Milli Eğitim Bakanlığı: “Van’daki Depremi İlahi Adaletle Açıklayan Onbinlerce Gerizekalıya Okuma Yazma Öğretmeyi Başardığımız İçin Gururluyuz…”

Pazar günü Van ve çevresinde meydana gelen ve yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği 7.2 şiddetindeki deprem, bir yandan Türkiye’yi yasa boğarken, bir yandan da ülkedeki eğitim sistemi adına olumlu sinyaller vermeye devam ediyor.

Konuyla ilgili olarak bu sabah Milli Eğitim Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, deprem sonrası özellikle internet’te yer alan “Teröristlere iyi oldu, adalet yerini buldu” tarzı yorumlara dikkat çekilerek, daha önce Türkiye’nin bir çok farklı köşesinde yaşanmış ve bunda sonra da yaşanabilecek bir doğal afeti, ilahi adaletin tecellisi olarak yorumlayabilen onbinlerce zihinsel engelli vatandaşa okuma yazma öğreten ve toplumsal hayata kazandıran eğitimim sistemimizin Batı’daki muadillerinden çok daha başarılı olduğu ifade edildi.

“Her musibette bir hayır vardır”

Bu sabah Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ankara’daki binasında bir basın toplantısı düzenleyen Bakanlık sözcüsü Saffet Gürun İncesular, sözlerine öncelikle depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet dileyerek başladı. “Gerçekten büyük bir felaket, hepimizin başı sağolsun” diyen İncesular, “Ancak her musibette bir hayır vardır derler ya, işte böylesine acı bir olayın bile üzüntümüzü bir nebze de olsa hafifleten sevindirici sonuçları olabiliyor.” sözleriyle herkesi bardağın dolu tarafını görmeye davet etti. Bakanlık sözcüsü, deprem sonrası bölgeye devletin ve yardım kuruluşlarının kısa sürede ulaşarak yaraları sarmaya başladığını belirtirken “Tabii bunlar da olumlu gelişmeler ama Milli Eğitim camiası olarak bizi esas gururlandıran olay, gerçekten zihinsel anlamda biraz şey…yani nasıl derler amiyane tabirle çok afedersiniz düpedüz gerizekalı olarak nitelendirilebilecek pek çok vatandaşımıza internet kullanabilecek ölçüde eğitim verip topluma kazandırdığımızı görmek oldu.” ifadelerine yer verdi.

“Batıdan daha ilerdeyiz”

Bir yandan kendisini vatansever olarak nitelendirirken bir yandan ülkenin önemli bir kısmından ve nüfusun hatırı sayılır bir bölümünden komple nefret edebilecek ve benzeri ülkenin pek çok köşesinde defalarca yaşanmış bir doğal afeti terörle ilişkilendirip, intikam aracı olarak görebilecek derecede akli melekelerden yoksun pek çok vatandaşın, bugün toplumun saygın birer ferdi olarak sosyal hayatlarına devam edebildiğini vurgulayan İncesular, ortaya çıkan bu tablonun Türk Milli Eğitim geleneğinin açık bir başarısı olduğunu da sözlerine ekledi.

Zeka seviyesi bu noktada olan insanların Batı’da dahi topluma çok zor adapte olduklarını iddia eden İncesular, şöyle devam etti:

“Yani misal o çok övülen Avrupa’ya Amerika’ya bakıyoruz, orada bu tarz insanlara yemek yemeyi, ayakkabı bağlamayı hatta yine çok çok afedersiniz çişlerini normal tuvalete yapmayı falan öğretebilirlerse onu bile başarı sayıyorlar. Biz ise kısıtlı imkanlarımıza, kalabalık sınıflarımıza, öğretmen açığımıza rağmen bu arkadaşlarımıza en azından okuma yazmayı öğretmişiz. Azimli olanlarını bir şekilde meslek sahibi yapmışız. Bakıyorsunuz pek çoğu teknolojinin son imkanlarından faydalanarak internet kullanmayı bile becerebiliyorlar. Bu insanları bugün normal bireyler gibi sokaklarda dolaşan, sizin bizim gibi hayatını idame etirebilen birileri haline getirdiysek bu tablo sadece hükümetizin değil, Osmanlı’dan beri köklü bir eğitim geleneği olan Türk Milli Eğitim camiasının başarısıdır, eli öpülesi öğretmenlerimizin eseridir…”
Bakanlık sözcüsü, elde edilen bu başarıda Milli Eğitim camiasının yanında ailelerin de önemli bir katkısının olduğunu ifade ederek, “Düşünün, mesela evladınız gelip size ‘Anne, baba ben hiç tanımadığım insanların doğal afet yüzünden ölmesinden, evsiz kalmasından tarifsiz bir haz duyuyorum, gebersinler istiyorum’ dediğinde ne hissedersiniz? Pek çok ebeveyen böyle bir durumda paniğe kapılır, çocuğu bodruma zincirleyerek 3 öğün kuru ekmek ve suyla beslemek isteyebilir. Hiç kolay bir şey değil. Ancak bizim velilerimiz bunu yapmadı. Onlar evlatlarının arkasında durarak çocuğun özgüven sahibi olmasını sağladılar. Zaten bilinçli bir ebeveyn öncelikle kendisini şuna inandırmalı ‘Benim çocuğum ruh hastası değil, gerizekalı değil, o özel bir çocuk.’ İşte bugünkü tablo gösteriyor ki biz ülke olarak bunu büyük ölçüde başardık.” sözleriyle velilere de gösterdikleri metanet için teşekkür etti.Ailelere de önemli görevler düşüyor

Toplantının sonunda “özel” çocukların twitter ve Facebook gibi sosyal medya sitelerindeki başarılı çalışmalarından örneklerin sergilendiği bir slayt gösterisi de yer aldı. “İlahi Adalet! Biz veremedik cezalarını Allah verdi”, “Üzülmedim lan, terörü destekleyen kimsenin ölümüne üzülmem” gibi çalışmalar ilgiyle izlenirken, Bakanlık sözcüsü İncesular’ın “Görüyorsunuz işte demek ki ben gerizekalıyım falan demeden herkes bir şekilde kendisini ifade edebilir. Engel diye bir şey yok. Engelleri yaratan bizleriz.” sözleri ise toplantıyı izleyen basın mensupları tarafından uzun süre alkışlandı.

Haber tamamiyle Zaytung.com adresine aittir.

Kaynak: http://www.zaytung.com/haberdetay.asp?newsid=144535

Paylaşıma Oy Ver

0 puan

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

Cenk Önsoy

Cenk Önsoy

Biyoloji okumadan, görmeden, yaşamadan öğrenilecek bir bilim dalı değildir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir