botanik

Bitkiler, köklerini saran mantar tabakası ve akustik titreşimler sayesinde iletişim kurabiliyor.

Bitkiler, köklerini saran mantar tabakası ve akustik titreşimler sayesinde iletişim kurabiliyor.
Bitkiler, köklerini saran mantar tabakası ve akustik titreşimler sayesinde iletişim kurabiliyor.

Bitkilerin çevre hakkında bilgi toplayıp, kendi aralarında iletişim kurabildikleri kanıtlandı. Zaten havaya saldıkları belli kimyasallar ile haşereler hakkında birbirlerine uyarı yollayabildikleri biliniyordu. Ancak konu hakkında yapılan yeni araştırmalar, farklı iletişim tekniklerini de kullanabildiklerini ve oldukça sosyal davrandıklarını ortaya çıkardı. Bitkilerin iletişimi, arkadaş olup sosyal bir yardımlaşma ağı kurmalarını, birbirlerine destek olmalarını sağlıyor.

Western Australia Üniversitesi bilim insanları kırmızı biber (Capsicum annum) bitkisinin tohumlarını tek başına, kendi türüyle ve fesleğen tohumlarıyla (Ocimum basilcum) birlikte üç farklı şekilde ektiler. Tek başına ekilen tohumlar daha az sayıda filiz verirken, kendi türüyle ve fesleğenle yan yana ekilenlerin filiz verme oranında ciddi bir artış görüldü. Araştırma ekibi bir sonraki aşamada bitkilerin aralarına siyah plastik levhalar koyarak tüm kimyasal ve fiziksel iletişimi kestiler. Böylece ışık oranı ve nemlilik gibi ortam değerleri de değişti. İzolasyonla birlikte iletişimleri bloke olmasına rağmen yan yana gömülen tohumlarda hiçbir değişiklik kaydedilmedi. Bu durum, bitkilerin gelişmelerini sağlayan bir iletişim kurabildiklerini gösteriyordu. Araştıma grubundan Monica Galiano, “Bitkilerin, tohum gelişimini henüz tam anlayamadığımız bir mekanizma sayesinde olumlu olarak etkileyebildiğini gördük. Birbirleriyle arkadaş oluyorlar. Rezene gibi kötü komşular, izole edilen tohumlarda olduğu gibi gelişimi olumsuz etkiliyor. Bu etkileşimin, hücrelerdeki nano mekanik salınımlarda üretilen akustik sinyallerle sağlandığını düşünüyoruz,” dedi. Diğer bir deyişle, bitkiler havaya akustik dalgalar salarak birbirlerine mesaj iletebiliyorlar. Tabii çevrelerindeki diğer bitkileri arkadaşları olarak görüp, onlarla iyi geçiniyorlarsa.

İngiltere’de bulunan Aberdeen Üniversitesi, James Hutton Enstitüsü ve Rothamsted Araştırma Enstitüsü ortaklığında yürütülen bir başka araştırma ise bitkilerin yer altındaki köklerinde bulunan mantar ağları sayesinde iletişim kurabildiklerini gösterdi. Araştırma ekibi bitki düşmanı olarak bilinen afitleri (yaprak bitleri) kullanarak deneydeki bitkiler üzerinde bir tehdit oluşturdular. Ayrıca geliştirdikleri bir cihaz yardımıyla mikoriza adı verilen yer altı mantarlarını da izole ettiler. Normal koşullarda afit saldırısına maruz kalan bitkiler, kendilerini kimyasallar üreterek koruma altına alabiliyor. Acil durum kimyasalları hem afitleri avlayan parazitik yaban arılarını çekiyor, hem de afitleri uzaklaştırmaya yarıyor. Ekip, beş sıra bezelye bitkisi üzerinde yaptığı deneylerde, üçünün mikoriza mantarlarını kullanmasına izin verirken, iki tanesinin mantar ağıyla ilişkisini tamamen bloke etti. Hava yoluyla kimyasal salgılayarak iletişim kurabilmelerinin önüne geçmek için de bitkilerin tümü plastik torbalarla sarıldı.

Afitler saldırıya geçtiklerinde, mikoriza ağı ile birbirlerine bağlı olanlar hemen uyarı sinyallerini vermeye başladılar. Böylece henüz kuşatılmamış olanlar kendilerini kimyasal üreterek korumaya aldılar. Mantar ağından yalıtılmış olan bezelyeler ise bu uyarı sinyallerini alamadıkları için kuşatma altında kalmış oldular. Ekipten John Pickett, “Fotosentezin bir ürünü olan mikoriza mantarları bitkilerden beslendikleri için, onların korunması adına bir iletişim ağına dönüşüyorlar. Geçmişte sadece bitkiler üzerinden beslendiklerini sanıyorduk. Fakat şimdi evrimdeki gerçek rolleriyle karşı karşıya kalıyoruz. Bir şekilde bitkilerden aldıkları yaşam gücünün karşılığını veriyor, doğanın en güçlü sinyal iletişim mekanizmasını kuruyorlar,” diye belirtiyor. Profesör Pickett’a göre bu sinyal sistemi insanların kurduklarından farksız.

Tüm bu bulgular hem haşerelerden korunma yöntemlerinin geliştirilmesi, hem de daha sağlıklı bitkilerin yetiştirilmesi konusunda faydalı olacak. Bilim grupları, şimdi bitkiler arasında bir grubu kurban ederek geri kalanlarını bu doğal korunma sistemi ile güçlendirebilecekleri yeni bir sistem geliştirmek istiyorlar.

kaynak, kaynak 2, kaynak 3, kaynak 4



2 Yorum

2 Yorum

  1. HP Ufuk Sönmez

    04 Ağustos 2017 at 23:47

    Mikoriza?

  2. Bayram Gökhan

    05 Ağustos 2017 at 13:34

    Avatar gibi

Yorum bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Biyoloji okumadan, görmeden, yaşamadan öğrenilecek bir bilim dalı değildir.

Cenk Önsoy

Bilgilerin yanlış anlaşılmasından ve buna bağlı olarak doğabilecek mağduriyetten sitemiz yasal sorumluluk altında değildir.

Sağlık, eğitim, finans, gıda vb. sorunlarınız için öncelikle bir uzmana ve profesyonele danışınız.

Bu sitede verilen bilgilerin kullanılmasının sorumluluğu tümüyle kullanıcıya aittir. Kaynaklar ve atıflar da gerektiğinde belirtilmiştir.

Biyolojigunlugu.com sayfalarında yer alan her türlü bilgi, görsel ve doküman sadece bilgilendirmek amacıyla verilmiştir.

...

Copyright © 2010 | Biyoloji Günlüğü

Yukarı