Türkiye Step Ekosistemleri

Yaklaşık 12.000 yıl önce Türkiye’nin % 70’ine yakınının ormanlarla kaplı olduğu, steplerin Tuz Gölü dolayında küçük bir alanı kapladığı bilinmektedir (Çevre Bakanlığı, 2001). Ormanların giderek artan biçimde yıkıma uğraması sonucunda, Anadolu’da step florası egemen duruma geçmiştir. Son 50 yılda ise, tarım alanları açma, yanlış sulama yöntemleri ve yanlış arazi kullanımı gibi insan kaynaklı sorunlar nedeniyle, step alanlarının da büyük bir bölümü geri dönülemez biçimde tahrip olmuş, kalanların önemli bir kısmı da aşırı otlatma nedeniyle bozulmuştur.

Step ekosisteminin bir parçası olan ve 21.745.000 ha’lık alanıyla Türkiye’nin % 28’ini kapsayan çayırların, 1935’te 44.300.000 ha, 1950’de ise 37.800.000 ha olduğu bilinmektedir. Bu alanlar artan nüfusun yiyecek gereksinimini yeni tarım alanları açarak karşılama politikalarının bir sonucu olarak yıkıma uğramıştır. Bugün çayır alanlarıyla birlikte, tarımda kullanıma pek uygun olmayan marjinal alanları da kapsayan step ekosistemlerinin kapladığı alan 28.000.000 ha’dır.

Barındırdığı doğal bitki ve hayvan türleriyle, step alanlar biyolojik çeşitlilik açısından yaşamsal öneme sahiptir. Bu türler tarıma, ilaç sanayisine ve bazı başka sanayilere önemli katkı sağlar. Birçok tahıl yabanıl endemik türlerden yetiştirilmektedir. Tahılların büyük çoğunluğu yalnızca Türkiye’ye özgü olan yabanıl türlerden yetiştirildiğinden, stepin ekonomik açıdan belki de en önemliekosistem olduğu görülmektedir (Çevre Bakanlığı, 2001).

Türkiye step ekosistemi; endemik bir alt-tür olan Anadolu miflonunun (Ovis orientalis anatolica) yanı sıra, kurt (Canis türü), huş faresi (Sicista caucasia), köstebek (Talpa europea), gelengi (Citellus citellus), Avrupa ölçeğinde soyu tehlikede olan kuş türlerinden toy (Otis tarda) ve küçük kerkenez (Falco naumanni) ile yılan kartalı (Circaetus gallicus), şahin (Buteo türü), doğan (Falco türü), delice (Circus türü), mezgeldek (Tetrax tetrax), ibibik (Upupa epops) ve bıldırcın (Cotumix türü) gibi pek çok önemli türü barındırır.

Özellikle son 50 yılda aşırı nüfus artışı ve beraberinde getirdiği tüketim, mera yönetimi olmaksızın yapılan aşırı otlatma, meraların tarımsal alana dönüştürülmesi, tarım alanlarındaki yanlış uygulamalar, denetimsiz avcılık, anız yakılması, kirlilik, erozyonun artması, yol ve baraj inşaatları, ekonomik değer taşıyan (özellikle tıbbi) bitkilerin sürdürülebilir olmayan yöntemlerle aşırı toplanması ve yanlış madencilik etkinlikleri Anadolu’daki step alanlarının ve ekosistemlerinin büyük ölçüde yıkıma uğramasına neden olmuştur.

Paylaşıma Oy Ver

0 puan

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

Cenk Önsoy

Cenk Önsoy

Biyoloji okumadan, görmeden, yaşamadan öğrenilecek bir bilim dalı değildir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir