidrolizine, Yıkım, Katabolizma, Yadımlama denir.
	</li>
</ul>

<p>
	BAZAL METABOLİZMA:
</p>

<ul>
	<li>
		İnsanların tam dinleme esnasında (uyku9, yemek yedikten 12 saat sonra harcadığı enerji miktarıdır. Bazal metabolizma çocuklarda yaşlılardan, uzunlarda kısalardan, şişmanlarda zayıflardan, erkeklerde kadınlardan, soğuk yerlerde yaşayanlarda sıcak yerde yaşayanlardan dağa fazladır
	</li>
</ul>
]]></description><guid isPermaLink="false">1145</guid><pubDate>Wed, 14 Mar 2018 13:42:43 +0000</pubDate></item><item><title>Azot D&#xF6;ng&#xFC;s&#xFC; nedir, nas&#x131;l olu&#x15F;ur?</title><link>https://www.biyolojigunlugu.com/topic/883/</link><description><![CDATA[<p>
	Canlıların temel yapı ve fonksiyon gören molekülleri proteinlerdir. Proteinlerin yapısında ise bol miktarda azot bulunur. Ayrıca DNA, RNA, ATP ve birçok koenzimin yapısında organik baz yer alır. Bunlar da azot içerir. Ayrıca bazı vitaminlerde de azot vardır. Bütün bu saydıklarımız canlının en önemli molekülleridir. Bunun için azot kullanmak zorundadırlar. Atmosferimizde % 78 gibi yüksek oranda azot bulunmasına rağmen, hiçbir bitki ve hayvan grubu bu serbest azotu kullanamaz. Bu azotun bitkiler tarafından alınabilmesi için nitrat (NO3) tuzlarına çevrilmesi gerekir. Bunu da kemosentetik bakteriler sağlar.
</p>

<p>
	Bütün heterotroflar azot kaynağı olarak bitkilerin organik bileşiklerini direk ya da dolaylı olarak alırlar. Bunları solunum ve diğer metabolik olaylarda kullanarak; amonyak (NH3), üre, ürik asit ve organik artıklar halinde tabiata bırakırlar. Saprofit ve kemosentetik bakteriler bunları çeşitli işlemlerden sonra bitkilerin kullanabileceği tuzlar haline getirirler.
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">883</guid><pubDate>Sat, 03 Mar 2018 12:33:21 +0000</pubDate></item><item><title>Ototrof Canl&#x131;lar ve &#xD6;zellikleri</title><link>https://www.biyolojigunlugu.com/topic/882/</link><description><![CDATA[
<p>
	Fotosentez yapanlar ve Kemosentez yapanlar olarak iki grupta toplanabilir:<br>
	<br>
	<strong>Fotosentez</strong>
</p>

<p>
	Yeşil bitkiler, Bazı bakteriler, Mavi-yeşil alg’ler ve bazı Tek hücreliler tarafından klorofillerde gerçekleştirilir.
</p>

<p>
	Bakterilerin bazıları fotosentezlerinde H2O yerine H2S veya H2 kullanırlar ve O2 açığa çıkarmazlar.
</p>

<p>
	<strong>Kemosentez</strong>
</p>

<p>
	Işık enerjisi kullanılmaz. Sadece bazı bakteri türleri tarafından gerçekleştirilir. Klorofil ve kloroplastları yoktur. Kimyasal enerjiyi kullanarak CO2 ve H2O’yu birleştirerek organik besin yaparlar.
</p>

<p>
	<u><em>Çeşitli kemosentez reaksiyonları:</em></u>
</p>

<p>
	a) NH3 + O2   —&gt; N02 + Kcal. (Nitrifikasyon Bakt.)<br>
	b) N2 + 02    —&gt; N02 + Kcal. (Azot Bakterileri)<br>
	c) NO2 + 02   —&gt; N03 + Kcal. (Nitrat Bakterileri)<br>
	d) H2S + 02   —&gt; HS04 + Kcal. (Kükürt Bakterileri)<br>
	e) Fe+2 —&gt; Fe+3 Kcal. (Demir Bakterileri)
</p>

<p>
	Bütün bu reaksiyonlarda oluşan kimyasal enerji ile CO2 özümlemesi yapılarak organik besin üretilir. Bu enerji ile direk olarak ATP sentezi de yapılabilir.
</p>

<p>
	<strong>Böcekçil Bitkiler</strong>: Azotça fakir topraklarda yaşamakta olup, topraktan alamadıkları azotu, böcekleri yakalayarak onların proteinlerinden karşılarlar. Aynı zamanda fotosentez yaparak nişasta ve diğer karbonhidratlarını kendileri üretirler. Drosera, Nephentes (ibrik otu), Utricufaria ve Dionea (böcek kapan) en çok bilinen türlerdir. Sindirim enzimlerini dış ortama salgılayarak yakaladıkları böceği sindirir, sonra besinleri absorbe ederler.
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">882</guid><pubDate>Sat, 03 Mar 2018 12:32:39 +0000</pubDate></item><item><title>Hayvan ve Bitkilerde, Adaptasyon ve Rekabet</title><link>https://www.biyolojigunlugu.com/topic/879/</link><description><![CDATA[
<p style="background-color:#ffffff; border:0px; color:#222222; font-size:0.9rem; padding:0px; text-align:start; vertical-align:baseline">
	<em style="border:0px; padding:0px; vertical-align:baseline"><strong style="border:0px; padding:0px; vertical-align:baseline">Hayvanların Adaptasyonu</strong></em><br>
	Bir canlının doğal olarak yaşadığı ürediği yere habitat denir. Canlılar habitatlarında yaşam şansını bulurlar çünkü özellikleri ile ortama uyum sağlamış, adapte olmuşlardır. Bazı hayvanlar soğuk iklimli kutup bölgelerine adapte olabilmişken, bazıları kuru iklimli çöllerde yaşamaya uyum sağlamıştır. Çöllerde gece dondurucu soğuk görülürken, gündüz sıcaklık 50oC ulaşabilmektedir.
</p>

<table border="1" cellpadding="0" cellspacing="0" id="table2" style="background-color:#ffffff; border-collapse:collapse; border-spacing:0px; border:0px; color:#222222; font-size:0.9rem; padding:0px; text-align:start; vertical-align:baseline" width="827">
	<tbody style="border:0px; padding:0px; vertical-align:baseline">
		<tr style="border:0px; padding:0px; vertical-align:baseline">
			<td align="middle" style="border:0px; padding:0px 13.821px; vertical-align:baseline">
				<h2 style="border:0px; color:#222222; font-size:1.4rem; padding:0px; vertical-align:baseline">
					<span style="font-size:12px;"><span style="border: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Kutup bölgelerinde gözlenen adaptasyonlar</span></span>
				</h2>
			</td>
			<td align="middle" style="border:0px; padding:0px 13.821px; vertical-align:baseline">
				<h2 style="border:0px; color:#222222; font-size:1.4rem; padding:0px; vertical-align:baseline">
					<span style="font-size:12px;"><span style="border: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Çöl bölgelerinde gözlenen adaptasyonlar</span></span>
				</h2>
			</td>
		</tr>
		<tr style="border:0px; padding:0px; vertical-align:baseline">
			<td height="42" style="border:0px; padding:0px 13.821px; vertical-align:baseline" valign="top">
				<ul style="border:0px; padding:0px; vertical-align:baseline" type="disc">
					<li style="border:0px; padding:0px; vertical-align:baseline">
						<span style="font-size:12px;"><span style="border: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Isı kaybını engellemek için kürklerinin kalın olması. Örneğin; kutup ayısı, fok</span></span>
					</li>
				</ul>
			</td>
			<td height="42" style="border:0px; padding:0px 13.821px; vertical-align:baseline" valign="top">
				<ul style="border:0px; padding:0px; vertical-align:baseline" type="disc">
					<li style="border:0px; padding:0px; vertical-align:baseline">
						<span style="font-size:12px;"><span style="border: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Kuma göre kamuflaj oluşturma</span></span>
					</li>
				</ul>
			</td>
		</tr>
		<tr style="border:0px; padding:0px; vertical-align:baseline">
			<td style="border:0px; padding:0px 13.821px; vertical-align:baseline" valign="top">
				<ul style="border:0px; padding:0px; vertical-align:baseline" type="disc">
					<li style="border:0px; padding:0px; vertical-align:baseline">
						<span style="font-size:12px;"><span style="border: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Isı kaybını engellemek için vücutlarının çok yağlı olması. Örneğin; kutup ayısı,fok</span></span>
					</li>
				</ul>
			</td>
			<td style="border:0px; padding:0px 13.821px; vertical-align:baseline" valign="top">
				<ul style="border:0px; padding:0px; vertical-align:baseline" type="disc">
					<li style="border:0px; padding:0px; vertical-align:baseline">
						<span style="font-size:12px;"><span style="border: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Uzun periyotlarda susuz kaldıkları için kuru dışkı ve az miktarda üre oluşturma</span></span>
					</li>
				</ul>
			</td>
		</tr>
		<tr style="border:0px; padding:0px; vertical-align:baseline">
			<td height="53" style="border:0px; padding:0px 13.821px; vertical-align:baseline" valign="top">
				<ul style="border:0px; padding:0px; vertical-align:baseline" type="disc">
					<li style="border:0px; padding:0px; vertical-align:baseline">
						<span style="font-size:12px;"><span style="border: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Beyaz renkli kürkleri ile gizlenip, kamufle olmak.<br>
						Örneğin; kutup tilkisi</span></span>
					</li>
				</ul>
			</td>
			<td height="53" style="border:0px; padding:0px 13.821px; vertical-align:baseline" valign="top">
				<ul style="border:0px; padding:0px; vertical-align:baseline" type="disc">
					<li style="border:0px; padding:0px; vertical-align:baseline">
						<span style="font-size:12px;"><span style="border: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Develerin rüzgar estiğinde gözlerine kum girmesini engelleyen uzun kirpikleri vardır. Ayrıca develer büyük ayaklara sahiptir. Böylece kumda yürürken batmazlar.</span></span>
					</li>
				</ul>
			</td>
		</tr>
		<tr style="border:0px; padding:0px; vertical-align:baseline">
			<td height="36" style="border:0px; padding:0px 13.821px; vertical-align:baseline" valign="top">
				<ul style="border:0px; padding:0px; vertical-align:baseline" type="disc">
					<li style="border:0px; padding:0px; vertical-align:baseline">
						<span style="font-size:12px;"><span style="border: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Genellikle ısı kaybını düşürmek için yüzeyin hacme oranı küçüktür.</span></span>
					</li>
				</ul>
			</td>
			<td height="36" style="border:0px; padding:0px 13.821px; vertical-align:baseline" valign="top">
				<ul style="border:0px; padding:0px; vertical-align:baseline" type="disc">
					<li style="border:0px; padding:0px; vertical-align:baseline">
						<span style="font-size:12px;"><span style="border: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Genellikle çevreye daha fazla ısı vermesi için yüzeyin hacme oranı büyüktür.</span></span>
					</li>
				</ul>
			</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<p style="background-color:#ffffff; border:0px; color:#222222; font-size:0.9rem; padding:0px; text-align:start; vertical-align:baseline">
	<span style="font-size:12px;"><span style="border: 0px; padding: 0px; vertical-align: baseline;">Ayrıca hayvanlar yedikleri besin çeşitleriyle de bulundukları ortama uyum sağladıklarını gösterir. Karnivorlar ( etçiller ) örneğin kediler, köpekler büyük köpek dişlerine sahiptir. Yırtıcı kuşlar geniş pençelere ve sivri gagalara sahiptir.</span></span>
</p>

<p style="background-color:#ffffff; border:0px; color:#222222; font-size:0.9rem; padding:0px; text-align:start; vertical-align:baseline">
	<em style="border:0px; padding:0px; vertical-align:baseline"><strong style="border:0px; padding:0px; vertical-align:baseline">Bitkilerin Adaptasyonu</strong></em><br>
	Kuru iklimlerde yaşayan bitkiler yer altındaki suya ulaşabilmek için daha uzun köklere sahiptir. Bazı bitkiler yapraklarından su kaybını azaltmak için kalın mumsu kutikula tabakasına sahiptir. Kaktüsler geniş gövdelerinin içinde su depo eder. Yaprakları su kaybını azaltmak için iğne şeklini almıştır.
</p>

<p style="background-color:#ffffff; border:0px; color:#222222; font-size:0.9rem; padding:0px; text-align:start; vertical-align:baseline">
	<em style="border:0px; padding:0px; vertical-align:baseline"><strong style="border:0px; padding:0px; vertical-align:baseline">Rekabet ve Popülasyonlar</strong></em><br>
	Yaşamın devamlılığında gerekli olan kaynaklar için tüm canlılar birbirleriyle rekabet eder. Bitkiler ışık, yaşam alanı, su ve topraktan alınan besinler için rekabet eder. Belirli bir habitatta yaşayan aynı tür canlıların sayısına popülasyon denir. Belirli bir habitatta yaşayan, birbirleri üzerinde etkili olan ve beslenme ağıyla bir denge haline kavuşan organizmalar grubuna kommünite denir. Grafikte görüldüğü gibi, dengeli bir çevrede av-avcı populasyonundaki değişim düzenlidir. Eğer popülasyonda av olanların sayısı artarsa, yırtıcı hayvanların sayısı da artış gösterir. Dolayısıyla populasyondaki birey sayısı artar. Fakat populasyonda yırtıcı hayvanların sayısı artarsa daha fazla besine ihtiyaç olacağından sonuçta birey sayısı azalır. Bunun anlamı yırtıcı hayvanlar için az besin olması sonucunda populasyon yeniden azalır. Av popülasyonundaki birey sayısı azaldığında avcı yeterince besin bulamayacakları için popülasyonlarındaki birey sayıları yeniden azalır.
</p>

<p style="background-color:#ffffff; border:0px; color:#222222; font-size:0.9rem; padding:0px; text-align:start; vertical-align:baseline">
	<em style="border:0px; padding:0px; vertical-align:baseline"><strong style="border:0px; padding:0px; vertical-align:baseline">Popülasyon Büyüklüğünü Etkileyen Faktörler</strong></em><br>
	Hazır besin miktarı<br>
	Besin veya diğer kaynaklar için rekabet<br>
	Hastalık<br>
	Yırtıcı hayvanların sayısı<br>
	Bitkiler arasında ışık için rekabet<br>
	Bitki otlayan hayvanların sayısı (Bitkiler için)<br>
	Bitki topraktaki su ve minarelerin miktarı (Bitkiler için)
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">879</guid><pubDate>Sat, 03 Mar 2018 12:30:12 +0000</pubDate></item><item><title>LYS, Canl&#x131;lar&#x131;n Temel Bile&#x15F;enleri Konu Anlat&#x131;m&#x131;</title><link>https://www.biyolojigunlugu.com/topic/570/</link><description><![CDATA[<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
	<tbody>
		<tr>
			<td>
				İNORGANİK BİLEŞİKLER 
				<p>
					 
				</p>

				<ul>
					<li>
						Su
					</li>
					<li>
						Asit
					</li>
					<li>
						Bazlar
					</li>
					<li>
						Tuz
					</li>
					<li>
						Mineraller
					</li>
				</ul>

				<p>
					 
				</p>
			</td>
			<td>
				ORGANİK BİLEŞİKLER 
				<p>
					 
				</p>

				<ul>
					<li>
						Karbonhidratlar
					</li>
					<li>
						Yağlar
					</li>
					<li>
						Proteinler
					</li>
					<li>
						Enzimler
					</li>
					<li>
						Vitaminler
					</li>
					<li>
						Nükleik asitler
					</li>
				</ul>

				<p>
					 
				</p>
			</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<p>
	GÖREVLERİNE GÖRE BESİNLER:
</p>

<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
	<tbody>
		<tr>
			<td>
				Enerji Vericiler
				<p>
					 
				</p>

				<ul>
					<li>
						Karbonhidratlar
					</li>
					<li>
						Yağlar
					</li>
					<li>
						Proteinler
					</li>
				</ul>

				<p>
					 
				</p>
			</td>
			<td>
				Yapıcı-Onarıcılar
				<p>
					 
				</p>

				<ul>
					<li>
						Su
					</li>
					<li>
						Yağlar
					</li>
					<li>
						Proteinler
					</li>
					<li>
						Madensel Tuzlar
					</li>
				</ul>

				<p>
					 
				</p>
			</td>
			<td>
				Düzenleyiciler:
				<p>
					 
				</p>

				<ul>
					<li>
						Proteinler
					</li>
					<li>
						Su
					</li>
					<li>
						Madensel Tuzlar
					</li>
					<li>
						Vitaminler
					</li>
				</ul>

				<p>
					 
				</p>
			</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<p>
	İNORGANİK BİLEŞİKLER:
</p>

<p>
	Canlıların üretemeyip dışarıdan hazır aldığı maddelerdir.<br>
	A. Su:
</p>

<p>
	Hayvanlarda ve bitkilerde yoğun miktarda bulunmaktadır. Fotosentez de besin ve oksijen üretiminde de kullanılır.<br>
	Özellikleri:
</p>

<ul>
	<li>
		Besinlerin çalışması için ortamda olması gerekir.
	</li>
	<li>
		Besinlerin sindirimde yer alır.
	</li>
	<li>
		Besinlerin taşınmasında.
	</li>
	<li>
		Boşaltım hücrelerinin atılmasında
	</li>
	<li>
		Terleme ile vücut ısısının ayarlanmasında
	</li>
	<li>
		Su çok iyi bir çözücüdür.
	</li>
</ul>

<p>
	B: Asit:
</p>

<p>
	 Sulu çözeltilerde elektriği iletir ve H+ iyonunu verir.
</p>

<p>
	Özellikleri:
</p>

<ul>
	<li>
		Tatları ekşidir.
	</li>
	<li>
		Mavi turnusal kağıdının kırmızıya dönüştürürler
	</li>
	<li>
		Asitler metallerle tepkimeye girer
	</li>
	<li>
		pH değeri 0-7 arasındadır.
	</li>
</ul>

<p>
	<img src="https://twemoji.maxcdn.com/2/72x72/1f604.png" class="ipsEmoji" alt="😄"> Bazlar:
</p>

<ul>
	<li>
		Sulu çözeltilerinde OH- iyonunu verirler ve elektriği iletirler.
	</li>
	<li>
		Kırmızı turnusol kağıdını maviye çeviriler
	</li>
	<li>
		pH değeri 7 ile 14 arasındadır.
	</li>
	<li>
		Ele alındığında kayganlık hissi verir.
	</li>
	<li>
		Tatları acıdır.
	</li>
</ul>

<p>
	D:Tuz:
</p>

<ul>
	<li>
		Asiteler ve bazların birleşmesinden oluşur.
	</li>
</ul>

<p>
	Ör: HCI+ NaOH à NaCl + Su
</p>

<p>
	E. Mineraller:
</p>

<p>
	Hücreleri karbonhidrat, protein ve yağ gibi organik bileşikler ile vücuda alınan inorganik tuzlardır.<br>
	Özellikleri:
</p>

<ul>
	<li>
		Enerji vermezler
	</li>
	<li>
		Sindirilmezler
	</li>
	<li>
		Hücre zarından geçebilirler
	</li>
	<li>
		Fazlası ter, dışkı ve idrarla atılır.
	</li>
	<li>
		Enzimlerin yapısına kofaktör olarak katılırlar.
	</li>
	<li>
		İnsanlarda 40 çeşit mineral bulunmaktadır.
	</li>
	<li>
		Eksikliğinde rahatsızlıklara ve hastalıklara neden olur.
	</li>
	<li>
		Ozmatik basıncın dengede tutulmasını sağlar
	</li>
	<li>
		İyon konsantrasyonunu sağlar.
	</li>
</ul>

<p>
	Kalsiyum (Ca)
</p>

<p>
	Kemik ve dişlerin yapısında bulunur. Kasların kasılmasında sinir hücrelerinin çalışmasında ve kanının pıhtılaşmasında görev yapar. Eksikliğinde raşitizm ve kanın geç pıhtılaşması olayları görülür.
</p>

<p>
	Demir: (Fe)
</p>

<p>
	Alyuvarların yapısına katılır. Eksikliğinde alemi hastalığı görülür.
</p>

<p>
	Fosfor (P):
</p>

<p>
	Kemik ve dişlerin yapısına katılır. Ayrıca DNA,RNA ve ATP bulunur.
</p>

<p>
	Magnezyum (Mg):
</p>

<p>
	Kemiklerin yapısında sinir ve kasların çalışmasında ve ATP üretiminde kullanılır.
</p>

<p>
	Sodyum (Na):
</p>

<p>
	Sinir ve kasların çalışmasında hücrelerde su tutulmasında kullanılır.
</p>

<p>
	Potasyum (K):
</p>

<p>
	Sinir hücrelerinin çalışmasında ve protein ve glikojen sentezinde hücre içinde su tutulmasında kullanılır.
</p>

<p>
	İyot (I):
</p>

<p>
	Tiroit bezinin hormonu olan tiroksinin yapısına katılır. Eksikliğinde guatır hastalığı oluşur.
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">570</guid><pubDate>Thu, 14 Dec 2017 22:36:30 +0000</pubDate></item><item><title>LYS, Enzimler Konu Anlat&#x131;m&#x131;</title><link>https://www.biyolojigunlugu.com/topic/567/</link><description><![CDATA[<p>
	Enzimler :
</p>

<p>
	Canlı hücrelerde bulunan biyolojik katalizörlerdir.
</p>

<p>
	Aktivasyon Enerjisi:Kimyasal tepkimelerin başlaması için gerekli olan en düşük enerji miktarıdır. Aktivasyon ortamın ısıtılmasıyla veya katalizör kullanılarak düşürülür.Canlılarda gerçekleşen tepkimelerde hücre ısıtılsaydı hücrenin yapısı bozulurdu. Bu durum canlıya zarar vereceği için enzimler kullanılır.
</p>

<p>
	H2 + H202 à H20    ( 36.5 C )
</p>

<p>
	Enzimlerin Yapısı:
</p>

<p>
	Bütün enzimler proteinlerden oluşur. Enzimlerin yapısındaki proteinler genler tarafından şifrelenir.
</p>

<p>
	Her enzimin aminoasit dizilişi kendine özgüdür.Enzimin yapısındaki protein kısmına apoenzim denir. Enzim yapısında ki vitamin kısmına Koenzim denir. Koenzim olarak A,D,E,KB,C vitaminleri kullanılır. Enzimin yapısındaki mineral kısmına kofaktör. Enzimlerin yapısında Ca,Na,Fe,Al,Mg,Cl,Au kofaktörleri bulunur.
</p>

<p>
	Apoenzim+Kofaktör/ Koenzim à Tam enzim
</p>

<p>
	Enzimlerin Özellikleri:
</p>

<ul>
	<li>
		Aktivasyon enerjisini düşürürler ve tepkime hızını artırırlar
	</li>
	<li>
		Tekrar tekrar kullanılırlar. Tepkimeye girdikleri gibi çıkarlar miktarları değişmez
	</li>
	<li>
		Her enzim sadece bir maddeye etki eder.
	</li>
	<li>
		Enzimin etki ettiği maddeye substrat denir.
	</li>
	<li>
		Proteinlerin etkilendiği tüm olaylardan etkilenirler.
	</li>
	<li>
		Canlı ve cansız ortamlarda ( organlarda) etkindirler.
	</li>
	<li>
		Hücre içi ve dışında çalışabilirler.
	</li>
	<li>
		Enzimlerin çeşitli olmasını apoenzim kısmı sağlar.
	</li>
	<li>
		Enzimin hangi maddeye etki edeceğini apoenzim belirler ama esas işi kofaktör veya koenzim yapar.
	</li>
	<li>
		Enzimin substrata bağladığı yere aktif bölge denir.
	</li>
	<li>
		Enzimle substrat ilişkisi anahtar kilit uyumuna benzer.
	</li>
	<li>
		Her canlı kendi enzimini üretir.
	</li>
	<li>
		Bir apoenzim bir kofaktör ,koenzimle çalışırken bir koenzim ve kofaktör birden fazla apoenzimle çalışabilir.
	</li>
</ul>

<p>
	Enzimlerin Çalışmasına Etki eden Faktörler:
</p>

<p>
	1:Sıcaklık:
</p>

<p>
	Enzimler sıcaklık değişimlerine karşı çok hassadır. Çünkü yapılarında protein bulunue. 0 ºC de çalışmazlar. Yapıları da bozulmaz. En iyi 36 C de çalışırlar 55 ºC ve yukarında yapıları bozulduğu için bir daha hiç çalışmazlar.
</p>

<p>
	2:Su:
</p>

<p>
	Enzimler ortamda ki  su miktarı %15 ‘in altına düştüğünde çalışmaz, su miktarı fazla olduğunda da çalışmazlar. Çünkü su miktarı fazla olduğundan moleküller arası çok olacaktır.
</p>

<p>
	3: pH:
</p>

<p>
	Enzimler genellikle nötr ortamlarda çalışırlar. Fakat bazıları asit bazıları ise bazik ortamda çalışabilir.
</p>

<p>
	4: Enzim Miktarı:
</p>

<p>
	Ortamdaki substrat yeterli ise enzim miktarı artırılırsa tepkime hızı artar.
</p>

<p>
	5: Substrat Miktarı:
</p>

<p>
	Enzim miktarlarının sabit olduğu ve substrat miktarlarının sürekli artığı tepkimelerde ve ortamlarda tepkime hızı önce artar sonra sabit kalır.
</p>

<p>
	6: Substrat Yüzeyi:
</p>

<p>
	Substrat yüzeyi büyüdükçe tepkime hızı artar. Çünkü enzimler daha çok alana etki edebilir.
</p>

<p>
	7: Aktivatörler:
</p>

<p>
	Enzimin çalışma hızını artıran maddelerdir.
</p>

<p>
	İnhibitör: Enzimlerin çalışmasını durduran aktif bölgesini değiştiren ya da bozan maddelerdir. Ör: Pb, Hg,CO, etan, metan, bütan vb. İngibitör zehirlenmelere ve ölümlere  neden olur.
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">567</guid><pubDate>Thu, 14 Dec 2017 22:35:03 +0000</pubDate></item><item><title>LYS, N&#xFC;kleik Asit Konu Anlat&#x131;m&#x131;</title><link>https://www.biyolojigunlugu.com/topic/566/</link><description><![CDATA[<p>
	Nükleik Asit
</p>

<p>
	Yapılarında C,H,O,N ve P bulunur. Hücredeki en büyük moleküldür.Bütün canlı hücrelerde bulunur. Fakat taşıdıkları bilgiler farklıdır. Hücredeki bütün hayatsal olayları kontrol ettikleri için yönetici molekül olarak isimlendirilirler. Yapı birimlerine Nükleotid denir. Nükleotidler üç kısımdan oluşur.
</p>

<p>
	1: Fosfat grubu: Bütün nükleik asitlerde bulunur ve çeşidi yoktur.
</p>

<p>
	2: 5C şeker:
</p>

<ul>
	<li>
		Deoksiriboz  (C5H10O4). DNA nükleotidlerinde bulunur.
	</li>
	<li>
		Riboz ( C5H10O5). RNa nüklotidlerinde bulunur.
	</li>
</ul>

<p>
	3:Azotlu Baz: İki çeşittirler;
</p>

<ul>
	<li>
		Pürinler: Adenin,Guanin
	</li>
	<li>
		Primidinler: Sitozin, timib, Urasil
	</li>
</ul>

<p>
	Deoksiriboz Nükleik Asit (DNA)
</p>

<ul>
	<li>
		Bütün canlılarda bulunur.
	</li>
	<li>
		Çift iplikli ve sarmal yapıdadır.
	</li>
	<li>
		Yapısında deoksiriboz bulunur.
	</li>
	<li>
		Yapısında Adenin (A), Guanin (G), Sitozin (S) ve Timin (T) bazları bulunur. Urasil bulunmaz.
	</li>
	<li>
		Karşıklı iplikler arasında Adenin ile Timin arasında 2’li bağ, Guanin ile Sitozin 3’lü bağ vardır.
	</li>
	<li>
		DNA Kendini eşleyebilir.
	</li>
</ul>

<p>
	DNA nın Eşlemesi 
</p>

<ul>
	<li>
		Gelişmiş hücrelerde çekirdek, kloroplaz, mitokondri ve sentrozomda bulunur.
	</li>
	<li>
		DNA’nın çeşitli olmasının yapısındaki nükleotidlerin sayısı,sırası ve çeşitleri sağlar.
	</li>
	<li>
		Aynı tür canlılarda nükleotid sayısı aynıdır.
	</li>
	<li>
		DNA, enzim, protein, RNA sentezi ve hücre bölünmesini sağlar.
	</li>
	<li>
		Bütün kalıtsal bilgileri taşır.
	</li>
</ul>

<p>
	Ribonükleik Asit (RNA)
</p>

<ul>
	<li>
		Bütün canlılarda bulunur.
	</li>
	<li>
		Tek ipliklidir.
	</li>
	<li>
		Yapısında riboz şekeri bulunur.
	</li>
	<li>
		Kendi kendini eşleyemez.
	</li>
	<li>
		DNA tarafından üretilir.
	</li>
	<li>
		Zayıf hidrojen bağları içermez.
	</li>
	<li>
		A,G,S,U bazlarını içerir. Timin içermez.
	</li>
	<li>
		Protein sentezini DNA adına yürütür.
	</li>
</ul>

<p>
	Üç Çeşittir;
</p>

<p>
	A)    Mesajcı RNA (M-RNA)
</p>

<p>
	DNA’dan bilgileri alarak ribozomlara götürür.Ribozomlarda bu bilgilere göre protein sentezlenir.
</p>

<p>
	Taşıyıcı RNA (t-RNA)
</p>

<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
	<tbody>
		<tr>
			<td>
				Protein sentezi için gerekli olan  aminoasitleri sitoplazmadan Ribozoma taşır.
			</td>
			<td>
				 
			</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<p>
	 C)     Ribozomal RNA (r-RNA)
</p>

<p>
	Ribozomların yapısına katılır. Protein sentezi ise ribozomlarda gerçekleşir.
</p>

<p style="background-color:#ffffff; border:0px; color:#222222; font-size:0.9rem; padding:0px; text-align:start; vertical-align:baseline">
	 
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">566</guid><pubDate>Thu, 14 Dec 2017 22:34:44 +0000</pubDate></item><item><title>LYS, &#xC7;ekirdek Konu Anlat&#x131;m&#x131;</title><link>https://www.biyolojigunlugu.com/topic/565/</link><description><![CDATA[<p>
	ÇEKİRDEK
</p>

<p>
	Prokaryot hücrelerde zarla çevrili olmayıp ökaryot hücrelerde ise zarla çevrilidir. Her hücre de genelde bir tane olur. Fakat çizgili kas ve kalp kası hücrelerinde sayısı fazladır.
</p>

<p>
	1)     Çekirdek Zarı:
</p>

<p>
	Dış tarafında ribozomlar vardır. Üzerinde porlar vardır. Bu porlardan m-RNA , t-RNA, proteinler geçebilir.
</p>

<p>
	2)     Çekirdek Plazması:
</p>

<p>
	Çekirdeğin içinde bulunan sıvıdır. İçerisinde proteinler, enzimler, DNA, m-RNA, çekirdekçik ve nükleotidler bulunur.
</p>

<p>
	3)     Çekirdekçik:
</p>

<p>
	Etrafında herhangi bir zar yoktur. Protein sentezi az olan hücrelerde büyüktür.
</p>

<p>
	Hücre bölünürken kaybolur. Bölünme bitince tekrar oluşur.
</p>

<p>
	4)     Kromatin Ağı:
</p>

<ul>
	<li>
		Hücre bölünmesinden önce dağınık haldeki kromozomlara Kromatindenir.Kromatinler hücre bölünmesinde kısalıp kalınlaşarak kromozomları oluştururlar. Bir kromozom iki kromatit bir araya gelerek oluşur. Yapısında DNA ve protein bulunur.
	</li>
	<li>
		Kromatiklerin birbirine  bağlanma noktalarına sentromer denir. Vücut hücrelerinde biri anneden biri babadan gelen kromozom çiftleri bulunur. Bu kromozonlar aynı özelliğe homolog kromozom denir. Kromozom sayısı canlıdan canlıya göre değişebilir veya aynıda olabilir. Kromozom sayısının fazla olması canlının gelişmişlik özelliklerini etkilemez.
	</li>
	<li>
		Vücut hücreleri kromozom sayısı bakımından 2n (Diploit), üreme hücreleri n (Hoploit) tir.
	</li>
	<li>
		Canlıların vücutlarına ait özellikleri taşıyan kromozomlara otozom ( Vücut kromozomları). Cinsiyeti belirleyen kromozomlara ise Gonozom denir.Gonozomlar, vücut hücrelerine 2 tane üreme hücrelerinde 1 tanedir.
	</li>
</ul>
]]></description><guid isPermaLink="false">565</guid><pubDate>Thu, 14 Dec 2017 22:31:42 +0000</pubDate></item><item><title>LYS, Bitkiler Alemi Konu Anlat&#x131;m&#x131;</title><link>https://www.biyolojigunlugu.com/topic/563/</link><description><![CDATA[<p>
	BİTKİLER ALEMİ
</p>

<ul type="disc">
	<li>
		Ökaryotturlar. Hepsi çok hücrelidir.
	</li>
	<li>
		Hücre çeperleri vardır ve hücre çeperinin ana maddesi selülozdur.
	</li>
	<li>
		Klorofil maddeleri kloroplast içindedir.
	</li>
	<li>
		Kloroplasttan başka; kromoplast ve lökoplast gibi renk maddelerde vardır
	</li>
	<li>
		Nişasta Depo ederler
	</li>
	<li>
		Yeşil bitkilerin hepsi otorfodur. Işık enerjisini kimyasal enerjiye çeviriler.
	</li>
	<li>
		Çoğu toprağa bağlı olduğu için yer değiştiremezler.
	</li>
	<li>
		Sinir ve duyu sistemleri yoktur.
	</li>
</ul>

<p>
	1: Tohumlu (Çiçekli) Bitkiler:
</p>

<p>
	Hepsi damarlıdır.Kök, gövde ve yaprakları gelişmiştir. Eşeyli üremelerini tohum olarak gerçekleştirirler.Embriyoyu besleyecek besin depoları oldukları için kara yaşamına uyum sağlamıştırlar. Doku ve organları iyi gelişmiştir.
</p>

<p>
	Tohumun meyve etrafımın örtüp, ötülmemesine göre iki alt bölüme ayrılır.
</p>

<p>
	a)     Açık Tohumlu Bitkiler.
</p>

<p>
	Tohumları etrafında zar bulunmaz. Tohumlar kozalak etrafında bulunur. Bu tür bitkiler iğne yapraklıdır. Kışın yapraklarını dökmezler.
</p>

<p>
	b)     Kapalı Tohumlu Bitkiler:
</p>

<p>
	Tohumlar meyve etrafında örtülmüştür. Çiçeklerinde taç ve çanak yaprakları vardır. Tohumlar çenek sayısına göre 2 alt gruba ayrılılar.
</p>

<ul type="disc">
	<li>
		Tek Çenekliler: Tohumlarında sadece bir tane çenek yaprağı vardır. Kambiyom dokusu olmadığı için, enine kalınlaşma görünmez.
	</li>
	<li>
		Çift Çenekliler: Tohumlarında 2 tane çenek Yaprağı bulunur. Kambiyoma sahiptirler
	</li>
</ul>

<p>
	2: Sporlu (Çiçeksiz) Bitkiler:
</p>

<p>
	Üreme ve gelişimlerinde çiçek oluşturmazlar. Spor oluşturarak eşeysiz üremiyi, gamet oluşturarak eşeyli üremeyi gerçekleştirirler. Bu iki üreme çeşidi birebirinin devamı şeklindedir ve bu olaya döl almaşı denir. Suya bağılıdırlar.
</p>

<p>
	İletim demetleri bulunup bulunmamasına göre 2’ye ayrılırlar.
</p>

<p>
	a)     Damarlı Sporlu Bitkiler:
</p>

<p>
	İletim demetleri olup, sporla üreyen bitkilerdir. Gerçek kök, gövde ve yapraklarda bulunmaz. ÖR: Eğreltiotu
</p>

<p>
	b)     Damarsız Sporlu Bitkiler:
</p>

<p>
	Yaprak, kök veya gövdeleri yoktur veya çok basittiler. Bu tip vücut yapısına tallus denir. ÖR: Yeşil su yosunları, karayosunları
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">563</guid><pubDate>Thu, 14 Dec 2017 22:30:58 +0000</pubDate></item><item><title>Canl&#x131;lar&#x131;n genel ortak &#xF6;zellikleri nelerdir?</title><link>https://www.biyolojigunlugu.com/topic/550/</link><description><![CDATA[<p>
	1. Özel Bir Kimyasal Dizilime Sahip Olmaları;
</p>

<p>
	Tüm canlılar genleri oluşturan çekirden asitlerini  ”DNA-RNA”  içerirler.Tüm genler aynı birimlerden; fakat değişik dizilimlerden oluşmuştur.
</p>

<p>
	2.Hücresel Dizilim;
</p>

<p>
	Hücre birçok kimyasal değişimin yapılabilmesi için değişik enzimleri ve en önemlisi yalnız başına kendinin aynını üretebilecek yeteneğe sahiptir.
</p>

<p>
	3.Organizasyon;
</p>

<p>
	Canlıların çeşitli vücut kısımlarının görev bölümüne ve belirli kurallar içerisinde canlılık etkinliğini devam ettirmelerine Organizasyon denir.Farklılaşmış vücut kısımları değişik görevleri üzerine almıştır.Hatta bir hücreli canlılarda ergin evrede, boy ve şekil sabit olmakla beraber hücrenin farklı kısımları farklı görevleri üzarine almıştır.
</p>

<p>
	4.Uyarılma;
</p>

<p>
	Bütün canlılar çevrelerindeki fiziksel ve kimyasal koşulların değişimine karşı tepkileri kalıtsaldır.Basit organizmalarda uyarı, genel olarak bütün vücutla algılandığı halde, yüksek organizmalarda duyu organlarının yeri merkezileşmiştir.
</p>

<p>
	5.Hareket;
</p>

<p>
	Beslenme, korunma, üreme, yayılma, en rahat edebileceği bölgeyi bulma vb. gibi yaşamın temel işlevlerini yürütebilmek için ilkel organizmalarda ya vücudun tamamiyle ”protoplazmik hareketi” ile ya bir kısmıyla ”sil ve kamçı hareketleri” ile yada yüksek organizmalarda görülen yürüme, yüzme, uçmanın sağlanabilmesi için belirli organ oluşumu görülür.
</p>

<p>
	6.Enerji Kullanımı;
</p>

<p>
	Hücre kendi başına enerji üretemez dışarıdan kaynak sağlamak zorundadır.Hayvanlar enerji bağları içeren moleküller yıkmak suretiyle gerekli enerjiyi sağlarlar.Bitkiler ise enerji kaynağı olarak güneş ışınlarını kullanırlar.
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">550</guid><pubDate>Thu, 14 Dec 2017 21:57:36 +0000</pubDate></item><item><title>LYS, Canl&#x131;lar&#x131;n S&#x131;n&#x131;fland&#x131;r&#x131;lmas&#x131; Konu Anlat&#x131;m&#x131;</title><link>https://www.biyolojigunlugu.com/topic/544/</link><description><![CDATA[<div id="ust-kisim">
	<div id="post-feat-img">
		CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI
	</div>

	<div>
		Canlılar benzer ve farklı özelliklerine göre gruplandırılmasına sınıflandırma denir. Sınıflandırma bilimi: Sistematik (Taksonomi)dir. Günümüzde canlıların anatomik yapısını ve genetik yapısını esas alan sınıflandırmaya  Filogenetik sınıflandırma denir. Filogenetik sınıflandırmada canlıların organlarının yapısı, genetik özellikleri, sindirim sitemi, solonum sitemi, dolaşım sistemi, boşaltım, sinir, üreme sistemleri ve embriyonik gelişim evreleri dikkate alınır.
	</div>
</div>

<p>
	Homolog Organ:
</p>

<ul>
	<li>
		Kökenleri aynı, görevleri farklı olan organlardır. Örnek: İnsanın kolu, yarasının kanadı, balinanın süzgeçi
	</li>
</ul>

<p>
	Analog organ:
</p>

<ul>
	<li>
		Kökenleri farklı görevleri aynı olan organlardır. ÖR: Yarasanın Kanadı, sinek kanadı
	</li>
</ul>

<p>
	Tür: Kendi aralarında çiftleştiklerinde verimli döller meydana getiren yapı bakımından birbirine benzeyen bireyler topluluğudur.
</p>

<p>
	Tür&gt;&gt;Cins&gt;&gt;Familya&gt;&gt;Takım&gt;&gt;Sınıf &gt;&gt;Şube&gt;&gt;Alem
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">544</guid><pubDate>Thu, 14 Dec 2017 08:55:20 +0000</pubDate></item><item><title>LYS, Hayat&#x131;n Ba&#x15F;lang&#x131;c&#x131;, Evrim Teorileri</title><link>https://www.biyolojigunlugu.com/topic/367/</link><description><![CDATA[<p>
	Hayatın Başlangıcı ve Evrim Teorileri
</p>

<p>
	Bilim adamları uzun yıllardır hayatın nasıl başladığını bulmaya çalışmışlar ve bunun üzerine bir çok hipotez, görüş ve teoriler (Doğal Seleksiyon, Evrimle ile ilgili Görüşleri(Lamarck’ın Görüşleri, Darwin’in Görüşleri), Abiyogenez Hipotezi, Biyogenez Hipotezi, Heterotrof Hipotezi, Ototrof Hipotezi,Panspermia Hipotezi) kurulmuştur.
</p>

<p>
	1.      Abiyogenez (Kendiliğinden Oluş) Hipotezi
</p>

<p>
	Eski Yunan filozofu Aristo canlıların kendiliğinde var olabileceğine, yani cansız maddelerden kendiliğinden ve kısa sürede meydana geldiğine inanıyordur. Ama bu hipotez ileri ki zamanlarda çürütülmüştür.
</p>

<p>
	2.      Biyogenez Hipotezi:
</p>

<p>
	Bu görüş canlının kendinden önceki canlılardan meydana geldiği öne sürer.a
</p>

<p>
	3.      Panspermia Hipotezi:
</p>

<p>
	Bu görüş yeryüzündeki yaşamanın başka bir gezegenden ya da uzaydan geldiğini öne sürer. Günümüzde bu fikri savunanlar vardır. Ama bu görüş ilk canlının nasıl oluştuğu hakkında bir fikir ileri sürmüyor.
</p>

<p>
	4.      Ototrof Hipotezi:
</p>

<p>
	Bu hipoteze göre dünyada ilk meydana gelen canlı ototroftur.Ototroflar hem kendilerinin hem de başka canlıların yaşabileceği besinleri üretebildiği için karmaşık yapıda anlılardır. Bazı bilim adamları böyle karmaşık yapılı bir ototrofun ilk meydana gelen canlı olamayacağı idea ederek bu fikri karşı çıkmışlardır. Ototrofların karmaşık bir yapıda olması için milyonlarca yılın geçtiğini söylüyorlar.
</p>

<p>
	5.      Heterotrof Hipotezi:
</p>

<p>
	Bu hipoteze göre ilk canlı heterotrof bir organizmadır İlk canlı dünyanın geçirdiği uzun süren kimyasal evrim sonucu ortaya çıkan özel koşullarda uzun süren bir zaman diliminde çok basit olarak oluşmuştur.Heterotrof hipotezi Oparin ve Halden tarafından ileri sürülmüştür.İlk atmosferdeki basit gazlar ilk atmosfer koşullarındaki enerjilerle iyonlaşıp birleşerek ilk organik molekülleri oluşturur.
</p>

<p>
	Kanıt : Wöhler deneyi : CO2 + NH3  ÜreMiller deneyi : CH4 , NH3 , H2O , H2 Mor ötesi ve elektrik şarjıyla organik moleküllere dönüşür.Oluşan basit organik moleküller kimyasal yolla birbirini etkileyerek kompleksleşmişlerdir.Kanıt : FOX deneyi; Erime noktasına kadar ısıtılan aminoasitlerden bir çeşit protein elde etmiştir.
</p>

<p>
	Sulara taşınan kompleks moleküller arasındaki çarpışmalarla elektron <acronym>ALIŞVERİŞ</acronym>i olmuş iyonlaşmışlardır. Farklı yüklü iyonlar birbirini çekerek organik molekül kümeleri oluşur. Yoğun olan bu moleküller su difüzyonuyla sudan zarımsı bir yapıyla çevrilerek KOASERVAT’ı meydana getirir. Hücre öncüsü diyebileceğimiz koaservatların dayanıklı olanları evrimleşerek ilk heterotrofları oluşturur
</p>

<p>
	EVRİMLE İLE İLGİLİ GÖRÜŞLER:
</p>

<p>
	Lamarck’ın Görüşleri:
</p>

<ul>
	<li>
		Biyolojide türlerin değişebileceğini ilk ortaya atan Fransız Buffon ve Lamarck’tır. Bu görüşe göre bitki ve hayvan türleri, çevre şartlarının etkisiyle değişebilmektedir.
	</li>
	<li>
		Lamarck; canlıların çevre şartları ile sonradan kazandıkları özellikler ileri nesillere aktarılır. Diğer bir nokta ise kullanma ve kullanmama. Bu görüşe göre canlı bir vücudunun bir parçasını çok kullanırsa gelişir ve kuvvetlenir. ÖR: Zürafalar.Kullanılmayan kısımlar ise zamanla zayıflar, küçülür ve hatta kaybolur.
	</li>
	<li>
		Deneyler sonradan kazanılan özelliklerin döllere geçmeyeceğini göstermiştir.ÖR: Bir farenin 20 nesil boyunca kuyruğu kesilmiş ama her seferinde yeni doğan farede kuyruk olmuştur.
	</li>
</ul>

<p>
	Darwin’in Görüşleri:
</p>

<ul>
	<li>
		Rekombinasyon: Eşeyli üreyen canlılarda farklı gametlerin birleşmesi sonucu yeni döllerin oluşması
	</li>
	<li>
		Varyasyon: Bir türdeki bireylerde görülen farklılık ve değişmedir. Kalıtsal varyasyonlar mutasyonla veya eşeyli üremesiyle ortaya çıkar (mayoz döllenme). Vücut hücrelerinde görülen mutasyonlar kalıtsal değildir. Üreme hücrelerinde görülen mutasyonlar kalıtsaldır.
	</li>
	<li>
		Kalıtsal olmayan çevresel varyasyonlara modifikasyon denir: ÖR: Kas geliştirmek, bronzlaşmak
	</li>
	<li>
		Doğal Seleksiyon (Seçilim): Bir türün ortama uyum sağlayanlarının yaşaması, sağlayamayanların ise yok olurlar.
	</li>
</ul>

<p>
	Doğal seleksiyonlar sonucu adaptasyonlar ortaya çıkar.
</p>

<ul>
	<li>
		Adaptasyon: Bir organizmanın belirli bir çevrede yaşama ve üreme şansını artıran kalıtsal olan özellik ya da  özellikler topluluğudur.
	</li>
</ul>

<p>
	Evrenin hammaddesi kalıtsal varyasyonlar, mekanizması ise doğal seleksiyondur.
</p>
]]></description><guid isPermaLink="false">367</guid><pubDate>Sat, 09 Dec 2017 13:09:09 +0000</pubDate></item><item><title>LYS, Hayvanlar Alemi Konu Anlat&#x131;m&#x131;</title><link>https://www.biyolojigunlugu.com/topic/365/</link><description><![CDATA[
<p style="background-color:#ffffff; border:0px; color:#222222; font-size:0.9rem; padding:0px; text-align:start; vertical-align:baseline">
	<strong style="border:0px; font-size:15.3px; padding:0px; vertical-align:baseline">HAYVANLAR ALEMİ </strong>
</p>

<p style="background-color:#ffffff; border:0px; color:#222222; font-size:0.9rem; padding:0px; text-align:start; vertical-align:baseline">
	Omurgalı ve omurgasız olmak üzere ikiye ayrılır. Çok hücreli, heterotrof ve yer değiştirebilen canlılardır.
</p>

<p style="background-color:#ffffff; border:0px; color:#222222; font-size:0.9rem; padding:0px; text-align:start; vertical-align:baseline">
	<strong style="border:0px; font-size:15.3px; padding:0px; vertical-align:baseline">1) Omurgasızlar</strong>
</p>

<ul style="background-color:#ffffff; border:0px; color:#222222; font-size:17px; padding:0px; text-align:start; vertical-align:baseline">
<li style="border:0px; padding:5px 0px; vertical-align:baseline">
		<strong style="border:0px; font-size:inherit !important; padding:0px; vertical-align:baseline">I) Süngerler :</strong> Basit yapılıdırlar. İskeletleri inorganik maddelerden yapılmıştır. Tatlı su ve denizde yaşayabilirler. Mezenşim adı verilen sıvının etrafında hücre tabakasının sarmasıyla oluşmuşlardır. Herhangi bir sisteme sahip değillerdir.
	</li>
	<li style="border:0px; padding:5px 0px; vertical-align:baseline">
		<strong style="border:0px; font-size:inherit !important; padding:0px; vertical-align:baseline">II) Sölenterler :</strong> Sindirim boşlukları vardır. Boşluk hem ağız hem anüs görevini yapar. Vücutları iki hücre tabakasından oluşur. Dışta yakıcı kapsülleri vardır. (Düşmana karşı koruyucu) Örnek : Deniz anası, Hydra, Mercanlardır.
	</li>
	<li style="border:0px; padding:5px 0px; vertical-align:baseline">
		<strong style="border:0px; font-size:inherit !important; padding:0px; vertical-align:baseline">III) Yassı solucanlar :</strong> Genellikle parazittirler. Sindirim sistemleri gelişmemiştir. Vücutta bulunan tek açıklık ağız ve anüs görevini yapar. Sinir ve üreme sistemi vardır. Örnek : Planaria, Tenya, Karaciğer kelebeği.
	</li>
	<li style="border:0px; padding:5px 0px; vertical-align:baseline">
		<strong style="border:0px; font-size:inherit !important; padding:0px; vertical-align:baseline">IV) Yuvarlak solucanlar :</strong> Sindirim sistemlerinde ağız ve anüs olmak üzere iki açıklık vardır. Bazıları hayvanlarda parazit olarak yaşarlar. Örnek : Barsak solucanı, kancalı kurt.
	</li>
	<li style="border:0px; padding:5px 0px; vertical-align:baseline">
		<strong style="border:0px; font-size:inherit !important; padding:0px; vertical-align:baseline">V) Halkalı solucanlar :</strong> Sindirim sistemlerinde özelleşmiş bölümler vardır. Kapalı dolaşım sistemine sahiptirler. Örnek : Toprak solucanı, Sülük.
	</li>
	<li style="border:0px; padding:5px 0px; vertical-align:baseline">
		<strong style="border:0px; font-size:inherit !important; padding:0px; vertical-align:baseline">VI) Yumuşakçalar :</strong> Vücutları yumuşaktır ve iskeletsizdirler. Bazıları kabukludur (midye). Suda ve karada yaşarlar. Örnek . Ahtapot, midye, salyangoz.
	</li>
	<li style="border:0px; padding:5px 0px; vertical-align:baseline">
		<strong style="border:0px; font-size:inherit !important; padding:0px; vertical-align:baseline">VII) Kabuklular :</strong> Dış iskeletlidirler. Üyeleri eklemlidir. Tatlı su ve denizlerde yaşarlar. Örnek : Karides, yengeç, istakoz.
	</li>
	<li style="border:0px; padding:5px 0px; vertical-align:baseline">
		<strong style="border:0px; font-size:inherit !important; padding:0px; vertical-align:baseline">VIII) Örümcek, Akrep ve Keneler :</strong> Eklemli dört çift ayak taşırlar. Antenleri yoktur. Zehir bulunduran bir bez taşırlar.
	</li>
	<li style="border:0px; padding:5px 0px; vertical-align:baseline">
		<strong style="border:0px; font-size:inherit !important; padding:0px; vertical-align:baseline">IX) Böcekler :</strong> Çoğu karada yaşar. Vücutları baş, göğüs ve karın olarak üç bölmeye ayrılır. Genellikle üç çift ayak, iki çift kanat taşırlar. Trake solunumu yaparlar. Dolaşım sistemleri açıktır. Örnek : Bit, arı, çekirge, sinek, ipek böceği.
	</li>
	<li style="border:0px; padding:5px 0px; vertical-align:baseline">
		<strong style="border:0px; font-size:inherit !important; padding:0px; vertical-align:baseline">X) Derisi dikenliler :</strong> Deniz hayvanlarıdır. Açık dolaşım görülür. Solunum solungaç, deri veya keselerle yapılır. Hareketlerini vücutlarından çıkardıkları diken gibi çok sayıda ayakları ile yaparlar. Örnek : Deniz kestanesi, deniz yıldızı gibi.
	</li>
</ul>
<p style="background-color:#ffffff; border:0px; color:#222222; font-size:0.9rem; padding:0px; text-align:start; vertical-align:baseline">
	<strong style="border:0px; font-size:15.3px; padding:0px; vertical-align:baseline"> 2) Omurgalılar :</strong>
</p>

<p style="background-color:#ffffff; border:0px; color:#222222; font-size:0.9rem; padding:0px; text-align:start; vertical-align:baseline">
	<strong style="border:0px; font-size:15.3px; padding:0px; vertical-align:baseline"><em style="border:0px; font-size:15.3px; padding:0px; vertical-align:baseline">Ortak Özellikleri :</em></strong><br><strong style="border:0px; font-size:15.3px; padding:0px; vertical-align:baseline">1-</strong> Sırtta sinir kordonu ve sinir ipi bulunur.<br><strong style="border:0px; font-size:15.3px; padding:0px; vertical-align:baseline">2-</strong> Solunum organları yutak ile bağlantılıdır.<br><strong style="border:0px; font-size:15.3px; padding:0px; vertical-align:baseline">3-</strong> Omurga denilen ortak bir iç iskelet yapıları vardır.<br><strong style="border:0px; font-size:15.3px; padding:0px; vertical-align:baseline">4-</strong> Dolaşımları kapalıdır.<br>
	Bu şubede 5 sınıf canlı grubu vardır.
</p>

<ul style="background-color:#ffffff; border:0px; color:#222222; font-size:17px; padding:0px; text-align:start; vertical-align:baseline">
<li style="border:0px; padding:5px 0px; vertical-align:baseline">
		<strong style="border:0px; font-size:inherit !important; padding:0px; vertical-align:baseline">I) Balıklar :</strong> İç iskeletleri kıkırdak veya kemiktendir. Genellikle yüzgeçli ve pulludurlar. Solungaç solunumu yaparlar. Kapalı dolaşım sistemine sahiptirler.
	</li>
	<li style="border:0px; padding:5px 0px; vertical-align:baseline">
		<strong style="border:0px; font-size:inherit !important; padding:0px; vertical-align:baseline">II) Kurbağalar :</strong> Karada ve suda yaşayabilirler. Larva döneminde solungaç, ergin dönemde akciğer solunumu yaparlar. Soğuk kanlı canlılardır. Örnek : Su ve Kara kurbağaları, semenderler.
	</li>
	<li style="border:0px; padding:5px 0px; vertical-align:baseline">
		<strong style="border:0px; font-size:inherit !important; padding:0px; vertical-align:baseline">III) Sürüngenler :</strong> Vücutları keratin pullarla kaplıdır. Derilerinde ter bezleri yoktur. Örnek : Yılan, Kertenkele, Timsah, Kaplumbağa soğuk kanlı canlılardır.
	</li>
	<li style="border:0px; padding:5px 0px; vertical-align:baseline">
		<strong style="border:0px; font-size:inherit !important; padding:0px; vertical-align:baseline">IV) Kuşlar :</strong> Vücut sıcaklılkları sabittir. Bu yüzden sıcak kanlıdırlar. Kanat ve tüy taşırlar. Kalpleri 4 odacıklıdır. Dolaşım sistemleri kapalıdır.
	</li>
	<li style="border:0px; padding:5px 0px; vertical-align:baseline">
		<strong style="border:0px; font-size:inherit !important; padding:0px; vertical-align:baseline">V) Memeliler :</strong> Sıcak kanlıdırlar. Derilerinde genellkle kıllar bulunur. <em style="border:0px; padding:0px; vertical-align:baseline">Yavrularını sütle beslerler.</em> Kalpleri dört gözlüdür. Denizde ve karada yaşayabilirler. Örnek : Yarasa, Fok balığı, Kirpi, Sincap, Tavşan, Balina, Yunus, İnsan vs.
	</li>
</ul>
]]></description><guid isPermaLink="false">365</guid><pubDate>Sat, 09 Dec 2017 13:08:05 +0000</pubDate></item><item><title>LYS, Protista Alemi Konu Anlat&#x131;m&#x131;</title><link>https://www.biyolojigunlugu.com/topic/363/</link><description><![CDATA[
<p style="background-color:#ffffff; border:0px; color:#222222; font-size:0.9rem; padding:0px; text-align:start; vertical-align:baseline">
	<strong style="border:0px; font-size:15.3px; padding:0px; vertical-align:baseline">PROTİSTA ALEMİ</strong>
</p>

<p style="background-color:#ffffff; border:0px; color:#222222; font-size:0.9rem; padding:0px; text-align:start; vertical-align:baseline">
	Bu alemde bulunan tüm canlılar ökaryot hücre yapısına sahiptirler ve genelde bir hücreli canlılardır.Pratista alemindeki canlılar siller,kamçılılar, kök ayaklılar, sporlular ve cıvık mantarlar diye 5′e ayrılırlar ilk olarak siller göreceğiz.
</p>

<p style="background-color:#ffffff; border:0px; color:#222222; font-size:0.9rem; padding:0px; text-align:start; vertical-align:baseline">
	<strong style="border:0px; font-size:15.3px; padding:0px; vertical-align:baseline">1:Siller:</strong>
</p>

<ul style="background-color:#ffffff; border:0px; color:#222222; font-size:17px; padding:0px; text-align:start; vertical-align:baseline">
<li style="border:0px; padding:5px 0px; vertical-align:baseline">
		Üzerinde küçük tüysü canlılar bulunur. Hetetrof canlılardır. <em style="border:0px; padding:0px; vertical-align:baseline">ÖR: Terliksi Hayvan.</em>
	</li>
</ul>
<p style="background-color:#ffffff; border:0px; color:#222222; font-size:0.9rem; padding:0px; text-align:start; vertical-align:baseline">
	<strong style="border:0px; font-size:15.3px; padding:0px; vertical-align:baseline">2: Kamçılar:</strong>
</p>

<ul style="background-color:#ffffff; border:0px; color:#222222; font-size:17px; padding:0px; text-align:start; vertical-align:baseline">
<li style="border:0px; padding:5px 0px; vertical-align:baseline">
		Organelli olarak kamçıları bulunur. Ayrıca kloroplastları bulunur. Gündüz fotosentez gece ise hetetrof belenir.
	</li>
</ul>
<p style="background-color:#ffffff; border:0px; color:#222222; font-size:0.9rem; padding:0px; text-align:start; vertical-align:baseline">
	<strong style="border:0px; font-size:15.3px; padding:0px; vertical-align:baseline">3: Kök Ayaklılar:</strong>
</p>

<ul style="background-color:#ffffff; border:0px; color:#222222; font-size:17px; padding:0px; text-align:start; vertical-align:baseline">
<li style="border:0px; padding:5px 0px; vertical-align:baseline">
		Belirgin bir şekilleri yoktur. Yalancı ayaklarıyla hem hareket eder hem de besinlerini içeri alırlar. Hetetrof beslenirler.
	</li>
</ul>
<p style="background-color:#ffffff; border:0px; color:#222222; font-size:0.9rem; padding:0px; text-align:start; vertical-align:baseline">
	<strong style="border:0px; font-size:15.3px; padding:0px; vertical-align:baseline">4: Sporlular:</strong>
</p>

<ul style="background-color:#ffffff; border:0px; color:#222222; font-size:17px; padding:0px; text-align:start; vertical-align:baseline">
<li style="border:0px; padding:5px 0px; vertical-align:baseline">
		Hayvanlar üzerinde yaşayan parazit hetetrof canlılardır. Sporla çoğaldıkları için bu ismi alırlar.
	</li>
</ul>
<p style="background-color:#ffffff; border:0px; color:#222222; font-size:0.9rem; padding:0px; text-align:start; vertical-align:baseline">
	<strong style="border:0px; font-size:15.3px; padding:0px; vertical-align:baseline">5:Cıvık Mantarlar:</strong>
</p>

<ul style="background-color:#ffffff; border:0px; color:#222222; font-size:17px; padding:0px; text-align:start; vertical-align:baseline">
<li style="border:0px; padding:5px 0px; vertical-align:baseline">
		Belirgin bir şekilleri yoktur. Çok çekirdeklidirler. Amip gibi hareket ederler. Eşeyli ve sporla çoğalabiliriler. Parazit ve saprofit beslenirler.
	</li>
</ul>
]]></description><guid isPermaLink="false">363</guid><pubDate>Sat, 09 Dec 2017 13:07:18 +0000</pubDate></item><item><title>LYS, Bilim ve Biyolojinin Alt Bilim Dallar&#x131;</title><link>https://www.biyolojigunlugu.com/topic/356/</link><description><![CDATA[<p>
	Bilim Nedir?
</p>

<p>
	Bilim: Tarafsız yapılan deneyler ve gözlemlerle elde edilen düzenli bilgidir.
</p>

<p>
	Bilim: Gerçekleri bulmak için yapılan gözlem, deney ve araştırma şeklidir.
</p>

<p>
	Bilim İnsanı Kimdir ve Özellikleri
</p>

<p>
	Bilim ile uğraşan kişilere bilim insanı denir. Bilim insanının özellikleri;
</p>

<ul>
	<li>
		Meraklıdır
	</li>
	<li>
		İyi bir gözlemcidir
	</li>
	<li>
		Şüphecidir.
	</li>
	<li>
		Bilim insanı, çalışmaları sonuca ulaşıncaya kadar sürdürür.
	</li>
	<li>
		Tarafsızdır.
	</li>
	<li>
		Elindeki eşyalardan , materyalden en iyi şekilde yararlanabilme özelliğine *sahiptir.
	</li>
	<li>
		Diğer bilim adamları ve bilim dalları ile ilişkisi olmalıdır.
	</li>
	<li>
		Çalışmalarını belirli yöntemlere bağlı kalarak yapmamalıdır.
	</li>
</ul>

<p>
	Yaşamamız esnasında gözlemlediğimiz olaylara yönelik neden niçin nasıl sorularını sorarız. Sorulara cevap bulamıyorsak çözülmesi gereken bir problem var demektir. Bilimsel bir problem gözlemle ortaya çıkar vebilimsel bir çalışma ile çözülür. Bilimsel çalışmanın temelinde deney ve gözlem vardır.
</p>

<p>
	Bilimsel Çalışma Yönteminin Basamakları
</p>

<p>
	1- Problemin Belirlenmesi:
</p>

<p>
	Problem: Yanıt bekleyen her soru problemdir. Bilimsel çalışmada ilk iş problemi bütün ayrıntılarıyla ortaya koymakla oluşur ve problemler gözlemle oluşur.
</p>

<p>
	Herhangi bir doğa olayının duyu organları ile incelenmesine gözlem denir.
</p>

<p>
	Gözlemler nitel ve nicel gözlem olmak üzere ikiye ayrılır.
</p>

<p>
	Nitel Gözlem: Bir ölçü aracının yardımı olmadan doğrudan duyu organlarıyla yapılan gözlemdir. ÖR: Şekerin suda çözünmesi , fenol kırmızısının karbondioksitli ortamda sarı renk vermesi gibi.
</p>

<p>
	Nicel Gözlem: Bir ölçü aracının yardımıyla yapılan gözlemdir. ÖR: Suyun 100 C de kaynaması , 1 mL kanda 8-10 bin civarında akyuvar hücresi bulunması gibi.
</p>

<p>
	2: Veri Toplamak:
</p>

<p>
	Problem ile ilgili verileri toplamak, problemle ilgili gerçeklerin toplanması gerekir.
</p>

<p>
	3: Veriler Işığında Hipotez Kurmak:
</p>

<p>
	Hipotez: Bilim insanı tarafından problemin çözümüne yönelik ortaya konulan geçici çözüme hipotez denir.
</p>

<p>
	İyi bir hipotezin özellikleri
</p>

<ul>
	<li>
		Gerçeklere dayanmalı.
	</li>
	<li>
		Problemle ilgili verileri kapsar.
	</li>
	<li>
		Gözlem ve deneye dayanır.
	</li>
	<li>
		Araştırmaya açık olmalıdır.
	</li>
	<li>
		Problemin çözümüne yönelik sorulara ışık olmalı.
	</li>
</ul>

<p>
	4: Hipoteze Dayalı Tahminler Yapılır.
</p>

<p>
	Hipotezin kurulma aşamasından sonra, onun geçerli olup olmadığının araştırması, doğrulanması veya çürütülmesi gerekir.
</p>

<p>
	Bunun için, ilk önce hipoteze dayalı bazı tahminlerde bulunulur. Tahminleri yapılırken,  eğer, ise gibi bağlaçlar kullanılır.
</p>

<p>
	5: Kontrolü Deney Düzenlemek
</p>

<p>
	Kontrolü Deney: Bir faktörün değiştirilip diğer faktörler sabit tutulmasıyla yapılan deneye denir.
</p>

<p>
	Not: Eğer deney ve gözlemler hipotezi doğrulamazsa hipotez terk edilir.
</p>

<p>
	6: Hipotezin Teori Haline Dönüşmesi:
</p>

<p>
	Deney ve Gözlemler hipotezi doğrularsa hipotez geçerlik kazanır. Hipotez de geniş bir geçerlilik kazanırsa teori adını alır.
</p>

<p>
	Teori: Sürekli olarak kanıtlarla desteklenen hipotezdir.
</p>

<p>
	7:Teorinin Kanuna Dönüşmesi
</p>

<p>
	Kanunun Teorinin evrensel ve bilimsel alanda geçerlilik kazanmış halidir.
</p>

<p>
	Biyolojinin Konusu ve Bölümleri
</p>

<p>
	Biyoloji: canlı bilimidir (bio= canlı, loji= bilim).Canlıları inceleyen bir bilim dalıdır.Canlıların yapılarını, özelliklerini, birbirleriyle olan ilişkisini, yapısını davranışlarını, çeşitliliğini ve yapılarında gerçekleşen temel yaşamsal olayları inceler.
</p>

<p>
	Canlıları Tek bir çatı altında incelemek zordur.Bu yüzden bir çok biyolojinin alt dalı olmuştur.. Bunlardan ” Zooloji ve Botanik” Biyolojinin ana dallarını oluşturur.
</p>

<ul>
	<li>
		Zooloji : Hayvanları inceler
	</li>
	<li>
		Botanik : Bitkileri inceler
	</li>
	<li>
		Sitoloji : Hücre bilimidir.Hücrelerin yapısını ve metabolizmasını
	</li>
	<li>
		Histoloji : Doku bilimidir.Dokuların yapısını , görevlerini
	</li>
	<li>
		Fizyoloji : Doku , organ ve sistemlerin çalışmasını ve görevlerini inceler.Histoloji ile Anatomi bilimlerinin bir bileşkesi denilebilir.
	</li>
	<li>
		Anatomi : İç organların yapısını, görevlerini ve birbirleri ile olan ilişkilerini inceler.
	</li>
	<li>
		Morfoloji : Canlıların dış yapılarını inceler.
	</li>
	<li>
		Bakteriyoloji : Bakteri bilimi.,
	</li>
	<li>
		Taksonomi : Canlıların sınıflandırılmalarını
	</li>
	<li>
		Genetik : Canlıların kalıtsal özelliklerini ata canlıdan oğul döllere nasıl aktarıldığını inceler.Ayrıca genlerin çalışma mekanizmasını inceler.
	</li>
	<li>
		Palentoloji : Fosil bilimi.
	</li>
	<li>
		İhtiyoloji : Balık bilimi.
	</li>
	<li>
		Parazitoloji : Parazit bilimi.
	</li>
	<li>
		Entomoloji : Böcek bilimi.
	</li>
	<li>
		Embriyoloji : Canlıları zigottan yeni bir fert oluncaya kadar geçirdiği evreleri inceler.
	</li>
	<li>
		Mikrobiyoloji : Mikroorganizmaları
	</li>
	<li>
		Viroloji : Virüs bilimi.
	</li>
	<li>
		Biyokimya : Canlıların kimyasal yapısını
	</li>
	<li>
		Moleküler Biyoloji : Canlıların yapısını moleküler seviyede inceler.Ör: protein sentezi.
	</li>
	<li>
		Mikoloji : Mantarları
	</li>
	<li>
		Patoloji : Hastalıklı doku ve organları
	</li>
	<li>
		Ekoloji : Canlıların birbirleri ile ve çevreleri ile olan ilişkilerini
	</li>
	<li>
		Ornitoloji : Kuş bilimi.
	</li>
	<li>
		Biyoteknoloji : Biyolojik sistemlere ve organizmalara uygulanan , kendilerinden yararlanılması  ve istenilen biçimlere ve ürünlere dönüştürülebilmeleri amacıyla kullanılan bilimsel teknikler ve endüstriyel yöntemlerdir.
	</li>
</ul>
]]></description><guid isPermaLink="false">356</guid><pubDate>Sat, 09 Dec 2017 11:47:56 +0000</pubDate></item><item><title>LYS, Koloniler Konu Anlat&#x131;m&#x131;</title><link>https://www.biyolojigunlugu.com/topic/348/</link><description><![CDATA[<p>
	Koloniler:
</p>

<ul>
	<li>
		Bölünme sonucu oluşan tek hücreli organizmaların müsilaj madde içinde bir arada kalmaları ile oluşur
	</li>
	<li>
		Protistalarda daha çok kamçılılarda görülür
	</li>
	<li>
		Tek ve çok hücreliler arasında geçiş formu oluşturur
	</li>
	<li>
		En basiti Gonium en gelişmişi Volvox’tur
	</li>
</ul>

<p>
	Gonium kolonisi
</p>

<ul>
	<li>
		4-6 hücreli koloniledir
	</li>
	<li>
		Hücreler arası iş bölümü yok
	</li>
	<li>
		Hücre koloniden ayrılıp bağımsız yaşayabilir
	</li>
</ul>

<p>
	Pandorina Kolonisi
</p>

<ul>
	<li>
		8, 16 veya 32 li hücre kolonileri şeklinde olabilir
	</li>
	<li>
		Her hücre bireysel yeteneklerini korur.
	</li>
	<li>
		Özelleşme ve iş bölümü yoktur.
	</li>
	<li>
		Koloni dağılacak olursa hücreler yaşamlarına bağımsız olarak devam edebilir.
	</li>
</ul>

<p>
	Volvoks Kolonisi
</p>

<ul>
	<li>
		1000 – 3000 arası hücreden oluşan koloniler şeklinde bulnurlar
	</li>
	<li>
		Hücreler bağımsız olmayıp aralarında sitoplazmik bağlantılar taşır.
	</li>
	<li>
		Hücreler arasında farklılaşmalar görülür.
	</li>
	<li>
		Hücreler arasında farklılaşma ve işbölümü görülür.
	</li>
	<li>
		En dış kısımda yer alan hücreler korunma, beslenme (fotosentez) ve kamçıları ile koloninin hareketinden,
	</li>
	<li>
		En iç kısımda yer alan bazı hücreler de üremeden sorumludur.
	</li>
	<li>
		Ön arka kavramı gelişmiştir
	</li>
	<li>
		İlk ölüm ve ceset oluşumu görülür
	</li>
	<li>
		İlk vücut ve üreme hücresi farklılaşması görülür
	</li>
	<li>
		Dokulaşma yoktur.
	</li>
</ul>

<p>
	Volvox kolonisi üç tip hücreden oluşur:<br>
	a) Dış ön kısımdaki hücreler: Küçük , kloroplastlı,  kontraktil koful taşıt, kamçılı ve büyük göz lekeleri var. Beslenme, hareket ve bakterinin korunmasını sağlarlar.<br>
	b) Dış arka kısımdaki hücreler :Büyük , kloroplastlı,  kontraktil koful taşıt, kamçılı ve küçük göz lekeleri var. Beslenme, hareket ve bakterinin korunmasını sağlarlar.<br>
	c) İç kısımdaki hücreler: Koloni içine göçen akra kısımdaki büyük hücrelerdir. Kamçısızdır.Kontraktil koful ve göz lekeleri vardır. Hem eşeyli, hem de eşeysiz üremeyi gerçekleştirirler.<br>
	Organizasyon olarak çok hücrelilik<br>
	Çok hücreli canlılarda canlıyı meydana getiren her bir hücre belirli bir işi daha iyi yapabilmek için özelleşmiş, bu sırada bazı genel yeteneklerini kaybetmiştir. Özelleşmiş hücreler bir araya gelerek dokuları oluşturur.<br>
	Özelleşmenin Faydaları:
</p>

<ul>
	<li>
		Daha az enerji harcayarak daha kısa sürede, daha verimli iş
	</li>
	<li>
		Büyüklüğün artması ile korunma şansının artması
	</li>
	<li>
		Uygun olmayan durumlarda hayatta kalma şansının artması
	</li>
</ul>

<p>
	Özelleşmeden Doğan Bazı Sorunlar ve Çözümleri
</p>

<ul>
	<li>
		Çok sayıda hücrenin oluşturduğu kütlenin taşınması – Destek ve hareket sistemi
	</li>
	<li>
		İçerdeki hücrelerin çevre ile bağlantılarını yitirmeleri nedeniyle besin alımı – Sindirim sistemi
	</li>
	<li>
		Hücresel solunum için gerekli oksijenin alınması ve oluşan CO2 ve H2O’nun atılması – Solunum
	</li>
</ul>

<p>
	Sistemleşme
</p>

<ul>
	<li>
		Su ve atık madde atımı – Boşaltım sistemi
	</li>
	<li>
		Hücreler arası madde taşınması, güvenlik ve savunma – Dolaşım sistemi
	</li>
	<li>
		Üreme – Üreme sistemi
	</li>
	<li>
		Sistemler arası ilişkiler, çeşitli dengelere ait ayarlar, – Endokrin sistem
	</li>
</ul>
]]></description><guid isPermaLink="false">348</guid><pubDate>Sat, 09 Dec 2017 11:44:12 +0000</pubDate></item></channel></rss>
