in

Hayvan Mıyız?

Konuya girmeden önce sorunun cevabını net bir şekilde vermek gerekir. Cevap: Evet!

 

Yeryüzünde yaşamış hiç bir insan yoktur ki egoları olmasın. Az ya da çok hepimizde türümüzün biyolojik yapısı gereği kendisini üstün görme isteği vardır. Bazen olur ki bu özelliğimiz bizi bilimin verilerini hiçe saymaya kadar götürebilir. Hayvan meselesi de bu duruma verilebilecek en iyi örneklerden birisidir. Ancak bu gibi durumlarda bilimin gerçeğe ulaşmak için en güvenilir ve belki de tek yol olduğunu hatırlayarak egolarımızdan arınmalı ve kendimizi bilimin kollarına teslim etmeliyiz. İnsanlar kendisini her zaman evrenin, doğanın, olayların merkezine koymuş, var olan her şeyin kendisi için var olduğunu düşünmüş, kendisini evrende bir kilit taşı olarak görmüştür. Bilinen en zeki tür olduğu için diğer hayvanları, bitkileri veya dünya üzerindeki herhangi bir şeyi büyük oranda kontrol edebilmiştir. Hal böyle olunca insanlar yönettiği canlılarla kendisini aynı kefeye koymak istememiştir. Ben bu hayvanın sırtına biniyorsam, etini yiyorsam, sütünü içiyorsam, ondan daha zekiysem muhakkak ayrı bir yerim olmalıdır, ben ondan olamam diye düşünmüştür. Bunun sonucunda da ‘ben hayvan değilim’ gibi bilimsel açıdan hiç bir temeli olmayan bir düşünceye kapılmıştır. Hatta bu düşüncesini -kendince- kanıtlamak adına hatalı bazı bakış açıları geliştirmiştir.

Öncelikle hayvan kelimesinin taksonomik basamakta bir alem olduğunu bilmek gerekir. Hayvanlar alemi bilinen altı alemden birisidir. İnsan (homo sapiens) kelimesi ise bir türü temsil eder. Yani aslında birbirinin yerine kullanılması mümkün olmayan, birbirini karşılayamayacak kelimelerdir. Eğer hayvanlar alemine dahil olmadığınızı iddia ediyorsanız, başka bir aleme dahil olduğunuzu söylüyorsunuz demektir. Peki öyleyse diğer alemlere bakalım: Arke, bakteri, protista, mantar, bitki. Başka yok. Bir da hayvan var ama oraya ait değilim demiştiniz. Peki hayvan dışındaki bu alemlerden hangisine ait olduğunuzu düşünüyorsunuz? Hiç birisi değil mi? Zaten bitkiye falan benzemiyoruz. Ama bir alemde bulunmak zorundayız çünkü canlıyız. Bu durumda tek alternatif hayvanalar alemi kalıyor. İnsanlar alemindeyiz diyerek konuya hakim kişileri kendinize güldürmekten başka bir şey yapamazsınız çünkü bir alem tanımlıyorsanız bu aleme bağlı olarak şube, sınıf, takım, familya, cins, tür vs. de tanımlamanız gerekir. Oysa insan şubeleri veya insan sınıfları diye bir şey söz konusu olamaz. Etnik farklılıklar veya ırklar asla biyolojik farklar değildir. Dolayısıyla taksonomik basamaklarda yer alamazlar. Eğer bir analoji kurmak gerekirse, sizin ‘ben hayvan değilim insanım’ demeniz bir kaplanın ‘ben hayvan değilim kaplanım’ demesiyle aynıdır. Bir kaplanla konuşsaydınız ve size bunu deseydi ona vereceğiniz cevap ‘iyi de kaplan da hayvan’ olurdu. İşte size verilecek cevap da aslında budur.

Sık sık dile getirilen başka bir iddia da insanların ahlaki değerlere sahip olduğu ve dolayısıyla hayvan olamayacağıdır. Bu çok yanlış bir yaklaşımdır. Zira ahlaki değerlerden kasıt iyilik yapmak, yardımsever olmak, topluluklar kurmak gidi davranışlarsa, bunlar hemen hemen tüm hayvan türlerinde görülen şeylerdir. Eğer siz doğayı herkesi önüne geleni yemeye, parçalamaya programlandığı bir arena sanıyorsanız bilmemeniz normal ancak bunlar çoğu hayvanda görülür. Ufak bir etolojik araştırmayla bir çok örnek bulabilirsiniz. Yok eğer ahlaki değerlerden kasıt kıyafet giyme, dini ritüeller, cinselliği saklama tarzı tutumlarsa da bunların hiç birisi türümüzün biyolojik yapısıyla doğrudan ilgili değildir. Bu tip uygulamalar sosyolojik açıdan çok gelişen türümüzün toplum düzeni amacıyla sonrada koyduğu, çağa ve topluluğa göre değişen kurallardır. Ancak taksonomi biyolojik bir bilim olduğundan bunlar bir canlıyı sınıflandırırken değerlendirilmesi doğru olmayan özelliklerdir.

Türümüzün diğer türlerden daha zeki olması da bizi ayrı kıldığı düşünülen bir özelliğimizdir. Ancak zeka dediğimiz kavram bir türün sadece bir özelliğidir. Yüzlerce özelliğinde yalnızca birisi. Zeka hemen her hayvanda bulunurken bizde daha fazla olması bizi üstün veya ayrı bir tür kılamaz. Öyle düşünecek olursak her türün kendine has diğerlerinden üstün özellikleri vardır. Mesela kartalların gözü bizden katbekat daha iyi görür. Öyleyse kartallar bizden üstün mü veya hayvandan ayrı bir alem mi? Ya da çitalar bizden çok daha hızlı koşar öyleyse çitalar üstün canlıdır veya hayvan değildir demek ne kadar mantıklı? Zeka da görme veya koşma gibi bir özelliktir ve fazla olması bizi ayrı ya da üstün yapmaz.

Sonuçta bilmemiz gereken şey, doğanın merkezinde değil içindeyiz rast gele bir yerdeyiz. Sıradan bir hayvan türüyüz ve bunda utanılacak hiç bir şey yok. Hayvan olmak kötü bir şey değildir. Tıpkı bitki olmanın kötü bir şey olmadığı gibi. Kötü olan aksine sıradan bir hayvan olduğu halde kibirlenip bunu inkar etmektir. Bundan sonra birisine kızdığınızda hayvan diye haykırmadan önce zaten hayvan olduğunu düşünün.

 

-Ali Kaya

Yazar: Ali Kaya

Hacettepe Üniversitesi

Deneme

Güneş Koruyucu Seçmek