Anti depresan kullanımına ilişkin muhtemelen bilmediğiniz gizli gerçekler

Anti depresan kullanımına ilişkin muhtemelen bilmediğiniz gizli gerçekler

Mutluluk Hapı Antidepresanların Karanlık Yüzü

Stres hızla gelişen teknolojik gelişmelerin ve insanlığın topraktan uzaklaşmalarının sonucu olarak hayatımızın köklü bir parçası haline geldi. Eski zamanlarda stres yok muydu mutlaka vardı ancak günümüzde stres çok farklı bir boyut almış olabilir. Bir de artık hayatımızda antidepresanlar var!

Antidepresanlar hem Türkiye’de hem de dünyanın birçok ülkesinde en çok yazılan ilaçlardan biri haline geldi. 2012 yılında Türkiye’nin yıllık antidepresan kullanımı 37 milyon kutuya ulaşırken (http://bit.ly/2c8KIXZ) kullanıcı sayısı da 8 milyona çıktı (http://bit.ly/2bLUazn). Meclis gündemine bile gelen antidepresanlar birçok kişi için mutluluğa giden kestirme yol olarak görülüyor ama bu mutluluğun faturası beklendiğinden daha ağır olabilir.

Danimarka’da Nordic Cochrane Merkezi’nde çalışan araştırmacıların yayınladıkları bir rapora göre ilaç şirketleri klinik çalışmalarda antidepresanların ciddi zararlarını gizliyorlar! Standart süreçte bir araştırmanın tüm bulgularının derlenip FDA gibi ilgili düzenleyici kurumlara gönderilmeli ve bu kurumlarca ilacın etkinliği ve verimliliği tartışılmalıdır. Bazı klinik çalışmaların ayrıntılı incelenmesi sonucunda seçici serotonin geri alım inhibitörü ve serotonin/norepinefrin geri alım inhibitörü kullanan kişilerde intihar düşüncelerinin ve agresif davranışların görülme sıklığının antidepresan kullanmayanlara kıyasla iki kat daha fazla olduğu görüldü. 2001 yılında GlaxoSmithKline ilaç şirketinin desteklediği Paxil adlı ilacın da zararları gizlenmiş ve yararlı etkileri çok abartılmıştır.

British Medical Journal (BMJ) adlı hakemli dergide yayınlanan bir çalışma hep böyle ilaç deneylerindeki yanlışları konu almış ve bilim insanlarının nasıl taraflı bir şekilde rapor yazdıklarını göstermiştir. İlaç araştırmaları ayrıntılı incelendiğinde kavramların da yanlış bir şekilde aksettirildiği görüldü. Örneğin bir antidepresanı kullanan kişide intihar düşüncesi oluştuysa bu durum depresyonun ağırlaşması veya duygusal eğilimleri arttır şeklinde yazılıyordu.

University College London’da çalışan psikiyatrist Joanna Moncrieff BMJ’de yayınlanan araştırmanın antidepresanların zararlarının tam olarak rapor edilmediğini doğruladığını belirtiyor. Araştırma sonuçlarının editörlere gönderilen kısmında çok seçici davranılıyor. Makalede tüm biyolojik süreçler kılıfına uygun bir şekilde yazılıyor ancak nihayetinde bu verileri manipüle etmek demektir ve suç teşkil eder.

Gizlenen araştırma sonuçları bu kadar önemliyse, bunlara nasıl ulaşıldı? Araştırmacı Peter Gøtzsche tüm verilere ulaşmanın hiç kolay olmadığını söylüyor. Öncelikle Avrupa İlaç Kurum’dan (European Medicines Agency, EMA) 2007 yılında antiobezite haplarının araştırma sonuçlarını istediler. EMA çok net bir şekilde isteklerini reddetti ve araştırmacılara hiçbir raporu vermedi. EMA haplarla ilgili ticari gizlilik konusunu öne sürüyordu ancak ortada gizlilik gerektiren hiçbir durum yoktu. Ekip yaptıkları araştırmanın insan sağlığı için çok önemli olduğunu söylemesine rağmen EMA yönetim kurulu hiç ilgilenmedi.

Avrupa Parlamentosu tarafından seçilen şikayet amirine (Ombudsman) ısrarla yapılan istek ve şikayetlerin sonucunda 3 yıl sonra araştırma ekibi istedikleri raporlara ulaşabildiler. Bu durumun akabininde EMA zaten yakın tarihte verileri halka açık hale getireceklerini ve ortada gizleyecek bir şey olmadığını ilan etti.

Amerikan Gıda ve İlaç Kurumu (FDA) 2004 yılında birçok antidepresana uyarı yazısı koydurmuştu çünkü antidepresan kullanımı ile intihar düşüncelerinin ortaya çıkmasının bağlantılı olduğu birçok araştırma tarafından ispatlanmıştı. Şüphesiz birçok antidepresanın yan etkilerinin tam olarak ne kadar olduğu biliniyor ancak EMA yetkilileri bunlara hiçbir uyarı yazısı koymayı düşünmediler.

Antidepresanlar hakkında BMJ’de yayınlanan da dahil tüm araştırmalar bir araya getirildiğinde bu ilaçların artıları ve eksileri ile ilgili çok ciddi sorular doğuyor. Bazı çalışmalar antidepresanların plasebo etkisinden fazlasını verdiğini gösteriyor ancak verilen manipüle edildiği gerçeği araştırmaların da tekrar değerlendirilmesini zorunlu kılıyor. Moncrieff konu hakkında şunları aktarıyor: “Benim görüşüm, antidepresanların etkili olduğu ile ilgili gerçekten güçlü kanıtlara ihtiyacımız yok, elimizde onların zararlı olabileceğine dair pek çok kanıt var. Bu yüzden bu şu anki durumu tersine çevirmeli ve onları reçetelere yazmayı bırakmalıyız”.

Ali Çağlayan Taybaş, kaynak 1, kaynak 2, kaynak 3

Kimler Neler Demiş?

avatar
Sıralama:   En Yeniler | Eskiler | Beğenilenler
misafir
misafir

yazı için teşekkürler!

wpDiscuz