Kendi kokumuzu almak

Kokular, hayatımızın her anında bizimle beraberler. Günlük hayatımızı etkileyi biçimde yönlendirebilen kokular gün içindeki ruh halimizi, davranışlarımızı etkilemenin yanında, sağlık sektöründe tedavi amaçlı olarak “aroma terapiler” ya da pazarlama alanında da etkili bir yönlendirici olarak kullanılmakta. Herhangi bir nedenle koku duyusunun kaybı, manevi olarak ve sosyal hayatta kişiye bir çok problem yaratabiliyor ve tedavisi zorunlu hale geliyor.

Genlerimizin % 3’ünün koku reseptör hücrelerinin zarlarında bulunan farklı reseptörleri kodladığını keşfeden
Richard Axel ve Linda B. Buck 2004 yılında fizyoloji ve tıp alanındaki Nobel Ödülü’nün sahibi olmuşlardır. Axel ve Buck çalışmalarının sonunda 1000 genden oluşan büyük bir gen ailesi keşfetmişler, ancak bu genlerin çoğu ifade edilmediğinden insanda sadece 400 koku reseptörü bulunduğunu belirtmişlerdir.

Kadınlarla yapılan ünlü “Terli Tişört” deneyinin devamı niteliğini taşıyan, Thomas Boehm tarafından Almanya’da yapılan yeni bir deneyde beynimizin kendimize ait kokuyu tanıdığı ortaya koyuldu.
22 kadın gönüllü ile yapılan deneyde, katılımcılardan alınan ter örnekleriyle kendi kokuları oluşturuldu. Katılımcılara tüm deneklere ve kendilerine ait kokular tekrarlamalı olarak denetildi ve bu sırada manyetik rezonans (MR) tekniğiyle beyin faaliyetleri görüntülendi.

Sonuçlar “Terli Tişört” deneyinin aksi yönünde oldu ve bu deneyde katılımcılar kendi kokularını tercih ettiler.

Görüntüleme sonuçlarında ise beyinde, koku reseptörlerinde bir farklılık olduğu görüldü. Katılımcılar kendilerine ait olmayan kokuları test ettikleri zaman beyinde farklı bir reseptör aktif hale geçerken, kendi kokularını test ettiklerinde farklı bir bölge aktif hale geçti.

Bu sonuçlar bundan sonra hangi araştırmalara yön verir bekleyip görmemiz gerek.

Kaynaklar:
http://news.sciencemag.org/sciencenow/2013/01/can-you-smell-yourself.html?ref=hp
http://static.eba.gov.tr/bilimteknik/2012/02.pdf#page=68

Paylaşıma Oy Ver

0 puan

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

Cenk Önsoy

Cenk Önsoy

Biyoloji okumadan, görmeden, yaşamadan öğrenilecek bir bilim dalı değildir.

1 Yorum

Yorum yap

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir