Herkes kapısının önünü süpürse kirli sokak kalmaz.

313895_205946456131701_7465458_n.jpg

Hasan Cenker grubumuzda paylaştı, okumanızı rica ederim.

Ülkenin şu anki durumuna facebook duvarlarında “ne biçim” demekten başka ne tarz tepkiler veriyoruz acaba? Birşeyleri düzeltmek adına ne kadar çabalıyoruz? Herkes kapısının önünü süpürse kirli sokak kalmaz. İnsanların zihninde “devlete bir kapağı atayım” düşüncesi var olduğu sürece her kurumu “yan gelip yatma yeri” olacaktır. Bunu din hocasıda yapacak biyoloji hocasıda vergi dairesindeki memurda…

86’da olsa 1000’de olsa gelecek kişiler farklı olmayacaksa burda ki yanlışlık demek ki gelecek olanlarda değil…

Ekonomiyi bugün mecburen ülke olarak bilimin üstünde tutuyoruz çünkü biz o treni rönesans reform dönemlerinde kaçırdık. Bilim yapabilmek için bugün teknolojiye sahip olmalıyız ve teknoloji çoktan kartelleşti ve biz bu kartelleri öncelikle devirebilmek adına ekonomide bağımsızlaşmalıyız.

Bilimin tarihine ve dinin tarihine bakarsak din hiçbir zaman bilimi doğrulamadı aksine bilim dini doğruluyor arkadaşlar. Dini görüşlere sahip (sizin tabirinizle “o zihniyette”) insanlara bilimde bir şey yapamaz gözüyle bakıyorsunuz ama biraz dünya ülkelerinin üniversitelerinde başarı elde etmiş bilim insanı kardeşlerimize bakın bakayım hangi gerçekle karşılaşacaksınız.

Ben o kadar emek harcayıpta bir yere gelemeyen meslektaşımı görmedim. Siz durumun vehametine bakıpta çabalamaz, uğraşmazsanız hani o aldığınız formasyon derslerinde bir konu vardı “Kendini gerçekleştiren kehanet”. Sözün devamı anlaşılır nasıl olsa… Ayrıca son derece haklısınız “din insanın içinde olmalı” olmayana siz zaten birşey katamazsınız. Ama olanıda korumak ve yönlendirmek adına hocalar gerekir.

Yanlışlık işte tamda bu noktada başlıyor. Üniversiteler bir bölümden ülke bazında 3000 mezun veren yerler olmamalı. Bugün sanayilerimiz ara eleman için ağlarken bir bölüm 3000 mezun veriyor. Bittabi ki 3000’i ilgili alanda istihdam edemeyen devlette çeşitli olanaklarla bir kısmını polis bir kısmını özel memur v.b. şekilde kısım kısım yerleştirmeye çalışıyor. Bu atanacak 86 kişinin arasında belki burdan da biri olacak ve eminim ki bu 86 kişinin çoğuda öğrencileri tarafından düzeltilecek çünkü paralelen bu kadar kişiye verilen eğitimin seviyeside tartışılır.

Azmin elinden birşey kurtulmaz. Bakın arkadaşınız verdiği örnekle doğruluyor.Sistemli ve programlı inanarak çalışırsanız 82 taban puanını yakalar ve 86lık kontenjana girebilirsiniz.

Dershanelerdeki öğretmenlerde bu kontenjanlara yerleşemeyen karın tokluğunu sağlayacak kadar ücreti kabullenip sözleşmeye tabi olan biyoloji mezunları (ilgili alan için konuşursak). Haklısınız eğitimde bir çarpıklaşma söz konusu ama bu son yıllarda olan birşey değil milatlık diye tabir ettiğiniz kişilerin atandığı yıllarda başlayan bir durum.

Nur Hanım’a bende katılıyorum ayrıca öncelikle farklı alanları birbiri ile kıyaslıyorsunuz. Sözel bölümü mezunlarının matematikteki başarıları hakkında biraz çevrenize bakarsanız sözel öğrencileri için 40’ın ne demek olduğunu anlarsınız. Kontenjan sayıları arasında ki uçurum için kısmen size katılırım ama bölümü kendi alanından bir bölümde kıyaslarsanız.

Atamalarda absürtlük pek çok alanda. Üniversitelerin akademik kadrolarına bakacak olursanız çok rahat göreceksiniz kadroların durumunu

Eğer görmek istediğiniz şeye bakarsanız çoğu kez görmek istediğinizi görürsünüz. Ta ki biri size bakmadıklarınızıda gösterdiği güne kadar. Neden din kültürüne bu kadar kontenjan? Fen ve Teknoloji 430, İ.Ö. Matematik Öğrt. 505, İngilizce 889, Matematik 418.

22 hastahane açılacak peki oralara biyoloji öğretmeni mi alınacak? İki bölüm arasındaki mantıksız kıyaslamaya kattığınız bu örnek soru gerçekten mantıklı oldu.

Burda yoruma katılmanız hala kastığınızın, uğraştığıızın göstergesidir. Çarli’nin Çikolata Fabrikası’ndaki Kalite Kontrol uzmanı arkadaşlarınızla tartışırsınız o zaman bu konuları. O alanları gerçeklerle doldurmaya gerçekten çabalamadığınız sürece burda gerçekten duvarda duvara konuşmuş olarak kalırsınız.

Paylaşıma Oy Ver

0 puan

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

Cenk Önsoy

Cenk Önsoy

Biyoloji okumadan, görmeden, yaşamadan öğrenilecek bir bilim dalı değildir.

1 Yorum

Yorum yap

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir