merak

Neden bir köpek ölürken duyduğumuz vicdan azabını bir örümcek ölürken duymuyoruz?

Çünkü sosyal olarak iletişime geçebildiğimiz canlılara karşı duygu besliyoruz haliyle bu duyguların arasında vicdanda var. Mesela bir laboratuvarda mikroorganizmaları inceliyoruz ardından lamı çöpe atıyoruz ve o mikroorganizma için vicdan azabı duymuyoruz veya bir bitki içinde aynısı söylenebilir. Örümcek çoğu insanın sevmediği bir canlı fakat seven bir insan için örümcek öldürmek vicdan azabına yol açabilir. Bu biraz daha subjektif bir olay, tamamen kişi ile alakalı diye düşünmekteyim.



13 Yorum

13 Yorum

  1. Biyolokum

    11 Ocak 2017 at 10:31

    Duvar yıkılırken nasıl bir detay düşünmüyorsanız, örümcekte de aynı şekilde fikirsiz kalırsınız. Köpek için örnek verilmiş, uzuvlar ve organ yapısı olarak zihninizde canlandırabildiğiniz bir acı gerçeğini empati yoluyla yine köpek üzerinden hayal gücüyle de olsa tahmin edebiliyorsunuz. Bu şekilde ilişkilendirme yapabiliyor ve detaylı olarak analizini zihninizde yaparak ne hissettiğini anlayabiliyorsunuz. Eğer manevi bir yakınlığınız yok ise sadece ne hissettiğini ve çıkarmakta olduğu sesler aracılığıyla duyusal yakınlık hissedersiniz, ancak örümcekte hiçbir fikriniz olmadığı için bilinçaltınızda yakınlık kuramaz, tamamen yabancı hissedersiniz.

  2. Misafir

    11 Ocak 2017 at 10:33

    kalan sağlar bizimdir, üzmeyin kendinizi
    [bkz] show must go on[/bkz]

  3. Biyoloji Günlüğü

    11 Ocak 2017 at 11:20

    Yorumları alalım arkadaşlar lütfen, düşündürücü bir konu, fikirlerinizi merak ediyorum.

  4. Müge Odabaşıoğlu

    11 Ocak 2017 at 11:37

    Köpekle duygusal bi bağ kuruyoruz..dostluğu, can yoldasi oluyo bize..sadakati koruyuculugu ona daha çok baglanmamizi sağlıyor. .doğal olarak ölünce üzülüyoruz. .

    • Biyoloji Günlüğü

      11 Ocak 2017 at 11:58

      Acaba sadece duygusal bağ ile mi alakalı yoksa empati ve homolog eşler ile ilgili bir canlandırma mı karar veremedik, duygusal ilişkilendirme mi buna sebep oluyor yoksa yakınlık mı? Yani cana üzülmüyoruz, sadece duygusallığımızı sağlayan aramızdaki bağ mı bize bu azabı hissettiriyor dersiniz?

  5. Cansev Doç Çetin

    11 Ocak 2017 at 13:22

    Bence sadece duygusal bağ değil toplumsal olarak öğretiler bu güzel bu çirkin bu iyi bu kötü gibi çocukluktan sokulan kalıplardan kaynaklanıyor ,çünkü vicdan mekanizman çalışıyorsa adalet duygun varsa her büyüyen şey canlıdır ve yaşama hakkı vardır yaşama hakkına saygın varsa örümceğede üzülürsün köpeğe de ha birde insanın kendini koruma iç güdüsü var bazı hayvanlara zarar verirken ,ben köye gittiğimizde evde ki böcekleri dışarı atarım çünkü biz onların yaşam alanlarını istila ediyoruz evlerinde rahatsız ediyoruz bir de ay ay deyip öldürüyoruz

  6. Misafir

    11 Ocak 2017 at 16:20

    İnsekt ve yılan korkularının sonradan da çeşitli kötü tecrübelerle kazanılması mevcut olsa da temelde genetik kodumuzda mevcut olduğu düşünülmekte.

    Bu korkuların ilkel atalarımızın tecrübelerinin bize aktarılması ile kazanılmış olabilir görüşü hakim görüştür. Aynı şekilde tüm insanlığın ortak rüyası olan yüksekten düşme rüyalarının da, vahşi hayvan saldırılarından korunmak için ağaçlarda yaşayan ortak atalardan bize miras kaldığı düşünülmekte.

    Bu durumda eğer kötü bir tecrübeniz yoksa, korkunuz da olmayabilir.

  7. Misafir

    11 Ocak 2017 at 16:21

    Bu bilgiyi Edward O. Wilson’un Doğa’nın Gizli Bahçesi kitabından doğrulayabilirsiniz. Eğer “tam bir saçmalık” olduğu ile ilgili kaynaklarınız, nitel gözlemlerinizden başka şeyler ise lütfen paylaşın, bizler de öğrenelim.

  8. Ece Kaya

    11 Ocak 2017 at 18:54

    Ben duyuyorum en küçük en tehlikeli böcek için de diğer tüm hayvanlar için de vicdan azabı duyuyorum genel olarak insanlar tabiki de böceklerin pis tehlikeli varlıklar olduklarını düşündükleri için onlara zarar verdiklerinde büyük bir mutluluk duyabiliyorlar

  9. Yunus Emre Dilek

    11 Ocak 2017 at 19:06

    Ben öldüğüne tanık olduğum her canlıya karşı vicdan azabı çekiyorum.

  10. Ismail Hakkı Akdeniz

    12 Ocak 2017 at 00:14

    ben duydum kardeş örümceğim vardı benim 2 sene aynı odada yaşadık biz sineklikle sinek öldürür verirdim
    ben üniye gidince annem ağlarını yok etmiş önce sonrada ölüsünü buldum
    dedim onuda götürmeliydim
    o yüzden tartışmayı başlamadan bitiriyorum dağılın 😀

  11. Hacer Köse

    12 Ocak 2017 at 01:26

    Biyolojik olarak bize benzeyen canlıların duyduğu fiziksel acıyı tahmin etmek daha kolay olur diye düşünüyorum. Bir böceğin ne şekilde bir fiziksel acı çektiğini hayal edemiyorum ya da hissedemiyorum. Bu hissizlik empati kurmayı engelliyor veya gerekli görmüyor. Bunların dışında aklıma gelen de insanın yaratılırken nasıl formatlandığı; bir uğur böceği gözümüze daha güzel gelir ve elimize alıp sevme cesareti gösterebiliriz ama aynı şey hamam böceği icin geçerli mi tartışılabilir (:

  12. A.g.

    12 Ocak 2017 at 19:47

    Açıkçası ben vicdan azabı duymuyor değilim. Mesela o yüzden vejeteryanları hiç anlatamıyorum. Bir papatyayı koparmakla bir kuşu vurmak bence aynı şey.
    Yaşayan her şeye saygı duymalı.
    Tek hücreli bile olsa!
    O yüzden size zarar vermeyeni bakteri bile olsa öldürmeyin 🙂

Yorum bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Biyoloji okumadan, görmeden, yaşamadan öğrenilecek bir bilim dalı değildir.

Cenk Önsoy

Bilgilerin yanlış anlaşılmasından ve buna bağlı olarak doğabilecek mağduriyetten sitemiz yasal sorumluluk altında değildir.

Sağlık, eğitim, finans, gıda vb. sorunlarınız için öncelikle bir uzmana ve profesyonele danışınız.

Bu sitede verilen bilgilerin kullanılmasının sorumluluğu tümüyle kullanıcıya aittir. Kaynaklar ve atıflar da gerektiğinde belirtilmiştir.

Biyolojigunlugu.com sayfalarında yer alan her türlü bilgi, görsel ve doküman sadece bilgilendirmek amacıyla verilmiştir.

...

Copyright © 2010 | Biyoloji Günlüğü

Yukarı