Şeker beynimizi nasıl etkiler?


Profiterol_1

Bol soslu profiterol! Kakaolu kurabiyeler! Külahın kenarından damlayan dondurma! Bonibonlar! ve hatta çikolata parçacıklı yaş pastalar!!! Ağzınız sulanıyor mu? Muhtemelen birçoğumuzun canı çekti. Neden? Beynimizde neler oluyor? Sadece bunları düşünmek bile nasıl olur da bizi bu duruma getirir? Şekerli gıdalara karşı direncimizi düşüren şey nedir?

Şeker, bir molekül sınıfı olan karbonhidratları tanımlamak için kullanılan genel bir tabir olup, tükettiğimiz gıdalarda bol miktarda bulunur. Satın aldığınız ürünlerin “içindekiler” etiketini kontrol ettiğinizde de rahatlıkla “glikoz, früktoz, sükroz, maltoz, laktoz, dekstroz ve nişasta” gibi şekerin neredeyse bütün çeşitlerini görebilirsiniz. Yüksek fruktozlu mısır şurubu, meyve suyu, ham şeker ve hatta balda da aynı şekilde. Üstelik şeker sadece tatlılarda bulunmak zorunda da değil. Domates salçası, yoğurt, meyveli sodalar ve kurutulmuş meyvelerde de şeker içeriği bulunmaktadır. Kısacası şeker neredeyse her yerde. Dolayısıyla şekerin beyni nasıl etkilediği önemli bir soru haline geliyor.

Şu an en sevdiğiniz çikolatayı ve ya tatlıyı yediğinizi düşünün. Tatlınızın içindeki şeker molekülleri, dilinizdeki tat alma reseptörlerini aktive ederek beyin sapına (pons) ve oradan da üst beynin birçok kısmına dağılır. Bunlardan biri de serebral korteks. Serebral korteksin farklı bölümleri farklı tatları yönetir. Şeker beyinde parietal kortekste kodlanır ve bu noktada beynin ödül mekanizmasını aktive eder. Bu ödül mekanizması beynin farklı bölgeleri arasındaki bazı spesifik elektriksel ve kimyasal yolaklardan oluşur. Bu karmaşık yollar bilinçaltımızda oluşan o çok tehlikeli sorunun cevaplanmasında yardımcı olur: Tekrar yapmalı mıyım?

görsel: şekerin kodlandığı ve ödül sisteminin aktive edildiği bölge
görsel: şekerin kodlandığı ve ödül sisteminin aktive edildiği bölge

Bu sistem sadece gıdalarla aktive edilmiyor. Aynı zamanda sosyal davranışlar, cinsellik, sigara ve uyuşturucular da beynin ödül mekanizmasını aktive eden faktörlerdir. Ancak bu sistemin çok fazla aktive edilmesi, “tekrar isteme, kontrolü kaybetme, şeker töleransında artış” gibi bazı istenmeyen ve önemli etkilerin oluşmasına sebep olabilir.

Şimdi az önce ağzınıza attığınızı düşündüğünüz en sevdiğiniz tatlınıza geri dönelim. Önce midenize ve daha sonra bağırsaklarınıza ulaşacak. İlginç olan şu ki, bağırsaklarınızda da şeker reseptörleri var. Bu reseptörler tat almanızı sağlamaz ancak yine de beyne uyarı gönderir ve şunları söyler: “tamam artık yeme! Ama yine de yemek istiyorsan daha fazla insülin üretmeyi de göze almalısın!”

Ödül mekanizması dediğimiz sistemin en büyük silahı, önemli bir nörotransmitter olan dopamindir. Serebral kortekste çok sayıda dopamin reseptörü bulunur fakat eşit olarak dağılmış değiller; bazı bölgelerde daha yoğun bir şekilde toplanmış durumdadırlar. Bu alanlar ödül mekanizmasının “sıcak noktaları”dır. Alkol, nikotin ya da eroin gibi maddeler aldığımızda, beyne aşırı dopamin yüklemesi yapmış oluruz ve bu durum “tekrar tekrar isteme” duygusunu tetikler yani bağımlılık yapar!

16809339_10154976598277410_1566112522_n

 

Kimyasallar kadar olmasa da şeker de dopamin salınımına neden olur. Bu durum çocukların sağlıklı sebzelerden neden uzak durduğunu da muhtemelen açıklamaktadır. Peki, sağlıklı besinler tükettiğimizde ne olur?

Aç olduğunuzu ve dengeli bir öğün yemeye karar verdiğinizi düşünün. Bunu yaptığınızda yine ödül mekanizmanızın yoğun bölgelerinde dopamin seviyesi artacaktır. Ancak aynı yemeği günlerce düzenli olarak yerseniz, dopamin seviyesi zamanla azalır ve düzene girer. Çünkü beyin, yeni tatlar algıladığında, o tatlara karşı daha duyarlı olacaktır. Peki neden?

Bunun iki sebebi var; birincisi bozuk yiyecek tehlikelerine karşı gelişmiş güçlü bir savunma mekanizması olabilmesi, ikincisi ise diyetimizde ne kadar farklı türde yemek olursa, ihtiyacımız olan besin çeşitlerini alma ihtimalimiz o kadar artar. Peki, sağlıklı ve dengeli bir öğün yerine, bol şekerli bir öğün tercih ederseniz ne olur?

Eğer şekerli besinleri ara sıra tüketiyorsanız, etkisi sağlıklı öğün ile benzer olacaktır. Ancak eğer çok fazla yiyorsanız dopamin seviyesi dengelenmez. Yani ödüllendirilmiş hissetmek için daha fazla yemek ister ve yemeye devam edersiniz. Bu açıdan şeker uyuşturucuya benzer ve çok tatlı tüketen insanlarda, bağımlılarınkine benzer davranışlar görebilirsiniz. Yani evet, fazla şeker tüketmek bağımlılığa yol açabilir!

Ancak tabi ara sıra misafire ikram edilmek üzere alınmış profiterolden ve ya doğum günü pastanızdan bir parça yemekte de bir sakınca yoktur.


Şahane Şahane
18
Şahane
Keyifli Keyifli
14
Keyifli
Sevdim Sevdim
15
Sevdim
Garip Garip
10
Garip
Fena Değil Fena Değil
2
Fena Değil
Yetersiz Yetersiz
6
Yetersiz

Bir Cevap Yazın

Şeker beynimizi nasıl etkiler?

Porno
Hesabınız yok mu?
kayıt ol

Geri dön
giriş yap

Hesabın var mı? >>
giriş yap

Makale
Görsel