Hareketsiz hayat kireçlenmeye neden oluyor

Kireçlenme yani “osteoartroz-osteoartrit”, eklemlerde bulunan kıkırdak yapının pürüzsüzlüğünü, kayganlıgını kaybetmesini, dejenere olmasını ifade eder.

Hastalığın ileri evrelerinde kıkırdak altındaki kemik yapı, diz içi bağlar ve çevre yumuşak dokular da olaya katılır hatta daha az kullanılmasına bağlı kaslarda erime görülebilir.
Özel BSK Eskişehir Anadolu Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Özgür Selim Uysal, kireçlenme ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. “Tüm eklemlerde görülebilmekle birlikte en sık diz ekleminde ve daha sonra kalça ve omurga eklemlerinde karşımıza çıkmaktadır” diyen Dr. Uysal, en sık görüldüğü yerin dizdeki kireçlenme (gonartroz) olduğunu söyleyerek kireçlenmenin kadınlarda, daha sıklıkla kilolu ve kısa boylu kadinlarda görüldüğünü belirtti.

“Genel olarak 2 grupta inceleriz. Birincisi “primer gonartroz” olarak adlandırdığımız yani nedeni belli olmayan gruptur. Bu grup için şişmanlık, iklim, genetik faktorler, beslenme, hormonal bozukluklar gibi nedenler ileri sürülmüştür. Hastaların çoğu bu gruptadır. İkincisi ise “sekonder gonartroz” olarak adlandırdığımız yani bilinen bir nedene bağlı oluşan gruptur. Bu nedenler arasında travmalar (menisküs yaralanmaları, kırıklar, çıkıklar, ağır yük altında çalışmak,sürekli dizinin üzerinde iş yapmak), bacaklardaki şekil bozuklukları, diz kapağı ile ilgili hastalıklar (sık tekrarlayan diz kapağı çıkıkları gibi), veya iltihabi durumlar (romatizmal hastalıklar, geçirilmiş eklem iltihaplari gibi) sayılabilir.”

Tüm hastalardaki ortak şikayet ağrıdır. Ağrı yürümekle artar. Başlangıçta sadece uzun yol yürümekle olan ağrı hastalık ilerledikçe daha çok can sıkmaya başlar. Önce ağrısız yürüyebilme mesafesi kısalır, daha sonra gece ağrıları da ortaya cikar. Diz hareketleri kısıtlanır. Hastalar ileri dönemlerde ağrısız yol yürüyemez geceleri ağrıdan uyuyamaz çömelemez merdiven inip çıkamaz hale gelirler bacakta eğrilikler ortaya çıkar.

Tedavide öncelikli amaçımız hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak, ağrıyı dindirmek ve hastayı günlük aktivitelerini rahatça yapabilecek duruma getirmektir. Hastalığın erken evrelerinde ilaç tedavisi, fizik tedavi verilebilir ve kıkırdağı beslemek amacıyla eklem içi enjeksiyonlar uygulanabilir. Eklem içi sıvı artışının aşırı olduğu durumlarda bu sıvı boşaltılarak kortizon enjeksiyonu yapılabılır. Hastalık ilerledikçe cerrahi tedavi kaçınılmaz hale gelir. Cerrahi alternatifler arasından hastanın klinik durumuna göre hekim en uygun olanını seçmelidir. Şu yöntemlerden birisi uygulanır:

-Yüksek tibia osteotomisi: Yük binme aksını değiştirerek uygun hastalarda basarılı sonuçlar alınan bir kemik ameliyatıdır.

-Artroskopik debridman: Endoskopik yani halk arasinda bilinen tabiriyle kapalı yöntemle eklem içi ağrıya sebep olan yapıların uzaklastırılmasıdir. Birçok hasta bu yöntemden oldukça fayda görmekte ve ağrıları büyük ölçüde azalmaktadır. Bu yöntemi genellikle protez ameliyatı için yaşı erken olan hastalarda uygulamaktayız Bu yöntem ile eklemin ömrü uzar protez ihtiyacı daha ileri yaşlara ertelenebilir.Bunun yanında protez yapılamayacak hastalarda ileri yaşlarda dahi cok basarılı sonuçlar almaktayız.

-Artrodez: Eklemin dondurulması ameliyatıdır. Genellikle genç yaş ve enfeksiyon zemininde gelişen kireçlenmelerde uygulamaktayız.

-Eklem protezi: Genellikle 60-65 yaş sonrası tercih ettiğimiz bir yöntemdir. Diz eklemi çıkarılarak yerine protez yerleştirilir ve hastalar ağrısız yürümeye başlar. Uyguladığımız en yüz güldürücü ,en başarılı amelıyatlardan birisidir. İyi yapılmış bir protez ameliyatı sonrasi hastalar 20 yil ağrısız sorunsuz yürüyebilir.

ÖNERİLER
Kilo verin, hareket edin, oturup kalkarken kollardan destek alın, uzun süre hareketsiz ayakta durmayın, yumuşak tabanlı ayakkabılar giyin, dizlerinizi sert yerlerle temastan kaçının, dizlerinizin üzerinde iş yapmayın, bacak kaslarınızı güçlendirecek egzersizleri öğrenin ve yapın.

Paylaşıma Oy Ver

0 puan

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

Cenk Önsoy

Cenk Önsoy

Biyoloji okumadan, görmeden, yaşamadan öğrenilecek bir bilim dalı değildir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir