MEB Bakanı Dinçer “Yeni Öğretmenler atamalar ardından 1 yıl staj yapacak ve gittikleri yerde 3 yıldan önce tayin olamayacaklar” dedi.

Duyuru_00000

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, alacakları 17 bin öğretmenin göreve başladıkları yerde bir yıl staj yapacağını, en az da 3 yıl görev yapacaklarını, başka yere tayin talebinde bulunamayacaklarını bilerek müracaat etmesi gerektiğini bildirdi.

Dinçer, İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü ve İstanbul Kültür Üniversitesi işbirliğinde Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen ”YÖNVER Ödülleri” dağıtım töreninin ardından gazetecilerin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı törenleriyle ilgili sorularını cevaplandırdı.

Dinçer, şunları kaydetti:

”Ülkemiz için eğitim meselesine bakarken ideolojik olarak bakmaksızın işin doğrusu neyse onu yapmayı esasa alıyoruz. Bizim ulusal ve uluslararası alandaki eğitim durumumuz belli. Eğer biz ülke olarak iktidar, muhalefet, A ve B şahsı gibi herhangi bir şeye bakmaksızın uluslararası alanda çocuklarımızın performansını arttırmayı düşünüyorsak o zaman el birliği yapmalı ve hep beraber bu ülkenin çocuklarına ulusal ve uluslararası alanda yeterli olabileceği bilgi ve donanımı sağlamalıyız.

Bunun için çocuğumuzun sınıfta olması lazım. Öğretmenin sınıfta olması lazım. Müfredatımızın çağdaş ihtiyaçlara uygun bir şekilde tasarlanması lazım. Böyle bakılınca benim çabam çocuklarımıza ilk günden son güne kadar ihtiyaç duyulan bilgi ve çabayı ortaya koymaktan geçiyor. Benim ilk önce hesap etmem gereken de bu değil mi? Eğitimin niteliğini arttırmayı gerektiren tedbir neyse ben onu almaya devam edeceğim. Bunun içinde şekilden çok öze, görüntüden çok içeriğe, nicelik kadar niteliğe ve hamasetten gerçekliğe… Ben eğitim sisteminde bir geçişin gerekli olduğu kanaatindeyim.”

-Öğretmen atamaları-

Dinçer, öğretmen atamalarıyla ilgili bir soru üzerine de tüm kamu idaresinin kendi dengeleri içinde bir çözüm bulmaya çalıştıklarını, bugün bütçe kanununda tüm kamu idaresi için topyekun öngörülen kadro sayısının 29 bin olduğunu anlattı.

Dinçer, bakanlık olarak 17 bin öğretmenin alınacağını, bunun bu konuya ne kadar çok önem verdiklerini gösterdiğini belirterek, şöyle konuştu:

”Tüm gücümüzle uğraştık. 17 bin başlangıç için iyi bir rakam. Milli Eğitim Bakanlığının yeni aldığı tedbirler ve kanun hükmünde kararname sebebiyle bundan sonra öğretmen aldığımızda bir yıl stajyerlik süresi, artı öğretmenler atandıkları yerde 3 yıl görev yapmak zorunda bulunacak. Kanun ve sistem değişiyor. Bu alacağımız 17 bin öğretmen, göreve başladıkları yerde bir yıl staj yapacaklarını, en az da 3 yıl görev yapacaklarını, başka yere tayin talebinde bulunamayacaklarını bilerek müracaat etsin. Ağustos ayında ihtiyacımız için öğretmenleri alacağız ama bunun ne kadar olacağı ve hangi alanlarda olacağı ancak o zaman belli olacak.”

Bir gazetecinin ”3 yıl süresini Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya yönelik bir önlem olarak mı aldınız?” sorusuna ise Dinçer, ”Böyle bir kararın pek çok sebebi var. Tek bir karara dayandırmak doğru değil ama özellikle sınıf öğretmenliğinde bir öğretmenin bir öğrencimizi almasını ve mezun olana kadar o çocuklar üzerinde yoğunlaşmasını önemsiyoruz” diye cevaplandırdı.

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, öğretmenler için bir yeterlilik sistemi uygulamasına geçeceklerini belirterek ”Öğretmenlerimizin mesleki gelişimlerinin sağlanması, onların yeterliliklerinin ölçülmesiyle ilgili bir uygulamayı da ayrıca koyacağız” dedi.

Dinçer, İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü ve İstanbul Kültür Üniversitesi işbirliğinde Haliç Kongre Merkezinde düzenlenen ”YÖNVER Ödülleri” dağıtım töreninde yaptığı konuşmada, bakanlık olarak aslında hazırlıklarını büyük oranda tamamlandıkları 2 uygulamanın olduğunu belirtti.

Bunlardan birinin okul müdürleri, il ve ilçe müdürlerine yönelik olarak performans uygulama sistemi olduğunu dile getiren Dinçer, bundan sonra okulların her birisini yerel, ulusal ve uluslararası başarılarını takip eden, bunları kıyaslayan bir yönetim sistemini uygulamaya koymak için çaba sarf ettiklerini anlattı.

Dinçer, her bir il ve ilçe için stratejik performanslar belirledikleri gibi ulusal düzeyde milli eğitim sisteminin stratejik hedeflerinin ne oranda gerçekleştiğini, yerelde ne oranda başarıyla uygulandığını ortaya koyacak çalışmanın içinde olduklarını ifade etti.

Ömer Dinçer, ”Öğretmenlerimiz için de bir yeterlilik sistemi uygulamasına geçeceğiz. Bunun altını çizerek söylüyorum. Öğretmenler için performans kavramını kullanmadım. Öğretmenlerimizin mesleki gelişimlerinin sağlanması, onların yeterliliklerinin ölçülmesiyle ilgili bir uygulamayı da ayrıca koyacağız. Okul yönetimi, il ve ilçe yönetimleri için performans sistemi uygulamasını ortaya koyacağız. Çünkü bu size sübjektif denetimden, ölçümlerden daha çok objektif ve insanların amaca dönük başarılarını belirlemeye yardımcı olacak” şeklinde konuştu.

Özellikle bu zamana kadarki kamu yönetimi tecrübesi sübjektif esaslar üzerinde kurulu olan bir yönetim sisteminden objektif sistemler üzerine dayalı bir yönetim sistemine geçildiğinde bunun çok kolay olmayacağını söyleyen Dinçer, şunları kaydetti:

”Aslında bizim şimdiye kadar çok başarılı olarak gördüğümüz okul, performans sistemini ortaya koyduğumuzda belki de başarılı gözükmeyecektir. Çünkü normalde sezgisel bir zemin üzerine kurulmuş olan bir yapı içinde, propagandasını iyi yapan, halkla ilişkiler çalışmasını iyi yürüten, tanıtım faaliyetlerini etkin şekilde yürüten tüm kurumlar çok başarılı gözükürler. Performans sistemleri normalde tepe yöneticilerinin genel kamuoyunun başarılı gördükleri dışında gerçek anlamda başarısı yüksek kurumları ve kişileri ortaya çıkartır. Performans sisteminin aslında Türkiye’de gerçekliğe doğru adım atacağı bir sonuç çıkaracağı kanaatindeyim. Türk eğitim sistemi içinde, kamu yönetimi sistemi içinde bizde daha çok şekil önem kazanır, görüntü önemlidir, dolayısıyla bir ölçüm sistemi olmadığı için de daha çok bir hamaset bizim çok ciddi bir yöntem olarak kullanılır.”

Bakan Dinçer, halbuki yönetim sistemlerinde bu tür ciddi zihni değişimlerin beraberinde şekilden içeriğe, görüntüden kapsama, hamasetten de gerçekliğe doğru bir geçişi ifade etmesi gerektiğini, bu anlamda kamu yönetimi anlayışında çok ciddi ihtiyaçların bulunduğunu, şekilden öze doğru bir geçişi milli eğitim sisteminde başarmaları gerektiğini söyledi.

Paylaşıma Oy Ver

0 puan

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

Cenk Önsoy

Cenk Önsoy

Biyoloji okumadan, görmeden, yaşamadan öğrenilecek bir bilim dalı değildir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir