insan ve sağlık

Alzheimer hastalığı ile ilgili yapılan araştırmalarda hastalığın başlangıç noktası nihayet bulundu

Alzheimer hastalığı ile ilgili yapılan araştırmalarda hastalığın başlangıç noktası nihayet bulundu
Alzheimer hastalığı ile ilgili yapılan araştırmalarda hastalığın başlangıç noktası nihayet bulundu

Alzheimer hastalığının başlangıç noktası bulundu: Lokus seruleus

Eğer yakınlarınızdan biri Alzheimer hastasıysa eğer bu hastalığın hayatı ne kadar mahvettiğini biliyorsunuzdur. Onlarca yıldır bilim insanları Alzheimer hastalığının nedenlerini ve tedavi yöntemlerini araştırıyorlar ancak elimizde hâlâ kesin tedavi budur diyebileceğimiz bir ilaç veya teknik yok. İlerlediği zaman kişinin sevdiklerini unutmasına bile yol açan Alzheimer hastalığı ile ilgili yapılan araştırmalarda hastalığın başlangıç noktası nihayet bulundu: Lokus seruleus!

Lokus seruleus beyinde noradrenalinin üretildi beyin bölgesidir. Bu alan Alzheimer hastalığının gelişiminde ve önlenmesinde kritik bir rol üstleniyor olabilir. Amerika’da Southern California Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar bu bölgenin hastalığın sıfır noktası olduğunu gösteriyor.

Lokus seruleus beyin sapında bulunan küçük bir bölgedir ama noradrenalin salgıladığı için çok sayıda metabolik işlevle bağlantılıdır. Örneğin kalp-damar ve dolaşım sistemi, dikkat, bellek, bilişsel işlevler ve yeni bilginin algılanması lokus seruleusun dahil olduğu olaylardan bazılarıdır. Ayrıca stres ve anksiyetenin düzenlenmesine de katılan bu bölgenin başlıca görevlerinden bir tanesi de hem hormon hem de nörotransmitter olan noradrenalin salgılamasından dolayı savaş ya da kaç tepkisinin gerçekleştirilmesine yardımcı olmaktır. Nöradrenalin vücutta nabzı, kan şekerini ve kanın akış hızını etkileyebilir. Beyinde de görev alan bu hormon omurilik, serebral korteks ve limbik sistemde önemli görevler üstlenir.

Şimdi Alzheimer hastalığının en önemli  belirtilerine göz atarsak, ilk gözümüze çarpan tau proteinleri olur. Genç yaştan itibaren nöronlar arasında birikmeye başlayan tau proteinleri nöronların çalışmasına engel olduklarında hastalık haline gelir. Tau proteinlerinin birikmesi sonucu ortaya çıkan nörofibriler yumaklar Alzheimer hastalığının ilk belirtilerinden biridir ve lokus seruleusta başlar.

Peki hangi etkenler lokus seruleusa zarar verir?

Araştırmalardan elde edilen bulgulara  göre bu bölge uyku eksikliğinden çok etkileniyor ve kişinin uykusuzlukçektiği zamanlarda düzgün çalışmıyor. Yetersiz uyumak lokus seruleustaki nöronlara zarar veriyor. Araştırmacılar bu bilgiden yola çıkarak, derin uykuya giremeyen veya bu evrede yeterince kalmayan kişilerin Alzheimer hastalığına daha yatkın olduğunu düşünüyor.

Bilim insanları yıllardır lokus seruleusun bir şekilde Alzheimer hastalığının ilerlemesi ile bağlantılı olduğunu biliyordu ama her şeyin başladığı yerin burası olup olmadığı kesin değildi. Noradrenalin ile nörodejenerasyonun peşini kovalayan güncel araştırmalar noradrenalinin Alzheimer belirtilerini engelleyebileceğini gösteriyor. Fareler ve sıçanlar üstünde yapılan çalışmalara göre Alzheimer hastalığında lokus seruleustaki noradrenerjik nöronların faaliyeti azaldığı için hastalığın seyrini engelleyebilecek noradrenalin hormonu da daha az üretiliyor. Araştırmacılar şimdi noradrenalin miktarını artırarak hastalığın yarattığı nörodejenerasyon ve inflamasyonu nasıl engelleyebileceklerini bulmaya çalışıyorlar.

Alzheimer hastalığını engellemek için illa da hücresel temelli bir terapi şart değil, biz de kendi çabalarımızla bir şeyler yapabiliriz. Noradrenalin üretmek için yapılacak en güzel şeylerden biri egzersiz ve spor yapmaktır. Bunun yanında zihinsel olarak bizi zorlayan bulmacalar ve düşünmeye sevk edecek zihinsel egzersizler de noradrenalin üretimini tetikler. Nedir bu etkinlikler? Bir kitap okumak, müzik aleti çalmayı öğrenmek, yabancı dil öğrenmek, satranç oynamak! Daha önceden Alzheimer hastalığını öğrenmede ikinci bir dil öğrenmenin önemini yazmıştık. Beyni sürekli dinç tutarak birçok nörodejeneratif hastalığı kendimizden uzaklaştırabiliriz.

Ali Çağlayan Taybaş, kaynak, kaynak 2



Yorumlar

Yorum bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Biyoloji okumadan, görmeden, yaşamadan öğrenilecek bir bilim dalı değildir.

Cenk Önsoy

Bilgilerin yanlış anlaşılmasından ve buna bağlı olarak doğabilecek mağduriyetten sitemiz yasal sorumluluk altında değildir.

Sağlık, eğitim, finans, gıda vb. sorunlarınız için öncelikle bir uzmana ve profesyonele danışınız.

Bu sitede verilen bilgilerin kullanılmasının sorumluluğu tümüyle kullanıcıya aittir. Kaynaklar ve atıflar da gerektiğinde belirtilmiştir.

Biyolojigunlugu.com sayfalarında yer alan her türlü bilgi, görsel ve doküman sadece bilgilendirmek amacıyla verilmiştir.

en çok paylaşılanlar

...

Copyright © 2010 | Biyoloji Günlüğü

Yukarı