Biyologların İstihdam Sorunları

mertalkac1.jpg

Biyologların İstihdam Sorunları

Yazar: Mert ALKAÇ

Geçen yazımda temel bilimlerin bel kemiği niteliğinde olan Biyoloji’nin eğitim sorunlarına değinmiştim. Bu yazımda ise mezun olan BİYOLOG’ların başta özel sektörde ve devlet dairelerindeki çektikleri sıkıntılardan ve gördükleri muamelelerden bahsedeceğim.

Ülkemizde 81 Biyoloji Bölümü ve 31 Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü bulunmakta ve her yıl yaklaşık olarak 7000 öğrenci mezun olmaktadır (Bunlara Biyoteknoloji, Biyokimya gibi bölümlerde ekleniyor). Bu öğrenciler Biyoloji bölümüne binbir hayallerle girmiş ve binbir güçlükle mezun olmuşlardır. Her geçen gün Biyoloji mezunlarının hayal kırıklığı da mezun olan öğrenci sayısıyla paralel olarak artmaktadır. Çünkü bu kadar kişiyi yerleştirecek kadar kadro yok maalesef. Aynı zamanda kadroya girenlerin de kendi mesleğinin gereğinden çok farklı işler yaptıkları aşikâr.

Bu duruma tepki gösterebilmek ve mücadele edebilmek için öncelikle BİYOLOG’un meslek tanımını bilmemiz gerekir.
BİYOLOG; üniversitelerin lisans eğitimi veren fen/fen-edebiyat fakültelerinin Biyoloji, Moleküler Biyoloji ve Genetik ile Biyoteknoloji bölümlerinden mezun olan; tüm canlıların, birbirleri ve çevreleri ile olan etkileşimlerini, bilimsel yöntemlerle inceleyen, bu yöntemler sonucunda elde ettiği verileri eğitim, tarım, orman, sağlık, çevre, gıda, endüstri, biyoteknoloji, nanoteknoloji, doğal kaynakların yönetimi alanlarında araştıran, inceleyen, analiz eden, üreten ve kontrol eden, denetleyen, uygulayan ve uygulatan, bu sonuçları rapor haline getiren meslek mensubudur.(*)

Bu tanıma göre aslında Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümlerinden ve Biyoteknoloji bölümlerinden mezun olanlar da birer BİYOLOG oluyorlar. Bütün bu çeşitli bölümlerden mezun olanlar da bu sebeple 7000 öğrenciyle aynı sektörlerde yarışa dâhil olmaktadırlar.

Maalesef BİYOLOG’lara layık olmayan bir şekilde; kamu kurum ve kuruluşlarında yapılan plan, program, uygulamalarda, düzenlenen yönetmeliklerde başka bazı meslek pozisyonları için destek hizmeti veren bir eleman muamelesi uygulanmaktadır. Ne yazık ki bu durum özel sektörde giderek artmaktadır ve aşağıdaki kanunla da yasallaştırılmış bulunmaktadır;

657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNU III – SAĞLIK HİZMETLERİ VE YARDIMCI SAĞLIK HİZMETLERİ SINIFI:

Bu sınıf, sağlık hizmetlerinde (hayvan sağlığı dâhil) mesleki eğitim görerek yetişmiş olan tabip, diş tabibi, eczacı, veteriner hekim gibi memurlar ile bu hizmet sahasında çalışan yüksek öğrenim görmüş tıp teknologu fizikoterapist, ebe, hemşire, sağlık memuru, sosyal hizmetler mütehassıs, BİYOLOG, psikolog, diyetçi, sağlık mühendisi, sağlık fizikçisi, sağlık idarecisi ile ebe ve hemşire, hemşire yardımcısı, (Fizik tedavi, laboratuvar, eczacı, diş anestezi, röntgen teknisyenleri ve yardımcıları, çevre sağlığı ve toplum sağlığı teknisyeni dahil) sağlık savaş memuru, hayvan sağlık memuru ve benzeri sağlık personelini kapsar.(*)

Bu kanunla birlikte BİYOLOG’lar da sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfına alınmıştır. Böylelikle BİYOLOG’ların da birer sağlık teknikeri ve yardımcısı statüsünde muamele görmelerine neden olmuştur. Aslında laboratuvar teknikerlerinin de bir görev tanımı var ve bu tanım BİYOLOG’ların tanımlarından tamamiyle farklıdır.

TIBBİ LABORATUVAR TEKNİKERİ GÖREV TANIMI:

Tıbbi laboratuvar teknikeri, tıbbi laboratuvar teknolojileri alanında önlisans eğitimi verilen yüksekokullardan mezun; laboratuvar sorumlusu hekimin gözlem ve direktifleri doğrultusunda laboratuvar tetkikleri için gerekli işlemlerin hazırlanması ve yapılmasında görev alan sağlık meslek mensubudur. Görev, yetki ve sorumlulukları ise;

Laboratuvardaki test cihazları ve araçlarının kullanım öncesi kontrollerini yapar,
Deneyler, analizler ve testlerde kullanılacak numune ve örnekleri hazırlar,
Tahlil edilecek katı ve sıvı örneklerin test edilebilmesi için gerekli kimyasal sıvıları ve karışımları ve fiziksel şartları hazırlar,
Laboratuvar araç – gereçlerini kullanarak istenilen deney- test ve analizleri yapar
Deney- test ve analiz bulgularını rapor edip takip işlemlerini yapar (ancak onaylama imzalama yetkileri yoktur),
Laboratuvar araç – gereçlerini temizler dezenfekte eder bakımını yapar,
Laboratuvardaki araştırmacıların çalışmalarına yardımcı olur.(*)
BİYOLOG’lar ise laboratuvar teknikerlerinden farklı olarak ön lisans değil dört yıllık lisans eğitimi almaktadırlar, dolayısıyla daha donanımlılar. Tüm teknik ve teorik bilgilere sahiptirler. Laboratuvar sorumlusu, denetleyicisi ve araştırmacı olarak yetiştirilirler. Oysaki laboratuvar teknikerleri araştırmacı olarak yetişen BİYOLOG’lara yardımcı olmak ve istenileni yapabilmek üzere yetiştirilirler. Ne yazık ki BİYOLOG’un meslek tanımının tam aksine devlet dairelerinde ve özellikle özel sektörde laboratuvar teknikerleriyle aynı muameleyi görmekteyiz ve hala imza yetkimiz maalesef yok.

Fakat günümüzde iki yıllık laboratuvar teknikerleri, laboratuvarda çalışan BİYOLOG’lara ve lisansüstü eğitim görenlere (özellikle yüksek lisans eğitimi görenlere) kendilerine yardımcı olmak zorunda olan birer ayakçı gözüyle bakmaktadırlar (Lab. teknikerlerini aşağılamak gibi bir gayem yok. Herkes kendi meslek grubunun sorumluluklarını bilerek bu bölümleri seçip okudular. Fakat mezun olup da uygulamaya gelince kanunlar sayesinde aynı kefeye konulur oldular).

Bir başka kanuna dikkatinizi çekmek istiyorum;

657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNU II – TEKNİK HİZMETLER SINIFI:

Bu kanunun kapsamına giren kurumlarda meslekleriyle ilgili görevleri fiilen ifa eden ve meri hükümlere göre yüksek mühendis, mühendis, yüksek mimar, mimar, jeolog, hidrolog, hidrojeolog, jeofizikçi, FİZİKÇİ, KİMYAGER, MATEMATİKÇİ, İSTATİSTİKÇİ, yöneylemci (hareket araştırmacısı), ekonomici ve benzeri ile teknik öğretmen okullarından mezun olup da öğretmenlik mesleği dışında teknik hizmetlerde çalışanlar, Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi veya bölümlerinden mezun şehirplancısı, yüksek şehir plancısı, yüksek Bölge Plancısı, 3437 ve 9/5/1969 tarih1177 sayılı Kanunlara göre tütün eksperi yetiştirilenler ile müskirat ve çayeksperleri, fen memuru, yüksek tekniker, tekniker teknisyen ve emsaliteknik ünvanlara sahip olup, en az orta derecede mesleki tahsil görmüşbulunanlar, (son olarak Arkeologlar, İktisat ve İşletmeciler eklendi)… (*) Şeklinde devam eder. Dikkat ederseniz bu kanunda bu meslek gruplarının içinde BİYOLOG bulunmamaktadır.

Tüm bu nedenlerden dolayı Fen Fakültelerinin Biyoloji Bölümlerinde ‘’BİYOLOG’’ kadro ünvanıyla istihdam mümkün değildir. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığında, Çevre ve Şehircilik Bakanlığında, Orman ve Su işleri Bakanlığında BİYOLOG’lar kadro ünvanlarıyla 4B sözleşmeli olarak görev yapamamaktadır.

Biyoloji Bölümünün kontenjanları artarken yönetmelik ve yönergelerindeki yetkilerimiz ve sorumluluklarımız bizlere sorulmaksızın azalmaktadır. Her programında 1-2 biyoloji bölümünden ders içeren meslek grubları kendini BİYOLOG’un yaptığı her işi yapabilir saymakta.

Çok çeşitli meslek grublarından mezun olanlarla yarış içindeyiz. Kendi meslek grubumuzdan bile her yıl 7000’den fazla mezun veriyoruz. Buna karşın alabileceğimiz kadro çeşidi ve sayısı çok az. Kadroya girsek bile bir BİYOLOG olarak değil bir tekniker ya da sekreter muamelesi görüyoruz. Kimi arkadaşlarımız beş yıl okuyup özel hastanede sadece bütün gün kan alıyor (bizim kan alma yetkimiz yok).

Bütün bunlara dur dememiz gerekir. Bunun için akademisyen hocalarımızın kendi yetiştirdikleri BİYOLOG’ların gelecekleri ile ilgilenmeleri gerekir. Yetki ve sorumluluklarımızı belirleyen bir görev tanımının acilen ve yeniden yapılması şarttır. Biyologların istihdam ve özlük hakları kesin olarak belirlenmelidir. Bunun için hızlı, kararlı ve mücadeleci olmalıyız.

Bel kemiği kırılmış bir insanın yaşaması mucize olduğu gibi, yaşasada özürlü yaşayacağı kesindir. Bir ülkenin kalkınması ve yükselmesi için şart olan temel bilimlerin bel kemiği olan biyolojinin ve BİYOLOG’larının güçlü ve daha güçlü olması gerekir.

(*)Doç.Dr. Alev HALİKİ UZTAN (Türkiye Biyologlar Derneği Genel Başkanı ve Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi) hocama bize bu değerli bilgileri paylaştığı için teşekkür ediyorum.

Birebir alıntıdır:
http://siyasetvedusunce.com/index.php/yazarlarimiz/mert-alkac/382-biyologlar-n-istihdam-sorunlar-mert-alkac
Yazar: Mert ALKAÇ
Siyaset ve Düşünce Yazarıdır.
twitter.com/biyoman
mertalkac@gmail.com

Paylaşıma Oy Ver

0 puan

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

Cenk Önsoy

Cenk Önsoy

Biyoloji okumadan, görmeden, yaşamadan öğrenilecek bir bilim dalı değildir.

3 Yorum

Yorum yap
  1. Biyolog'lar aslında sorunları çok güzel tespit etmekte, ve gözlem güçlerine hayran bırakmaktadırlar. Aldıkları eğitim itibari ile gözlem yeteneklerinin gelişmiş olabileceğini düşünmekteyim. Örnek vererek açıklama yoluna gidilmesi gerekirse, biyolog'ların bu yaptığı, kapitalizm tiyatrosu gibidir. Yani örnekle varmak istediğim yer genişletilirse, herkeslerden çoğunluğu, kapitalizm'in ne kadar zararlı olduğunu, insanları çaktırmadan köleleştirdiğini, ortaya parayı atarak, -daha çok kazanabilirsin! mottosuyla kariyer dedikleri şeylerin aslında, belli yaratıkların işini görmek olduğunu bilir. Ama sadece bilir. Birileri bir ara dörtyüzbin biyolog açıkta derken, başka biri diyor ki, -sayıları seksenbeşbin civarında abartmayın. İkisi de Biyolog! İkincisinin demek istediği, -yeterli oy potansiyeli yoktur, sallayınız efendim. (Biyolog'ların içinde oy veren yok mudur? –Herhalde… Çoğunluğu hatta.)Fen-Edebiyat kapatılacak dedikoduları çıkmaya başladı, ne kadar doğru, bilmiyorum? Kafaya koymuşlarsa yaparlar. Bir yazıda da, diyorlar ki, (kim hatırlamıyorum) Biyoloji bölümlerine çok düşük puanlarla giriyorlar. (bu cümle sınav ve eğitim sistemini destekler niteliktedir.Neden mi? Sınavda başarılı olanların, yani yüksek puan alanların çok zeki ve yetenekli kişileri ayıkladığı açıkça kabul görmüştür.) Biyolog'lar çok vasıfsız yetiştiriliyor, ondan ticarethaneler tarafından kabul görmüyor. Eğitim daha kaliteleştirilmeli, sertifika programları eklenmeli, doğrudur velev ki, bu açıklama bizden olanı bizden eder. Sonra düşük puanlarla giren öğrencilere, -kimse üye olmuyor, neden? diye soramazsın. Sistemi değiştirmek yerine sistemdeki ezilenlere destek olmamak ve ahkam kesmek, değer görmemelidir. Biyolog'lar yürüyor, ama İstanbul da. Sadece İstanbul'da mı, Biyolog var? Bir kere oldu zaten o da… (yanlışsam düzeltin)Yürüyüş bize iyi gelmiyor, zayıflarız falan. Fen – Edebitalar kapansın, Üniversite'de hocalık yapanlardan yurt dışına kaçabilenler kurtulsun, kalanlar diğer fakültelere falan kaydırılır. Temel bilimler olmadan hiçbir hede falan olmaz, gibi sözler sarf etmeyeceğim. Bilim bakanı var ama blim yok! Fakülteler de kapatılırsa zor değil, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yerine, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olur, biter. Bir nesil biyolog'ta kayıp olur gider ya da bir çözüme kavuşturulmalı biyolog'lara hadi şunu yapıyoruz denmelidir. Yalnız biyolog'ların iş bırakma eylemi yapması imkansızdır. Yarısından fazlası işsiz ya da yerine yenisi bulunacak vasıflı işçilerdir. Dolduruyorum, boşaltıyorum bir kefeye sığdıramıyorum. İmla hatalarım varsa af ola.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir