Jump to content

Cenk Önsoy

Yönetici
  • İçerik sayısı

    903
  • Katılım

  • Son ziyaret

4 Takipçiler

Cenk Önsoy Hakkında

  • Derece
    Proje Yöneticisi
  • Doğum Günü 26-08-1986

Güncel Profil Ziyaretleri

401 profil görüntüleme
  1. DNA değişikliği ile daha fazla oksijen taşıyan hemoglobin üretildi.

    Olimpiyatlarda sporcular için bir test daha eklenecek desenize -duz mantık-
  2. Doğru söze ne hacet..
  3. Doğuştan Malformasyonlar

    Yapısal, fonksiyonel, davranışsal ya da kalıtsal olabilir. 3 tane etkeni vardır. Genetik Etkenler ( genetik faktörlerin neden olduğu bozukluklar ): Tüm doğuştan anomalilerin 1/3’üne neden olurlar. Kromozom çiftleri sayısal ya da yapısal iki tür değişikliğe uğrayabilir. Sayısal Anomaliler: Genellikle non-disjunction ( kromozomların ayrılmaması ) sonucunda meydana gelir. Kromozom sayısındaki eksiklik ya da fazlalık aneuploidi (poliploidi) olarak adlandırılır. Monozomi: Bir otozomal kromozomun eksik olması durumudur. Bu tip yavrular genellikle ölür. Dolayısıyla da rastlanma sıklığı çok düşüktür. %99’u kendiliğinden düşer. %1 i ise Turner Sendromlu genotipe sahip olur. Trizomi: Bilinen çift kromozom yerine 3 kromozom bulunması durumudur. Nedeni non dis-junction’dır. 23 çift kromozomlu cins hücresi yerine 24 kromozomlu cins hücresi oluşur. Poliploidi: Kromozomların tüm sayı katlarını içerirler. En çok bilineni 69 kromozomlu triploidi’dir. II. Mayoz sırasında ikinci polar cismin ayrılmamasından veya bir oositin iki spermiumla aynı anda döllenmesinden gerçekleşir. Teraploidi (23x4=92 kromozom)de 92 kromozom gözlenir. Yapısal kromozom anomalileri: Çevre faktörlerinin etkisiyle kromozom kopması sonucunda oluşur. Bu etkenler radyasyon, ilaçlar, kimyasallar gibi etkenlerdir. Translokasyon: Kopan kromozom parçasının homolog olmayan kromozoma geçmesidir. Örneğin 21. kromozom ile 14. kromozom arasında translokasyon oluşursa kişi(yavru) fenotipi normal görülür. Bu kişilere dengeli translokasyon taşıyıcıları denir. Delesyon: Bir kromozomdan kopan parçanın kaybolmasıdır. Örneğin 5. kromozomun kısa parçası koparsa cirudi cat (kedi miyavlaması) ortaya çıkar. Bu tip kişiler mikrosefali ve zekâ geriliğine ve doğuştan kalp hastalığına sahiptirler. Halka kromozom: Bir delesyon tipidir. Kromozomun her iki son ucu kopup kaybolur. Kalan uçlar birleşerek halka yapısı oluştururlar. Mikro delesyon çok küçük oranda kromozom kayıplarıdır. Çevre Faktörlerinin Neden Olduğu Anomaliler: Anomaliye neden olan çevre faktörlerine teratojenler denir. Bunlar sigara içme, kafein, alkol, andojen, antibiyotik, antikoagülan ve birçok ilaçlardır. Anomalilerin % 7-10’unu oluşturur. Multifaktoriyal Kalıtım Anomalileri(genetik-çevrenin birlikte etkileşimi) : yarık dudak, yarık damak gibi anomaliler bu yolla ortaya çıkar. Nöral tüp defektleri, doğuştan kalça çıkığı, pilor stenozu bu yolla ortaya çıkar.
  4. Çoklu Gebelikler

    Başlıca çoğul gebelik nedenleri; Anovulasyona sahip kadınlarda tedavi amaçlı olarak kullanılan gonadotropinlerin veya diğer ilaçların etkisiyle birden fazla seconder oosit atılır ve çoklu gebelik ortaya çıkabilir. Kontraseptifler (doğum kontrol hapları) uzun süre alındıktan sonra bırakılırsa ovaryumda birden fazla seconder oosit atılmasına neden olur. Bu da çoklu gebeliğe neden olabilir. Anne genotipine ve yaşına bağlı olarak ortaya çıkabilir. IVF (invitro fertilizasyon) ve ET(embriyo transferi) yöntemi ile çoklu gebelikler ortaya çıkabilir. İkizlik: İki tane zigottan gelişirse dizigotik ikizlik (fraternal ikizlik), tek bir zigottan gelişirse monozigotik (benzer) ikizlik oluşur. Dizigotik ikizlik: genetiğe bağlıdır. Sıklığı ırklara göre değişir Monozigotik ikizlik: tüm ırklarda aynı sıklıkla gözlenir. Dizigotik ikizlik gelişimi: 2 adet seconder oosit 2 ayrı spermium tarafından döllenir. Gelişen ikizlerin cinsi aynı ya da farklı olabilir. Blastositler uterusa aralıklı gömülürlerse ikizler iki ayrı amnion ve iki ayrı corion kesesine ve iki ayrı plasentaya sahip olurlar. Ancak blastositler yakın gömülürlerse iki ayrı amnion keseleri, birbirine bitişik iki corion kesesi ve bir tane plasentaları olur. Monozigotik ikizlik gelişimi: Ovulasyonla atılan bir seconder oosit bir spermium tarafından döllenir. İkizler benzer genotip ve fenotipe sahiptirler. Şu alternatiflerle meydana gelebilir; Zigot iki blastomerli evreden morula evresine kadar olan dönemde ikiye ayrılır ve iki blastosit oluşur. Monozigotik ikizliğin %35’i bu şekilde meydana gelir. Blastosit iç hücre kitlesinin iki eşit parçaya ayrılmasıyla meydana gelir. %60’ı bu tip gelişimle olur. Bu tip gebelikte 2 ayrı amnion, ortak corion ve plasenta vardır. 2.i haftada embriyon diskinin enine 2 eşit parçaya bölünmesi ile gelişebilir. Buna monoamniotik ikizler denir. Bir amnion, bir corion ve bir plasenta vardır. Oluşma sıklığı %4 civarındadır. Bu tip ikizlerde göbek kordonu çok sıklıkla dolanır ve ikizlerden biri ya da her ikisi birden ölebilir. Monozigotik ikizde blastosit veya embriyon diskinin tam olarak ayrılmaması sonucunda yapışık ikizler meydana gelir. Üçüzlük: Tek bir zigottan gelişebilir. Embriyonik blastomer 3 eşit parçaya bölünür ve 3 tane birbirine benzer yavru oluşur. İki zigottan gelişebilir. Zigotların biri ayrı gelişir, bir tanesi ikiye bölünür. Bunun sonucunda bir tane farklı, iki tane benzer yavru oluşur. Üç ayrı seconder oosit, üç ayrı spermium tarafından döllenir ve üç ayrı yavru oluşur. Verilen bu örnekler dördüz, beşiz ve altızlık içinde geçerlidir.
  5. Doğum Eylemi

    Doğum dört evrede gerçekleşir: Dilatasyon (genişleme) : Uterusun cervix bölgesi genişlemeye başlar ve 2–3 dakikalık aralıklarda gerçekleşen kontraksiyonlarla baş gösterir. Cervix kanalı tam olarak açıldığında sona erer. Atılma: İlk doğumlarda 50 dk, ikinci ve daha sonraki doğumlarda 20 dk sürer. Plasenta safhası: plasenta ve fetal membranların atılmasıdır. 10 dakikadan az sürer. İyileşme: Myometrium kasılmaları spiral arterlerin kanamasını durudur ve kan kaybı önlenir. Doğumdan sonraki kanama 2 dk sürer.
  6. Fetal plasenta

    Corion kesesinden gelişir. 8. haftaya kadar corion villusları kesenin tüm yüzeyini kaplar. Corion kesesi büyüdükçe decudia capsularis ile ilişkili villuslar baskıya uğrar ve dejenere olur ve düz corion veya corion leave dediğimiz yapı oluşur. Decudia basalis ile ilişkili villuslar artarlar ve villus corionu ya da corion frondosumu yaparlar. Bazı corion villusları decudia basalise tutunurlar ve stem villus veya anchoring villusları oluştururlar. plasenta membranı 4 tabakadan oluşur. Bunlar dıştan içe doğru; sinsityotrofoblast sitotrofoblast corion villuslarının bağ dokusu fetüs kapiller endoteli Bu dörtlü yapı plasenta bariyerini oluşturur. 20. haftadan sonra membran incelir. Bunun nedeni ise sitotrofoblast ve bağ dokusunun kaybolmasıdır. Fetal plasenta Dolaşımı: Kirli kan göbek kordonundan 2 arter yoluyla plasentaya gelir. Corion tabakasına girdiğinde ışınsal dallar verir. Bu ışınsal dalların her biri bir anchoring villus içine girer ve burada da dallanarak yan villuslar içerisinde arterovenöz kapiller ağı oluşturur. Burada temizlenen kan bir tane vena aracılığıyla fetüse geri götürülür. Maternal plasenta Dolaşımı: Villuslar arası boşluğa anne kanı 80–100 tane spiral arter yoluyla gelir. Boşluk tavanına basınçla fışkırır. Daha sonra villus yüzeyinden yavaş yavaş aşağıya doğru akar ve bu akma sırasında fetüs kanı ile anne kanı arasında madde alışverişi gerçekleştirilir. Kirlenen anne kanı ise tekrar endometrial venler yoluyla anne dolaşımına geri gider. Tam gelişmiş bir plasentada villuslar arası boşlukta 150 ml kadar kan bulunur. Bu kan her dakikada 3–4 kez yenilenir. Plasenta İşlevi: 3 temel işlevi vardır. Metabolizma işlevi: Erken gebelik döneminde glikogen, kolesterol ve yağ asitlerini üreterek embriyonun beslenmesini sağlar. Taşıma işlevi: 4 mekanizma ile gerçekleşir. Bunlar; 1- basit difüzyon 2- kolaylaştırılmış difüzyon 3- aktif transport 4- pinositoz Taşınan maddeler ise gazlar (oksijen, karbondioksit, karbonmonoksit), besinler, vitaminler, glikoz, hormonlar, elektrolitler, antikorlar, ilaçlar, enfeksiyon ajanları vb. Endokrin işlevi: En tipik salgılanan hormon hCG dir. Bu hormon ikinci bir menstural döngüyü engeller. Corpus luteumun sürekliliğini sağlar. Diğer bir hormon hPL (human plesantal lactogen) dir. hPL ye hSC (human corionic somatomamotropin)de denir. Bu hormonların yanı sıra steroid hormon sentezi de yapılır. Bunlar progesteron ve östrojendir.
  7. Allantois Kesesi

    Allantois Kesesi iki kısımdan oluşur; fetal plasenta maternal plasenta Maternal plasenta decudia’dan gelişir. Konseptusunun bulunduğu bölgeye göre farklı tipleri vardır. Konseptus, embriyoyu da içeren embriyo dışı yapıların tamamına denir konseptusun hemen altındaki decudia basalis konseptusun üzerini örten decudia capsularis bu ikisinin dışında kalan kısım decudia parietalis Bu üç yapı maternal plasentayı meydana getiren yapılardır. Konseptus büyüdükçe uterus duvarından lümene doğru çıkıntı yapar. Bu çıkıntı karşı tarafın decudia parietalisi ile birleşir. 22. haftada decudia capsularis dejenere olur ve maternal plasenta decudia basalis tarafından yapılır.
  8. Vitellüs Kesesi ve önemi nedir?

    Başlangıçta corion kesesi içerisinde küçük bir kesedir. Embriyonun kıvrılması sırasında dorsal kısmı ilkel barsak kanalını yapacak şeklinde embriyo içine alır. 10.haftada orta barsağa bir sap ile bağlıdır. Kesenin sap kısmı önce göbek halkasına daha sonrada ilkel göbek kordonunda yer alır. Amnion kesesinin genişleyip corionla birleşmesi sonucu sapından kopar ve küçük bir yapı olarak bir süre varlığını sürdürür ve sonra da ortadan kalkar. Vitellüs kesesinin önemi: 2 ve 3. haftalarda uteroplesantal dolaşım başladığında embriyoya besin maddelerinin taşınmasında rol alır. 3. haftada kan yapına katılır 6. haftada karaciğer kan yapmaya başlayıncaya kadar bu kan yapımı işlevini sürdürür. 4. haftada dorsal kısmı ilkel barsak yapısına katılır. 3. haftada duvarında primordial germ hücreleri üretilir.
  9. Konuyla ilgili çılgın yorumlar gelir diye beklerken hiç dönüş olmaması oldukça garibime gitti gerçekten, üzüldüm de diyebilirim. Biraz daha takipteyim, bakalım yeterince insanın görmesini sağlayamadık galiba
  10. Amnion Sıvısı ve Özellikleri

    Erken dönemde amnion sıvısı az miktarda amnioblastlar tarafından üretilir. Sıvının büyük bölümü ise difüzyon yoluyla gelen, anneye ait doku sıvısıdır. Bunun difüzyonu decudia parietal iste gerçekleşir. Bunun yanı sıra fetüse ait solunum yollarından da günde 300–400 ml kadar amnion sıvısı üretilir 12.haftadan sonra fetüs amnion sıvısı içerisine idrar vermeye başlar. Amnion sıvısı 10.haftada 30 ml kadardır. 20.haftada 350 ml ve 37.haftada 700–1000 ml arasındadır amnion sıvısının su içeriği her 3 saatte bir değişir. Gebeliğin son dönemlerinde günlük 400 ml amnion sıvısı içerir. Amnion sıvısının az miktarda olması oligohidroaminoz olarak adlandırılır. Plesantal yetmezlik sonucunda oluşur. Böbreklerin gelişmemesi durumunda da ortaya çıkar. Amnion sıvısının fazla olması ide polihidroamnioz olarak adlandırılır. MSS bozukluğuna sahip fetüslerde fetüs su içermediğinden sıvıda fazlalık olur. Amnion Sıvısının Önemi: 1. embriyonun simetrik gelişimini sağlar. 2. embriyonun amnion kesesi duvarına yapışmasını önler. 3. embriyoyu dış darbelere karşı korur. 4. embriyonun vücut ısısını sabit tutar. 5. kas-iskelet sisteminin gelişmesini sağlar. 6. akciğer gelişimine katkıda bulunur.
  11. Fetal Membranlar

    Fetal membranlar ve plasenta fetüsü anneden ayıran yapılardır. Ancak bunlar aracılığıyla yapılan madde ve gaz alışverişi fetüsün büyümesini ve gelişmesini sağlar. Fetal membranlar; amnion, vitellüs, corion ve allantois keseleridir. Zigottan gelişirler. Vitellüs ve allantois haricinde hiçbirisi embriyo yapısına katılmaz. Göbek kordonu 5. haftada ilkel göbek halkasını oluşturur. Bu yapıyı oluşturan elemanlar şunlardır; 2 arter ve 1 vena içeren göbek damarları ile allantoisi içeren bağlantı sapı vitellüs kesesi damarları ve vitellüs sapı intraembriyonik ve extraembriyonik sölom boşluklarını birleştiren kanal 10. haftada ilkel göbek kordonu gelişir ve 3. ayın sonunda çevresi Wharton peltesi dediğimiz mezenşimal bağ dokusu ile çevrili 2 arter ve 1 venden oluşan esas göbek kordonu gelişir. Fetüste kirlenen kan 2 arter aracılığıyla plasentaya taşınır. Temizlenen kan ise vena aracılığıyla fetüse taşınır.
  12. Fetal Dönem ve Fetal Gelişim

    Fetal dönem 3.aydan doğuma kadar olan süredir. Fetüs Gelişimi: CR (crown rump) uzunluğu ile belirlenir. CR uzunluğu; fetüsün ortalama uzunluğudur Ya da CH (crown hell) uzunluğu ile de belirlenir. CH uzunluğu; baş topuk uzunluğudur. Uzunluk artışı 3.4.5. aylarda olur. Fetüsün ağırlıklı artışı ise en çok son 2 ayda olur. Gebelik süresi en son menstural kanama ile 280 gün (=40 hafta) fertilizasyona göre ise 266 gün (=38 hafta)dür. Aylık Değişiklikler: 3.ayın başında baş, CR uzunluğunun yarısını oluşturur. 5. ayda ise baş CR uzunluğunun 1/3 ü kadardır. CH uzunluğunun ¼ ü kadardır. 3.ayda yüz insanı andırmaya başlar. Gözler yanlarda yerleşiktir. Kulaklar normal yerlerinde çıkmışlardır ve extremiteler vücutta orantılı büyüklüklerine ulaşmışlardır. 12. haftada fetüsün cinsiyeti dışardan belli olur. 3.ayın sonunda refleks aktivitesi gösterir. Bu da kasların geliştiğinin göstergesidir. 4–5.aylarda fetüs hızla uzar. Gebeliğin ilk yarısında CR uzunluğu 15 cm dir. 5.ayın sonunda ise ağırlık ancak 500 gr kadardır. 5.ayda fetüs hareketi anne tarafından hissedilmeye başlar. 6. ayda deri kırmızı renkli ve buruşuktur. Bunun nedeni deri altında bağ dokusu oluşmamış olmasıdır. Doğumdan hemen önce deri vernix caseose denilen yağlı beyaz bir madde ile kaplanır. Fetüs ağırlığı doğumda 3000–3400 gr arasındadır. CR uzunluğu 36 cm CH uzunluğu 50 cm.dir. Anormal Fetal Büyüme: Fetal uzunluk ve ağırlık çok değişkendir. Fetüsün beklenen ağırlığından %10 veya daha fazla eksik olması durumuna IUGR(intrautherin growth retartasyon) denir. Bu tip bebekler SGA(small for gestinational age)adını alır. Bu tip bebeklerde nörolojik bozukluklar, konjinital malformasyonlar, hipoglisemi, hipokalsemi riski artar ve her 10 bebekten 1’i bu sendroma sahiptir. Prenatal Diagnozi(tanı): En ucuz ve en tehlikesizi ultrasonografi’dir. Plesantal ve fetal büyüklüğü çoklu gebeliklerin ve malformasyonları belirlemek için kullanılır (ör; nöral tüp defekti ). Amniosentez: Bir iğne yardımı ile anne karnından amnion kesesine girilerek 20–30 ml amnion sıvısı alınır. Amnion sıvısının alfa-fetoprotein miktarı ölçülür. Bu proteinin yüksek konsantrasyonlarda bulunması yavrunun nöral tüp defekti ya da spina bifidalı olduğunun göstergesidir. Sıvı içinde yer alan fetal hücreler kültür ortamında çoğaltılarak kromozom anomalileri için analiz edilir. Bu teknikler şu durumlarda kullanılmalıdır. geç yaşta gebelik (35 yaş sonrası ) ailede nöral tüp defektli bir kişi var ise daha önceki çocuklarda Down Sendromu gibi anomaliler var ise herhangi bir ebeveynde kromozom bozukluğu varsa annede X’e bağlı taşınan resesif taşıyıcılık varsa
  13. Emriyoner Dönem (3–8.Haftalar)

    Ektodermden Gelişen Yapılar: 3. haftanın başında alttaki notocordun indüksiyonu ile nöral plak gelişir. Bu olaya nörolasyon adı verilir. 3. haftanın sonunda nöral plağın kenarları yükselerek nöral katlantıları yapar. Nöral plağın ortasında ise nöral yarık oluşur. Katlantılar ortada çizgide kaynaşır ve nöral tüp gelişir. Tüpün baş bölgesinde anterior nöropor, kuyruk bölgesinde ise posterior nöropor adını verdiğimiz boşlukları içerir. Anterior nöropor 25. günde posterior nöropor 27.günde kapanır ve nörolasyon tamamlanır. Nöral Krista: Nöral katlantılar yükselip kaynaştığında nöral ektodermin tepe kısımları ayrık ve bu tepe kısımları sonradan nöral kristayı oluşturur. Nöral kristadan şu yapılar gelişir; duyu ve otonomik ganglionlar 5–7–9–10. cranial sinirlerin bazı ganglionları schwann hücreleri meninksler melanositler adrenal medulla craniofascial yapıların kemik ve bağ dokusu Nöral tüp kapandığında buradaki ektoderm kalınlaşması ortaya çıkar. Bunlardan biri otik plak ve diğeri ise lens plağıdır. Otik plak kulakları; lens plağı ise gözleri meydana getirir. Dolayısıyla birer çifttirler. Ektoderm Germ Tabakasının İleri Farklanmasıyla; Merkezi Sinir Sistemi Periferik Sinir Sistemi, Göz, Kulak, Burnun duyu epitelyumu Epidermis, Kıl, Tırnak ve buna bağlı yapılar Meme bezleri ve Hipofiz Bezi Mezodermden Gelişen Yapılar: 17.günde orta çizgiye yakın mezoderm hücreleri polifere olarak kalınlaşmış bir yapı olan paraxial mezodermi oluşturur. Daha lateraldeki mezoderm ise ince kalır ve lateral plak olarak adlandırılır. Mezodermin ileri gelişmesi ile iki tane yapı meydana gelir ve paraxial mezoderm ile visceral mezoderm arasında kalan kısım ise ana ya da intermediate mezoderm olarak adlandırılır. amnionu çevreleyen parietal mezoderm vitellüs kesesini çevreleyen visceral(splenik) mezoderm Somit Gelişimi: 3.haftanın başında paraxial mezodermden somit adı verilen yapılar gelişir. Bunlar ilk olarak baş bölgesinde ortaya çıkarlar daha sonra baş kuyruk yönünde her gün 3 tane olmak üzere gelişirler. 5.haftanın sonunda 42–44 çift somit gelişir. 4 tane occipital 8 tene cervical 12 tane thoracic 5 tane lumbal 5 tane sacral 8–12 tane coccygeal Bu dönemde embriyo yaşı; somit sayısıyla belirlenir. Somit Faklanması: 4.haftanın başında somitlerin ventral ve medial duvarlara sklerotomu oluşturur ve buda mezenşimi oluşturur. Dorsal somit duvarı ise dermayotomu yapar ve buradan myotom gelişir, bir kısmından da dermatom gelişir. Dolayısıyla her somit kendi sklerotomu, myotomu ve dermatomuna sahip olur. Ara mezodermden nefrotom gelişir. Nefrotomdan ise nefrojenik kordon gelişir ve daha sonra uriner sistem oluşur. Parietal ve visceral mezodermden seröz membranlar gelişir. 3.haftanın başında visceral mezoderm hücrelerinden anjioblastlar farklanır. Anjioblastlar ise kümeler oluşturarak kan damarlarını yaparlar. (anjiogenesis=kan damarı oluşumu) Endodermden Gelişen Yapılar: Endodermin anteriorundan ön bağırsak kaudal bölgesinden son bağırsak ve ikisi arasındaki bölgeden ise orta barsak gelişir. Baş kısmında buccofaringeal membran ile sınırlıdır, kuyruk kısmında ise cloaca membranı ile sınırlıdır. Endodermden; mide. barsak ve solunum yolları epiteli tiroid, paratiroid bezleri karaciğer ve pankreas parankiması tonsil ve tyhmusun retiküler stroması idrar kesesi ve urethra epiteli tympanic boşluk( kulak içindeki) ve östaki borusu (kulak ve ağzı bağlar) epiteli
  14. Trofoblast İleri Gelişimi

    3.haftanın başlangıcında trofoblast primer villus ile karakterizedir. Primer villus yapısında ortada sitotrofoblast hücreleri çevrede sinsityotrofoblast hücreleri yer alır. İlerleyen gelişimde mezoderm hücreleri villus merkezine göç ederek bir mezodermal öz oluştururlar. Bu yapıya da seconder villus adı verilir. İlerleyen evrelerde mezoderm hücrelerinden kan hücreleri ve kan damarları gelişir ve mezoderm tabakası decudia yönünde büyür. Bu yapıya tersiyer villus denir ve bu doku decudia ile bağlantı kurar. Oluşan kapiller corion plağı kapilleri ile bağlantı kurar. Böylece 4. haftada kalp atımı başladığında villus sistemi embriyoyu oksijen ve besin maddeleri ile desteklemeye hazırdır. Corion plağından decudia basalise uzanan villuslar stem villus ya da anchoring villus adını alır. Bu villuslardan çıkan yan dallar ise terminal villus adını alır ve anne ile yavru arasındaki madde alışverişi bunlar ile sağlanır.
  15. Notocord Oluşumu

    16.günde primitif çizgiden invajine olan mezenşim hücreleri baş kısmına göç eder. Procordal plağa oluşan notocord uzantısını yapar. Bu gerçekleşirken primitif çukur ileriye doğru uzanarak bir lümen oluşturur ve notocord kanalı gelişir. Notocord tüp benzeri bir yapıdır. Daha sonra ağzı oluşturacak bölgede orofarangial membran ile sınırlıdır. Kuyruk bölgesindeki sınırı ise kloaka membranı adını alır. Notocord embriyonun ilkel eksenini belirler ve ona diklik sağlar. Notocord kanalının tabanı ektoderme tavanı ise endoderme yapışıktır. 18.günde notocordun tabanı ve endodermde erimeler meydana gelir. Notocord tabanı bu erimeler ile tamamen ortadan kalkar ve kısa bir süre için amnion ve vitellüs keseleri arasında neuronterik kanal yoluyla bağlantı sağlanır. Tabanı eridikten sonra notocord plağı haline dönüşür. Notocord oluştuğunda alttaki endoderm tekrar sürekliliğini kazanır ve neuronterik kanal yok olur. 3.haftanın sonunda notocord tümüyle oluşur. Notocordun iki önemli işlevi vardır; Columna vertebralisi oluşturur. Vertebralar geliştikten sonra notocord dejenere olarak ortadan kalkar. Üstündeki ektodermi indükleyerek MSS’nin başlangıcı olan nöral plağın gelişimini başlatır. Bu arada vitellüs kesesini extraembriyonik mezoderm içinde yaptığı girinti ile allantois oluşur. Parmak benzeri bir çıkıntıdır. Erken dönemde kan yapımına katılır, geç dönemde ise idrar kesesi yapısına katılır.
×

Önemli Bilgilendirme

Kullanım Şartları, Gizlilik Politikası, Forum Kuralları sayfalarına göz atınız.